<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>edep.ORG &#187; sultan</title>
	<atom:link href="http://www.edep.org/etiket/sultan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edep.org</link>
	<description>edep ya hu!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2009 15:54:35 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Namaz Sevdalısı Birkaç Yürek</title>
		<link>http://www.edep.org/dini-bilgiler/namaz-sevdalisi-birkac-yurek.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/dini-bilgiler/namaz-sevdalisi-birkac-yurek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2009 15:50:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[abdest]]></category>
		<category><![CDATA[Dostlar]]></category>
		<category><![CDATA[emin]]></category>
		<category><![CDATA[hz muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[ilahiler]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[nak]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sahabeler]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[tekbir]]></category>
		<category><![CDATA[Ubeyde]]></category>
		<category><![CDATA[ulu]]></category>
		<category><![CDATA[vefa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=341</guid>
		<description><![CDATA[Sahabe efendilerimiz ibadete özellikle de namaza asla doymuyorlardı. Onların rahlesine oturmuş Hak erleri de birer namaz kahramanı olarak yetişiyorlardı.
Mesela Atâ ibn-i Ebî Rebâh (radiyallahü anh) yaşlandığı zayıfladığı ve tâkatsiz düştüğü günlerde bile bir rek&#8217;atta Bakara Sûresinden yüz ayet okuyordu. Namazdaki konsantrasyonu ona bedenindeki yorgunluğu hiç hissettirmiyordu. Müslim b. el-Ferâhidî tebe-i tabiînin büyük imamlarından Şu&#8217;be b. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sahabe efendilerimiz ibadete özellikle de namaza asla doymuyorlardı. Onların rahlesine oturmuş Hak erleri de birer namaz kahramanı olarak yetişiyorlardı.</p>
<p>Mesela Atâ ibn-i Ebî Rebâh (radiyallahü anh) yaşlandığı zayıfladığı ve tâkatsiz düştüğü günlerde bile bir rek&#8217;atta Bakara Sûresinden yüz ayet okuyordu. Namazdaki konsantrasyonu ona bedenindeki yorgunluğu hiç hissettirmiyordu. Müslim b. el-Ferâhidî tebe-i tabiînin büyük imamlarından Şu&#8217;be b. Haccac (radiyallahü anh) hakkında şunu ifade ediyor: &#8220;Ne zaman Şu&#8217;be&#8217;nin yanına girdiysem -kerahet vakitleri dışında- onu hep namaz kılıyorken gördüm.&#8221; Ebû Katan da şu ilavede bulunuyor: &#8220;Şu&#8217;be&#8217;nin rükûda beklediği süreye şahit olsaydınız &#8216;herhalde secdeye gitmeyi unuttu&#8217; derdiniz; onu iki secde arasında otururken izleseydiniz bu defa da &#8216;galiba ikinci secdeyi unuttu&#8217; diye düşünürdünüz.&#8221;</p>
<p>İşte bu namaz sevdalılarının yaşadığı zaman diliminde günde yüz rek&#8217;at namaz kılmak adeta sıradan bir iş gibiydi. Onlar o kadar çok namaz kılıyorlardı ki çoğunun ötelere yolculuğu bile seccadede başlıyordu; meselâ tabiîn neslinden Ebû Ubeyde el-Basrî vefat ettiğinde kıyamdaydı ve namaz kılıyordu.</p>
<p>O dönemde otuz-kırk sene yatsının abdestiyle sabah namazını eda eden Vehb b. Münebbih Tâvus b. Keysân Saîd b. Müseyyeb ve İmam-ı A&#8217;zam gibi Hak dostlarının sayısı hiç de az değildi.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri otuz sene cemâatle namazı ve hatta ilk tekbiri hiç kaçırmamıştı. Kalbine biraz da olsa dünyâ düşüncesinin dolduğunu ve namazın hakikatini duyamadığını hissetse o namazı tekrar kılardı. Her gün dört yüz rek&#8217;at nafile kılmayı adet edinmişti. Otuz yıl boyunca yatsı namazından sonra hiç uyumadan ibâdetle meşgûl olmuştu. Muhadramûn&#8217;dan (Allah(c.c.) Rasûlü&#8217;nün çağına yetişmesine rağmen O&#8217;nu göremeyenlerden) Ebû Osman en-Nehdî de akşam ile yatsı arasında yüz rek&#8217;at namaz kılardı.</p>
<p>Bişr b. el-Mufaddal ve Bişr b. Mansur gibi gönül âleminin sultanları da her gün dört-beş yüz rek&#8217;at nafile kılanlar arasındaydı. Dahası onca dünyevî ve idarî işle meşgul olması gereken Abbasi Devleti&#8217;nin seçkin halifelerinden Harun Reşid&#8217;in de hilafet süresi dahil ölene kadar her gün yüz rek&#8217;at namaz kıldığı nakledilmektedir ki bu o devirlerde ruhları saran ibadet iştiyakını göstermesi açısından önemli ve çok güzel bir misaldir.</p>
<p>Aslında tabakâta (Hak dostlarını derecelerine göre sıralayıp hayatlarını ve eserlerini anlatan kitaplara) bakılsa bu konuda daha pek çok örnek bulmak mümkün olacak ve selef-i salihîn arasında günde yüzlerce rek&#8217;at namaz kılanların sayısının hiç de az olmadığı açıkça görülecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/dini-bilgiler/namaz-sevdalisi-birkac-yurek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber Efendimize Olan Ihtiyacın Nedenleri</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimize-olan-ihtiyacin-nedenleri-2.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimize-olan-ihtiyacin-nedenleri-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:35:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[beyan]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[habib]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[isa]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[salât]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=203</guid>
		<description><![CDATA[Evet, şöyle müzeyyen bir kâinatın öyle mukaddes bir Sâniine böyle bir resul i Ekrem, ışık şemse lüzumu derecesinde elzemdir. Çünkü nasıl güneş ziya vermeksizin mümkün değildir. Öyle de, Ulûhiyet de peygamberleri göndermekle kendini göstermeksizin mümkün değildir.
Hem hiç mümkün olur mu ki, nihayet kemâlde olan bir cemâl, gösterici ve tarif edici bir vasıta ile kendini göstermek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evet, şöyle müzeyyen bir kâinatın öyle mukaddes bir Sâniine böyle bir resul i Ekrem, ışık şemse lüzumu derecesinde elzemdir. Çünkü nasıl güneş ziya vermeksizin mümkün değildir. Öyle de, Ulûhiyet de peygamberleri göndermekle kendini göstermeksizin mümkün değildir.</p>
<p>Hem hiç mümkün olur mu ki, nihayet kemâlde olan bir cemâl, gösterici ve tarif edici bir vasıta ile kendini göstermek istemesin?</p>
<p>Hem mümkün olur mu ki, gayet cemâlde bir kemâl-i san’at, onun üzerine enzar-ı dikkati celb eden bir dellâl vasıtasıyla teşhir istemesin?</p>
<p>Hem hiç mümkün olur mu ki, bir rububiyet-i âmmenin saltanat-ı külliyesi, kesret ve cüz’iyat tabakatında vahdâniyet ve samedâniyetini, zülcenâheyn bir meb’us vasıtasıyla ilânını istemesin? Yani, o zât, ubûdiyet-i külliye cihetiyle kesret tabakatının dergâh-ı İlâhîye elçisi olduğu gibi, kurbiyet ve risalet cihetiyle dergâh-ı İlâhînin kesret tabakatına memurudur.</p>
<p>Hem hiç mümkün olur mu ki, nihayet derecede bir hüsn-ü zâtî sahibi, cemâlinin mehasinini ve hüsnünün letaifini âyinelerde görmek ve göstermek istemesin? Yani, bir habib resul vasıtasıyla-ki hem habibdir, ubûdiyetiyle kendini Ona sevdirir, âyinedarlık eder; hem resuldür, Onu mahlûkatına sevdirir, cemâl-i esmâsını gösterir.</p>
<p>Hem hiç mümkün olur mu ki, acip mucizelerle, garip ve kıymettar şeylerle dolu hazineler sahibi, sarraf bir tarif edici ve vassaf bir teşhir edici vasıtasıyla enzar-ı halka arz ve başlarında izhar etmekle, gizli kemâlâtını beyan etmek irade etmesin ve istemesin?</p>
<p>Hem mümkün olur mu ki, bu kâinatı bütün esmâsının kemâlâtını ifade eden masnuatla tezyin ederek seyir için garip ve ince san’atlarla süslenilmiş bir saraya benzetsin de, rehber bir muallim tayin etmesin?</p>
<p>Hem hiç mümkün olur mu ki, bu kâinatın Sahibi, şu kâinatın tahavvülâtındaki maksat ve gaye ne olacağını müş’ir tılsım-ı muğlâkını, hem mevcudatın “Nereden? Nereye? Necisin?” üç sual-i müşkülün muammasını bir elçi vasıtasıyla açtırmasın?<br />
Hem hiç mümkün olur mu ki, bu güzel masnuat ile kendini zîşuura tanıttıran ve kıymetli nimetler ile kendini sevdiren Sâni-i Zülcelâl, onun mukabilinde zîşuurdan marziyatı ve arzuları ne olduğunu bir elçi vasıtasıyla bildirmesin?</p>
<p>Hem hiç mümkün olur mu ki, nev-i insanı şuurca kesrete müptelâ, istidatça ubûdiyet-i külliyeye müheyya suretinde yaratıp, muallim bir rehber vasıtasıyla onları kesretten vahdete yüzlerini çevirmek istemesin?</p>
<p>Daha bunlar gibi çok vezaif-i nübüvvet var ki, herbiri bir burhan-ı kat’îdir ki, Ulûhiyet risaletsiz olamaz.</p>
<p>Şimdi, acaba âlemde Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmdan beyan olunan evsâf ve vezaife daha ehil ve daha cami’ kim zuhur etmiş? Ve rütbe-i risalete ve vazife-i tebliğe ondan daha elyak, daha evfak hiç zaman göstermiş midir?</p>
<p>Hayır, asla ve kat’a! Belki o, bütün resullerin seyyididir, bütün enbiyanın imamıdır, bütün asfiyanın serveridir, bütün mukarrebînin akrebidir, bütün mahlûkatın ekmelidir, bütün mürşidlerin sultanıdır.</p>
<p>Evet, ehl-i tahkikatın ittifakıyla, şakk-ı kamer ve parmaklarından su akması gibi bine bâliğ mucizâtından, had ve hesaba gelmez delâil-i nübüvvetinden başka, Kur’ân-ı Azîmüşşan gibi bir bahr-i hakaik ve kırk vech ile mucize olan mucize-i kübrâ, güneş gibi risaletini göstermeye kâfidir. Başka risalelerde ve bilhassa Yirmi Beşinci Sözde Kur’ân’ın kırka karib vücuh-u i’câzından bahsettiğimizden, burada kısa kesiyoruz.</p>
<p><em>Onuncu Söz, Mukaddeme, 2. İşaret</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimize-olan-ihtiyacin-nedenleri-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selam Sana Ya Muhammed Mustafa ilahi sözleri</title>
		<link>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/selam-sana-ya-muhammed-mustafa-ilahi-sozleri-2.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/selam-sana-ya-muhammed-mustafa-ilahi-sozleri-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:31:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlahiler]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[hanif]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan]]></category>
		<category><![CDATA[hasan hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[ilahiler]]></category>
		<category><![CDATA[kenan]]></category>
		<category><![CDATA[mert]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed mustafa]]></category>
		<category><![CDATA[reyhan]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Yalan]]></category>
		<category><![CDATA[zeynep]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=195</guid>
		<description><![CDATA[Gelişini haber verdi Nebîler,
Son dönemde gelir Ahmed dediler,
Melekler yoluna güller serdiler,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Nûr-ı çeşmin gönüllerde zevk sefa.
İsrafil ninniler söyledi cana,
Çocuklukta özlem duydun babana,
Anam babam feda olsunlar sana,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Ruhu nakşın gönüllere pür şifa.
Gençliğinde cesur, mert bir civandın,
Doğruluğa ta yürekten inandın,
Muhammedü’l-emin unvanı aldın,
Selam sana ya Muhammed Mustafa,
Cemâlin benzerdi hüsn-ü Yusuf’a.
Ceddin İbrahim’in Hanif [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gelişini haber verdi Nebîler,<br />
Son dönemde gelir Ahmed dediler,<br />
Melekler yoluna güller serdiler,<br />
Selam sana ya Muhammed Mustafa,<br />
Nûr-ı çeşmin gönüllerde zevk sefa.</p>
<p>İsrafil ninniler söyledi cana,<br />
Çocuklukta özlem duydun babana,<br />
Anam babam feda olsunlar sana,<br />
Selam sana ya Muhammed Mustafa,<br />
Ruhu nakşın gönüllere pür şifa.</p>
<p>Gençliğinde cesur, mert bir civandın,<br />
Doğruluğa ta yürekten inandın,<br />
Muhammedü’l-emin unvanı aldın,<br />
Selam sana ya Muhammed Mustafa,<br />
Cemâlin benzerdi hüsn-ü Yusuf’a.</p>
<p>Ceddin İbrahim’in Hanif dininde,<br />
Bazen tüccar oldun Kenan ilinde,<br />
Yalan yanlış yoktu senin dilinde,<br />
Selam sana ya Muhammed Mustafa,<br />
Meleklerde olmaz sendeki vefa.</p>
<p>Mirâcına şahit oldu âlemler,<br />
Sevenler müjdeli haberi bekler,<br />
Firâkından yandı bütün felekler,<br />
Selam sana ya Muhammed Mustafa,<br />
Gelmek istiyorum senin tarafa.</p>
<p>Ağzında dualar, gözlerin yaşlı,<br />
Çocukla çocuktun, yaşlıyla yaşlı,<br />
Oldukça vakurdun, hep ağır başlı,<br />
Selam sana ya Muhammed Mustafa,<br />
Şöhretin yazıldı nurlu Mushaf’a.</p>
<p>Konuşurken sesin gayet sakindi,<br />
Bakışın kararlı, gözler emindi,<br />
Firdevs dedikleri Cennet tenindi,<br />
Selam sana ya Muhammed Mustafa,<br />
Allah remzeyledi mim-i hurûfa.</p>
<p>Tenin gül kokardı, nefesin reyhan,<br />
Dünyada sultandın, ukbada sultan,<br />
Seni görmek ister bu fakir her an<br />
Selam sana ya Muhammed Mustafa,<br />
Şefâatin göster koyma A’râfa.</p>
<p>Ahlâkın Kuran’dı âdabın Furkân,<br />
Ashâbın ışıktı, Ehl-i beyt nurdan,<br />
Resul ayrılamaz çâr-ı yarından,<br />
Selam sana ya Muhammed Mustafa,<br />
Ehl-i Beyte canlar feda bin defa!</p>
<p>Şah Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin,<br />
Sevdam Zeynep ile Zeynel Abidin,<br />
Sensin kıblem, sensin Kevser, sensin din!<br />
Selam sana ya Muhammed Mustafa,<br />
Her zerrene Halit feda bin defa.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/selam-sana-ya-muhammed-mustafa-ilahi-sozleri-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yağmur / Nurullah Genç ilahi sözleri</title>
		<link>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/yagmur-nurullah-genc-ilahi-sozleri.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/yagmur-nurullah-genc-ilahi-sozleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:18:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlahiler]]></category>
		<category><![CDATA[arzular]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[cihan]]></category>
		<category><![CDATA[derman]]></category>
		<category><![CDATA[devran]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[emin]]></category>
		<category><![CDATA[ferman]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi]]></category>
		<category><![CDATA[isa]]></category>
		<category><![CDATA[kainat]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[melekler]]></category>
		<category><![CDATA[nazar]]></category>
		<category><![CDATA[pazartesi]]></category>
		<category><![CDATA[sema]]></category>
		<category><![CDATA[siyah]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=169</guid>
		<description><![CDATA[Vareden&#8217;in adıyla insanlığa inen Nur
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
En müstesna doğuşa hamiledir kainat
Yıllardır bozu bulanık suları yudumladım
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Hasretin alev alev içime bir an düştü
Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü
Sonsuzluk çiçeklerle donandı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vareden&#8217;in adıyla insanlığa inen Nur<br />
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından<br />
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur<br />
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından<br />
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat<br />
En müstesna doğuşa hamiledir kainat</p>
<p>Yıllardır bozu bulanık suları yudumladım<br />
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları<br />
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım</p>
<p>Hasretin alev alev içime bir an düştü<br />
Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü<br />
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde<br />
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü</p>
<p>İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi&#8217;nin<br />
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla<br />
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin<br />
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla<br />
Evlerin arasına dikilir yesil bayrak<br />
Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak</p>
<p>Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım<br />
Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim</p>
<p>Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü<br />
Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü<br />
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe<br />
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü</p>
<p>Bir güzide mektuptur, çağlarin ötesinden<br />
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına<br />
Yayılır o en büyük mustu, pazartesinden<br />
Beyazlik dokunmuştur gecenin siyahina<br />
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin<br />
Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin</p>
<p>Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım<br />
Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamiş, mazide<br />
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydim</p>
<p>Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü<br />
Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü<br />
Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin<br />
En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü</p>
<p>Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan<br />
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar<br />
Mutluluk nağmeleri işitirler Hiradan<br />
Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar<br />
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri<br />
Paramparça, ateşler sahinin hayalleri</p>
<p>Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım<br />
O mücella çehreni izleseydim ebedi<br />
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım</p>
<p>Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü<br />
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü<br />
Katil sinekler deldi hicabın perdesini<br />
İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü<br />
Dolaşan ben olsaydım Save&#8217;nin damarında<br />
Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin<br />
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında<br />
Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin<br />
Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü<br />
On asırlık ocağın savururdum külünü</p>
<p>Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım<br />
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak<br />
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım</p>
<p>Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü<br />
Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü<br />
Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara<br />
Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü</p>
<p>Badiye yaylasında koklasaydım izini<br />
Kefenimi biçseydi Ebva&#8217;da esen rüzgar<br />
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini<br />
Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar<br />
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya<br />
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya</p>
<p>Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım<br />
Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu<br />
Bahira&#8217;dan süzülen bir yaş da ben olsaydım</p>
<p>Haritanın en beyaz noktasına kan düştü<br />
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü<br />
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi<br />
Hakların temeline sanki bir volkan düştü</p>
<p>Firakınla kavrulur çölde kum taneleri<br />
Ahuların içinde sevdan akkor gibidir<br />
Erdemin, bereketin doldurur haneleri<br />
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir<br />
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların<br />
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların</p>
<p>Devlerin esrarını aynalara sorsaydım<br />
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım</p>
<p>Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü<br />
İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü<br />
Güvenilen dağlara kar yağdi birer birer<br />
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü</p>
<p>Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini<br />
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir<br />
Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini<br />
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir<br />
Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından<br />
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından</p>
<p>Madeni arzuların ardında seyre daldım<br />
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydim</p>
<p>Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü<br />
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü<br />
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali<br />
Hazindir ki; dertleri asmaya umman düştü</p>
<p>Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır<br />
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur<br />
Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır<br />
Sesini duymayanlar girdabında boğulur<br />
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin<br />
Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin</p>
<p>Saatlerin ardında hep kendimi aradim<br />
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım</p>
<p>Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü<br />
Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü<br />
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül<br />
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü</p>
<p>Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde<br />
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay<br />
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde<br />
Sümeyra&#8217;yı arıyor her damlada bir saray<br />
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin<br />
Mekanın fırçasında solmayan resim senin</p>
<p>Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım<br />
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım</p>
<p>Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü<br />
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü<br />
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan<br />
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü</p>
<p>Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın<br />
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler<br />
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın<br />
Nazarın ok misali karanlıkları deler<br />
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin<br />
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin</p>
<p>Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım<br />
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar<br />
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım</p>
<p>Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü<br />
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü<br />
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün<br />
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü</p>
<p>Nefsinle yeniden çizilecek desenler<br />
Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek<br />
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler<br />
Anneler çocuklara hep seni içirecek<br />
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin<br />
Sana mü&#8217;mindir sema; sana muhtaçtır zemin</p>
<p>Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım</p>
<p>Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü<br />
Zedelendi sağduyu; körleşen iz&#8217;an düştü<br />
Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın<br />
İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü</p>
<p>Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım<br />
Dokunduğun küçük bir nakiş da ben olsaydım<br />
Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım<br />
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım<br />
Bahira&#8217;dan süzülen bir yaş da ben olsaydım<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım<br />
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım<br />
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/yagmur-nurullah-genc-ilahi-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber Efendimizin Irkı</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-irki-2.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-irki-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:16:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[Aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[medine]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[resul]]></category>
		<category><![CDATA[RESULULLAH]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=165</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Peygamberimizin ırkı ne idi?
CEVAP
Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Araptır. Arap, güzel demektir. Mesela, lisan-ı Arap, güzel dil demektir. Coğrafyada Arap demek, Arabistan yarımadasında doğup büyüyen ve onların kanından olan kimse demektir. Peygamber efendimizin akrabasını, Arapları sevmek ve saymak ibadettir. Onları her Müslüman sever. Anadolu’ya misafir gelen esmer fellahlar ve zenciler; saygı gösterilsin diye kendilerini, Arap [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sual: Peygamberimizin ırkı ne idi?<br />
CEVAP<br />
Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Araptır. Arap, güzel demektir. Mesela, lisan-ı Arap, güzel dil demektir. Coğrafyada Arap demek, Arabistan yarımadasında doğup büyüyen ve onların kanından olan kimse demektir. Peygamber efendimizin akrabasını, Arapları sevmek ve saymak ibadettir. Onları her Müslüman sever. Anadolu’ya misafir gelen esmer fellahlar ve zenciler; saygı gösterilsin diye kendilerini, Arap diye tanıttırmış, Anadolu’nun temiz, saf Müslümanları da Araba olan hürmetlerinden dolayı, bunları sevmişlerdir. Çünkü, dinimizde siyah beyaz ayrımı yoktur.</p>
<p>Siyah bir Müslüman beyaz bir kâfirden çok üstün, çok daha kıymetlidir. Siyah olmak, imanın şerefini azaltmaz. Resulullah efendimizin çok sevdiği Hazret-i Üsame ve Bilâl-i Habeşi hazretleri siyah idi. Ebu Leheb ve Ebu Cehil kâfirleri beyaz idi. Allahü teâlâ insanın rengine değil, iman ve takvasına kıymet vermektedir.</p>
<p>Siyahların, esmerlerin kendilerini Arap olarak tanıtmaları, İslam düşmanlarının işlerine yaradı. Bu düşmanlar, siyah insanları, aşağı ve iğrenç olarak tanıttılar, köle olarak kullandılar. Arabı siyah olarak tanıtmaya, böylece Müslümanları Peygamber efendimizden soğutmaya uğraştılar. Siyah resimlere, kara köpeklere, resmin negatif filmine Arap dediler. Arap saçı, Arap sabunu, kara Fatma böceği gibi uydurma isimlerle Arap milletini kötülediler. Aşağıda Peygamber efendimizi öven hadis-i şerifler ayrıca Arap milletinin de üstünlüğünü göstermektedir.</p>
<p>(Allahü teâlâ, beni insanların en iyilerinden vücuda getirdi.) [Tirmizi]</p>
<p>(Her asırdaki insanların en iyilerinden dünyaya getirildim.) [Buhari]</p>
<p>(Allahü teâlâ, İsmail aleyhisselamın soyundan Kureyşi seçti, Kureyşten de, Haşimoğullarını sevdi. Onlardan da, beni süzüp seçti.) [Müslim]</p>
<p>(Ensarı müminden başkası sevmez, münafıktan başkası da buğzetmez.) [Buhari]</p>
<p>Şimdi gerçek Arap çok azalmıştır. Çoğu Asya’ya cihada gitmiş, bir daha dönmemiştir. Arap bu kadar övüldüğü halde, ırkçılık yapanlarının Cehenneme gideceği de bildirildi. Bir hadis-i şerifte, (Arap, ırkçılık yüzünden sorgusuz sualsiz Cehenneme atılır) buyuruldu. (Ebu Ya’la)</p>
<p>Kâfir olan bir Arap, Müslüman Fransızdan üstün olamaz. Böyle bir ırkçılık dinimize aykırıdır. Dinimizde ırkçılık yoktur. Kur&#8217;an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(Ey insanlar, sizi, bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah indinde en üstününüz, takvada en ileri olanınızdır.) [Hucurat- 13]</p>
<p>Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
(Rabbiniz bir olduğu gibi, babalarınız, dininiz ve Peygamberiniz de birdir. Arabın Aceme, [Arap olmayana] Acemin Araba üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızının karaya, karanın kırmızıya üstünlüğü yoktur. Hiçbir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.) [İbni Neccar]</p>
<p>(Allahü teâlâ, cahiliyet övünmelerini sizden kaldırdı. Hepiniz Âdem aleyhisselamın evlatlarısınız. Âdem ise topraktan yaratılmıştır.) [Tirmizi]</p>
<p>(Irkçılık yapan, ırkçılık için savaşan ve ırkçılık uğrunda ölen, bizden değildir.) [Ebu Davud]</p>
<p>Arap milletinin üstünlüğü<br />
Sual: Dinimizde ırkçılık yoktur. Ancak, genelde bir millet diğer milletlerden üstün olamaz mı?<br />
CEVAP<br />
Elbette olur. Genelde bazı milletler cömert, bazıları cimri olur, bazıları yiğit bazıları korkak olur. Bazıları çalışkan, bazıları tembel, bazıları kavgacı, bazıları uysal olur. Ama bir millet toptan hep böyle olmaz. Bir babanın bile iki evladı olsa biri iyi, öteki kötü olabilir. Âdem aleyhisselamın oğlunun birisi çok uysal bir mümin idi, öteki ise zalim bir kâfir idi. Resulullah efendimizin amcasının biri mümin, öteki kızıl kâfir idi. Buna rağmen Arap milleti genelde üstün vasıflara haizdir. Bu soylu Arap milletinin Arabistan’da kalmadığı din kitaplarında yazılıdır. Seadet-i Ebediyye kitabında diyor ki:<br />
(Bugün, Arabistan’da, Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevverede bulunanlar, asırlar boyunca, Afrika’dan, Asya’dan ve diğer yerlerden gelip yerleşen yabancıların soyundandır. Sultan ikinci Abdülhamid hanın amirallerinden Eyyub Sabri paşa, beş ciltlik Türkçe (Mirat-ül-Haremeyn) kitabında, koca Mekke şehrinde, iki Arap evinin kalmış olduğunu yazmaktadır. Bugün ise hiç yoktur.)</p>
<p>Arap, kelime olarak güzel demektir. Zenciler ve fellahlar Arap değildir. Müslüman olan Araplar hakkında bir çok hadis-i şerif vardır. Bazılarının mealleri şöyledir:</p>
<p>(Allahü teâlâ, insanlar içinden seçtiklerini Arabistan’da yerleştirdi. Bu seçilmişlerden de, beni seçti. O halde, Arabistan’da bana bağlı olan Müslümanları seven, benim için sever. Onlara düşmanlık eden, bana düşmanlık etmiş olur.) [Taberani]</p>
<p>(Şu üç sebepten dolayı Arabı sevin: Ben Arabım. Kur’an Arapçadır ve Cennet ehlinin lisanı da Arapçadır.) [Taberani, Hâkim, İbni Asakir, Abdürrazzak]</p>
<p>(Fakirleri sevin ve onlarla oturup kalkın. Müslüman Arabı da kalbden sevin.) [Hâkim]</p>
<p>(Arabı ve onların bekasını da sevin. Çünkü onların bekası İslam’da nurdur. Son bulmaları ise İslam’da zulmettir.) [Ebuşşeyh]</p>
<p>(Ebu Bekri ve Ömer’i sevmek sünnet, buğz etmek küfürdür. Ensarı sevmek imandandır, buğz etmek küfürdür. Müslüman Arabı sevmek de imandandır, buğz etmek küfürdür.) [İ.Neccâr]</p>
<p>(Arabı sevmek iman alameti, buğz ise münafıklık alametidir.) [Hâkim, Beyheki, Dare Kutni]</p>
<p>(Kureyş’i sevin. Çünkü Allahü teâlâ, onları sevenleri sever.) [Taberani]</p>
<p>(Arab, yeryüzünde Allahü teâlânın nurudur. Onların yok olması zulmettir. Onlar yok olunca, nur gider, zulmet gelir.) [Hâkim]</p>
<p>(Dört kabilesi hariç, Arabın hepsi İbrahim oğlu İsmail evladıdır.) [İ.Asakir]</p>
<p>(İnsanların iyisi Arap, Arabın iyisi Kureyş, Kureyş’in iyisi Beni Haşim’dir. Acemin iyisi Fars, Sudanlının iyisi Nube, malın hayırlısı mehirdir.) [Deylemi]</p>
<p>(Ehli beytimin, Ensarın ve Arabın hakkını tanımayan, ya münafık, veya veledi zina, yahut haram karışmıştır.) [Beyheki, İ.Adiy, El Baverdi]</p>
<p>(Arabın helak olması kıyamet alametidir.) [Tirmizi, Taberani]</p>
<p>(Bana buğz eden dinden ayrılır. Müslüman Araba buğz eden bana buğz etmiş olur.) [Tirmizi, Taberani, İ.Ahmed, Beyheki, Ebu Ya'la, Hâkim]</p>
<p>Sual: Arapların kullandığı yazı, Cennetteki yazı mı?<br />
CEVAP<br />
Evet. Hazret-i Âdem’den beri kullanılan İslam yazısıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-irki-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşkın İle Aşıklar ilahisi</title>
		<link>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/askin-ile-asiklar-ilahisi.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/askin-ile-asiklar-ilahisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2008 22:42:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlahiler]]></category>
		<category><![CDATA[alem]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[cihan]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hz muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[ilahiler]]></category>
		<category><![CDATA[ilahisi]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[resul]]></category>
		<category><![CDATA[RESULULLAH]]></category>
		<category><![CDATA[Sensin]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[yunus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=155</guid>
		<description><![CDATA[Aşkın İle Aşıklar
Aşkın ile aşıklar
Yansın ya Rasûlallah
İçip aşkın şerabın
Kansın ya Rasûlallah
Şol seni seven kişi
Verir yoluna başı
İki cihan güneşi
Sensin ya Rasûlallah
Şol seni sevenlere
Kıl şefaat onlara
Mümin olan tenlere
Cansın Ya Resulallah
Aşık oldum dildare
Bülbül oldum gülzare
Seni sevmeyen nare
Yansın Ya Resulallah
Şol seni seven sübhan
Oldu kamuya sultan
Canım yoluna kurban
Olsun Ya Resulallah
Aşık Yunus&#8217;un canı
İlm ü şefaat kânı
Alemlerin sultanı
Sensin ya Rasûlallah!
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşkın İle Aşıklar<br />
Aşkın ile aşıklar<br />
Yansın ya Rasûlallah<br />
İçip aşkın şerabın<br />
Kansın ya Rasûlallah</p>
<p>Şol seni seven kişi<br />
Verir yoluna başı<br />
İki cihan güneşi<br />
Sensin ya Rasûlallah</p>
<p>Şol seni sevenlere<br />
Kıl şefaat onlara<br />
Mümin olan tenlere<br />
Cansın Ya Resulallah<br />
Aşık oldum dildare<br />
Bülbül oldum gülzare<br />
Seni sevmeyen nare<br />
Yansın Ya Resulallah</p>
<p>Şol seni seven sübhan<br />
Oldu kamuya sultan<br />
Canım yoluna kurban<br />
Olsun Ya Resulallah</p>
<p>Aşık Yunus&#8217;un canı<br />
İlm ü şefaat kânı<br />
Alemlerin sultanı<br />
Sensin ya Rasûlallah!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/askin-ile-asiklar-ilahisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aşıkız Muhammed&#8217;e ilahisi</title>
		<link>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/asikiz-muhammede-ilahisi-2.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/asikiz-muhammede-ilahisi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2008 22:38:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlahiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[Cennette]]></category>
		<category><![CDATA[derman]]></category>
		<category><![CDATA[Dertliler]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi]]></category>
		<category><![CDATA[ilahiler]]></category>
		<category><![CDATA[ilahisi]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Kevserden]]></category>
		<category><![CDATA[kuranlara]]></category>
		<category><![CDATA[Mahbubu]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Rahmete]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=145</guid>
		<description><![CDATA[Aşıkız Muhammed&#8217;e
Aşıkız Muhammed&#8217;e
İnandık o sermede
Şanı büyük Ahmed&#8217;e
Kavuştur Rabbim bizi
Sultanlar sultanına
Ol şefaat karına
Dertliler dermanına
Kavuştur Rabbim bizi
Dünyada ravzasına
Ukbada rızasına
Cennette safasına
Kavuştur Rabbim bizi
A&#8217;line ashabına
Yarine ahbabına
Sevgili yaranına
Kavuştur Rabbim bizi
Hak yolda duranlara
Ünsiyet kuranlara
Mahbubu bulanlara
Kavuştur Rabbim bizi
Cennete girenlere
Kevserden içenlere
Rahmete erenlere
Kavuştur Rabbim bizi
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşıkız Muhammed&#8217;e<br />
Aşıkız Muhammed&#8217;e<br />
İnandık o sermede<br />
Şanı büyük Ahmed&#8217;e<br />
Kavuştur Rabbim bizi</p>
<p>Sultanlar sultanına<br />
Ol şefaat karına<br />
Dertliler dermanına<br />
Kavuştur Rabbim bizi</p>
<p>Dünyada ravzasına<br />
Ukbada rızasına<br />
Cennette safasına<br />
Kavuştur Rabbim bizi<br />
A&#8217;line ashabına<br />
Yarine ahbabına<br />
Sevgili yaranına<br />
Kavuştur Rabbim bizi</p>
<p>Hak yolda duranlara<br />
Ünsiyet kuranlara<br />
Mahbubu bulanlara<br />
Kavuştur Rabbim bizi</p>
<p>Cennete girenlere<br />
Kevserden içenlere<br />
Rahmete erenlere<br />
Kavuştur Rabbim bizi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/asikiz-muhammede-ilahisi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

