Rasulü Ekremin Hz. Ebubekir hilafeti için işaretleri
Rasulüllah şöyle buyurdu:
Bir gün uyuyordum, kendimi bir kuyu üzerinde gördüm. Kuyunun bir kovası var idi. Kuyudan Allahın dilediği kadar su çektim. Sonra Kuhafe’nin oğlu geldi ve kovayı elimden aldı, o da bir iki kova su çekti. Fakat zaif olduğundan Allah Teala onu kurtardı: fakat bu sırada kova büyüdü ve onu Hattab’ın oğlu Ömer eline aldı, daha kuvvetli bir şekilde kovayı çekti. Onun çektiği su ile havuz dolmuş idi. Su içmek isteyenler her taraftan onun etrafında toplanmışlardı.
Bu hadise efendimizden sonra halifeliğe Ebubekir, daha sonra ise Hz. Ömer’in geçeceğini ve Hz. Ömer zamanında ise fetihlerin çok olacağını göstermiştir.
Bedir savaşı da Müslümanlar için çok önemli idi. Çünkü bu savaşta baba ile oğul amca ile yeğen karşı karşıya gelmekte idi.
Hz. Ebubekir de karşısında henüz Müslüman olmamış Abdurrahman’ı gördü. Abdurrahman da babasını görmüştü ve ona karşı kılıcını sıyırmıştı. Hz. Ebubekir evlat sevgisi ve babalık şefkatini bir kenara bırakıp ona karşı yürümek istedi. Efendimiz (sav) dur Ya Ebu Bekir sen benim görür gözüm işitir kulağımsın buyurarak onu men etmiştir.
Rasulü Ekrem aleyhisselam hicretin on birinci yılı Safer ayının 18-19 günü gece yarısı cennetül bakiye gidip orada medfun bulunan sahabileri ziyaretten döndükten sonra hafif bir kırgınlık hissetmişti, beş gün sonrada hastalığı arttı. Efendimiz hastalığı esnasında Hz. Aişe’nin yanında kalırdı. Rasulüllah o gün akşam namazını kıldırdıktan sonra; yatsı namazına çıkamayacağını anlayarak Hz. Ebubekir’e namaz kıldırma vazifesini vermişti.
Hz. Aişe; efendimize babasının rakiku-l kalp olduğunu namaz kılarken ağlayacağını belirtmiş ve bu fikrini üç defa tekrarlamış efendimizde üçünde de kararını bozmamış ve şöyle buyurmuştur. Böyle itirazdan vazgeç! Hakka ki siz nisa taifesi değil mi Hz. Yusuf’un sahibelerisiniz. Muzmarını hakikatin hilafına izhar etmekte bir nevi Züleyhaya benzersiniz. Haydi emrediniz, Ebubekir’e namaz kıldırsın. Buyurdu. Efendimiz vefatında ashab arasında bir bunalım yaşandı. Hz. Ömer bile kılıcını sıyırıp kim Hz. Peygamber öldü derse onun başını alırım buyurdu.
Bunu gören Hz. Ebubekir onu susturdu, ardından efendimize salat ve selam getirerek şu kıymetli sözleri söyledi:
-Ey nas! Rasulüllaha tapan bilsin ki o ölmüştür. Allaha tapanlar ise Allah’ın Hayya layemut olduğunu bilirler. Allah buyurmuştur ki: Muhammed (sav) ancak bir peygamberdir. Ondan evvel nice evvel peygamber gelip geçmiştir. O ölür veya öldürülürse siz geri mi döneceksiniz? Kim geri dönerse Allah’a zarar vermez. Allah nail oldukları İslamiyet nimetine şükredenlere mükafatını verir. Bu sözler insanları teskin etti. Bundan sonra efendimizin defni ile meşgul oldular.
Hz. Ebabekir’in halife seçilmesi:
Rasulü Ekrem’in vefatından sonra ensar Saad bin Ubadeyi tayin etmek için toplanmışlardı. Hz. Ebubekir, Ömer ve Ubade Sakıfıye’de toplanan halkın yanına vardılar. Topluluk biz ensarız ilahi davanın yardımcılarıyız. siz muhacirler bizim içimizde bir taifesiniz bizi kökümüzden bütün bütün uzaklaştırmak mı istiyorsunuz dediler.
Hz. Ömer cevap vermek istedi ise de sıddık buna mani oldu ve şöyle konuştu.
-Ey Ensar siz kendi namınıza saydığınız bütün faziletlere sahipsiniz, fakat hakikat şudur ki Araplar kureyşin başkanlığında toplanırlar, başkanlık işini başkasına vermezler, size iki zattan birini seçmenizi tavsiye ediyorum. bunlardan biri Hz. Ömer diğeri ise Hz. Ebu Ubeydedir. Bunu duyarı Hz. Ömer içersinde sıddık gibi bir insanın bulunduğu cemaatin riyasetine geçmeyi katiyyen kabul etmeyeceğini söylemiş ve Hz. Ebubekiri’n eline sarılarak ona biat etmiştir. Ardından bütün Müslümanlar ona biat etmişlerdir.
Seçimin ardından Hz. Ebubekir minbere çıkıp ilk nutkunu söyledi.
Ey Nas!…
Sizin en iyiniz olmadığım halde sizin başınıza geçmiş bulunuyorum. Vazifemi yollu yolunda ifa edersem bana yardım ediniz. Yanılır isem bana doğru yolu gösteriniz. Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir. İçinizdeki zaif hakkını alıncaya kadar nazarımda kuvvetlidir. İçinizdeki kuvvetli de, ondan başkasının hakkı alıncaya kadar zaiftir. Bir millet Allah yolundaki cihattan ayrılırsa zillete düçar olur. Bir millette fenalık revaç bulursa bütün millet fenaya uğrar. Ben Allah ve peygamberine itaat ettikçe sizde bana itaat ediniz. Eğer itaat etmezsem sizin de bana itaatiniz lazım gelmez. Haydi namazınıza Allahu teala cümlenizi rahmetine layık kılsın.
Hz. Ebubekir halife olarak ilk işi Üsame ordusunun sefere gönderilmesi idi. Sıddık köpekler, kurtlar üzerime saldıracak olsa onu yine gönderirim buyurmuştur.
İrtidat ve İsyanların bastırılması.
Efendimiz daha vefat etmeden önce sahte peygamberler çıkmaya başlamış ve ondan sonrada artrnıştır. Sıddık onların hepsini bertaraf etmiştir.
Kuranı kerimin cem edilmesi
Kuran hafızlarının savaşlarda şehit düşmeleri ve sayılarının azalması onu endişeye itmiştir. Daha önceleri deri, kemik, taş, dal parçaları üzerine yazılan Kuranı Kerim Hz. Ömer ve Ebubekir’in gayretleri ile Zeyd bin sabitin gözetimi altında altı ay zarfında bir araya getirildi.