<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>edep.ORG &#187; sema</title>
	<atom:link href="http://www.edep.org/etiket/sema/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edep.org</link>
	<description>edep ya hu!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2009 15:54:35 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Peygamber Efendimizi Ağlatan Üç Gece</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizi-aglatan-uc-gece.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizi-aglatan-uc-gece.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:30:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[Aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Berat]]></category>
		<category><![CDATA[Cebrail]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti]]></category>
		<category><![CDATA[hz muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[kainat]]></category>
		<category><![CDATA[kerim]]></category>
		<category><![CDATA[melekler]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[Ondördüncü]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[sema]]></category>
		<category><![CDATA[Tecelli]]></category>
		<category><![CDATA[teheccüd]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=191</guid>
		<description><![CDATA[Kur&#8217;an-ı Kerim Levhilmahfuza bu gece inmiştir. Bu gecede Peygamberimiz (SAV)&#8217;e şefaatin tamamı verilmiştir. Şabanın onuçüncü gecesi istenmiş üçte biri verilmiş. Ondördüncü gecesi istenmiş üçte ikisi verilmiş. Onbeşinci gecesi ise tamamı verilmiştir.
Peygamberimiz Hz Muhammed (SAV) Berat gecesinin ulviyetini şöyle anlatıyor:
&#8220;Şaban ayının onuçüncü gecesi idi. Cebrail Aleyhisselam bana gelerek &#8216;Ya Muhammed&#8217; dedi &#8216;Kalk teheccüd vaktidir, ümmetin hakkında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur&#8217;an-ı Kerim Levhilmahfuza bu gece inmiştir. Bu gecede Peygamberimiz (SAV)&#8217;e şefaatin tamamı verilmiştir. Şabanın onuçüncü gecesi istenmiş üçte biri verilmiş. Ondördüncü gecesi istenmiş üçte ikisi verilmiş. Onbeşinci gecesi ise tamamı verilmiştir.</p>
<p><em>Peygamberimiz Hz Muhammed (SAV) Berat gecesinin ulviyetini şöyle anlatıyor:</em></p>
<p>&#8220;Şaban ayının onuçüncü gecesi idi. Cebrail Aleyhisselam bana gelerek &#8216;Ya Muhammed&#8217; dedi &#8216;Kalk teheccüd vaktidir, ümmetin hakkında muradının hasıl olması için Allah&#8217;â dua etmenin zamanı geldi.&#8221;</p>
<p>Peygamber Efendimiz kalktı ve o geceyi ibadetle geçirdi. Tanyeri ağarırken Cebrail Aleyhisselam geldi ve dedi ki: &#8220;Ya Muhammed! Hazreti Allah ümmetinin üçte birini sana bağışlmıştı&#8221;</p>
<p>Efendimiz ağladı ve: &#8220;Ya Cebrail! Kalan üçte ikisinin durumu ne oldu&#8221; diye sordu.</p>
<p>O da: &#8220;Bilmiyorum&#8221; diye cevap verdi.</p>
<p>Şabanın ondördüncü gecesi Cebrail yine geldi ve aynı şeyi söyledi: &#8220;Ya Muhammed kalk ve teheccüd namazı ile meşgul ol&#8221;</p>
<p>Peygamber Efendimiz de sabaha kadar ibadetle meşgul oldu. Fecir vaktinde Cebrail Aleyhisselam yine geldi: &#8220;Hazreti Allah ümmetinin üçte ikisini sana bağışlamıştır&#8221; buyurdu.</p>
<p>Fahr-i Kainat(SAV) yine ağlayarak, &#8220;Kalan üçte birinin durumu ne oldu&#8221; diye sordu. Cebrail yine bilmediğini söyledi.</p>
<p>Nihayet Şaban ayının onbeşinci Berat gecesi Cebrail Aleyhisselam gelerek: &#8220;Müjdeler olsun Ya Muhammed! şirk koşanların dışında Allah (CC) bütün ümmetini sana bağışlamıştır. Başını göğe kaldır bak&#8221; buyurdu.</p>
<p>Resül-i Ekrem (SAV) Efendimiz başını kaldırınca gördü ki, semavatın bütün kapıları açılmıştır. Dünya semasından arşa kadar sıralanan bütün melekler secdeye kapanmışlar, ümmeti Muhammed&#8217;in (SAV) günahlarının affedilmesi için dua ediyorlar.</p>
<p>Bir Hadis-i şerif&#8217;te de şöyle buyuruluyor: Şaban&#8217;ı şerif ayının yarısı gecesi olunca, onu ibadetle geçirin, gününde de oruç tutun.</p>
<p>Zira Hakk Celle ve Alâ Hazretleri o gece güneşin batmasından itibaren dünya semasına rahmetiyle tecelli edi, buyurdu ki:</p>
<p>&#8220;Yok mu benden mağfiret dileyen, onu affedeyim! Yok mu rızık isteyen, onu rızıklandırayım! Bir musibete uğrayan yok mu, onu kederden kurtarayım! Yok mu şunu isteyen, yok mu bunu isteyen!&#8221;</p>
<p>Bu ilahi sesleniş sabaha kdar devam eder.&#8221; (TİRMİZİ)</p>
<p><em>Peygamberimizin Berat Gecesi duası</em></p>
<p>Hz. Muhmmed(SAV) bu gece şöyle dua etmiştir: &#8220;Allah&#8217;ım azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten acizim. Sen kendini sanâ ettiğin gibi yücesin&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizi-aglatan-uc-gece.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber Efendimizin (Hz. Muhammedin) Hayatı</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-hz-muhammedin-hayati.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-hz-muhammedin-hayati.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:20:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[allaha]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti]]></category>
		<category><![CDATA[isa]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Kâbenin]]></category>
		<category><![CDATA[medine]]></category>
		<category><![CDATA[mekke]]></category>
		<category><![CDATA[Mübarek]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[sema]]></category>
		<category><![CDATA[tevrat]]></category>
		<category><![CDATA[vefa]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zeynep]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[PEYGAMBERIMIZIN DOGUMU
Peygamberimiz Fil vakasından 50 gün sonra ,Rebiullevvel ayinin on ikinci Pazartesi günü,tan yeri ağarırken, Mekke`de doğdu.
PEYGAMBERIMIZ DOĞDUĞUNDA BAZI HADISELER VUKU A GELDI
Peygamberimiz doğduğunda bazı hadiseler vuku a geldi,bunlardan bazılarını söyle sıralayabiliriz:Peygamberimiz ,Anadan Sünnetli ve göbeği kesik olarak doğdu. Peygamberimiz doğarken, çocukların yere düştükleri gibi düşmeyip ellerini ,yere dayamış başını semaya kaldırmış olarak doğdu.Peygamberimiz doğduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>PEYGAMBERIMIZIN DOGUMU</strong><br />
Peygamberimiz Fil vakasından 50 gün sonra ,Rebiullevvel ayinin on ikinci Pazartesi günü,tan yeri ağarırken, Mekke`de doğdu.</p>
<p><strong>PEYGAMBERIMIZ DOĞDUĞUNDA BAZI HADISELER VUKU A GELDI</strong><br />
Peygamberimiz doğduğunda bazı hadiseler vuku a geldi,bunlardan bazılarını söyle sıralayabiliriz:Peygamberimiz ,Anadan Sünnetli ve göbeği kesik olarak doğdu. Peygamberimiz doğarken, çocukların yere düştükleri gibi düşmeyip ellerini ,yere dayamış başını semaya kaldırmış olarak doğdu.Peygamberimiz doğduğu zaman ,bir yıldız doğmuş ve bilginler, bu yıldızın doğduğu gece,Ahmed doğmuştur Dediler.Bir çok Yahudi Alimi Tevrat tan inceleme ile peygamberimizin bu gecede doğduğunu yakınlarına bildirmişlerdir.<br />
Peygamberimiz doğduğu gece Kisranin sarayından on dört şerefe yıkıldı İranlıların,bin yıldan beri hiç sönmeden yanan Atesgedeleri sönüverdi.Save Gölünün suyu çekildi.Sema ve Vadisini su bastı.Iran Sahi, Arapların, ülkesini istila edeceğini rüyasında gördü,ve telaşa düştü.</p>
<p><strong>PEYGAMBERIMIZIN BABASI HZ.ABDULLAH</strong><br />
Peygamberimizin babası Hz. Abdullah Kureyş’in ileri gelen delikanlılarından idi. Güzel yüzlü,iki gözü arasında peygamberlik nurunu taşıyordu.Mekkenin bütün genç kızları onunla evlenmek için can atarlardı.Babasına o kadar itaatliydi ki babasının izinden hiç çıkmazdı.Hatta birinde babası Abdulmuttalip Allaha dua etmiş ve &#8220;Allahım eğer bana on erkek evladı verirsen onlardan birini senin için kurban edeceğim&#8220;demiş ,on evladı olunca da Allaha verdiği sözü tutmak için oğlu Abdullahı kurban etmek istemiştir.Oğlu Abdullah babasına itiraz etmemiş ve boyun eğmiştir Etraftan yapılan eleştirilerle oğlunu kurban etmekten vaz geçmiş onun yerine 100 Adet Deve kurban etmiştir. Hz. Abdullah hz. Amine ile evlendikten Kısa bir müddet sonra gittiği ticaret kervanından dönerken yolda hastalandı. Medine’de dayısı Beni Adiy bin. Neccarin yanında bir ay hasta aldıktan sonra vefat etti.Hz. Abdullah vefat ettiği zaman Peygamberimiz henüz Anne karnında altı aylıktı.</p>
<p><strong>PEYGAMBERIMIZIN SÜT ANNEYE VERILISI</strong><br />
Yeni doğan çocukları süt anneye vermek; Kureyş ve sair Arap eşrafının adeti idi.<br />
Bu da; kadınların kocaları ile daha iyi meşgul olmalarını ve çocuklarında ,özellikle ,havasının güzelliği, rutubetinin azlığı ve suyunun tatlılığı ile tanınan yerlerde yasayan şerefli kabileler arasında, sağlam vücutlu,siki etli, cesaretli yetişmelerini ve düzgün, pürüzsüz konuşmayı öğrenmelerini sağlamak içindi.<br />
Mekke çevresinde ve Harem içinde oturan kabilelerden Süt annesi olanlar, her yıl iki defa, yaz ve güz olmak üzere Mekke`ye gelirler,çocukları alıp götürürlerdi.<br />
Peygamber efendimizi(A.S) Ben`i Sa`d b.Bekr kabilesinden Süt annesi Halime hatun götürdü.<br />
Peygamberimizin Süt kardeşleri şunlardır::<br />
Abdullah b. Haris,Üneyse binti.Haris,Şeyma bint-i Haris.<br />
Peygamberimizi Yetim olduğu için Arap kadınları kabul etmemiş; sadece kabilesine götürecek çocuk bulamayan Halime, eli bos gitmemesi için peygamberimizi kabul etmişti.Peygamberimizi aldıktan sonra Halime ve Ailesinin yaşam tarzı bir anda değişti.<br />
Bunlardan bazılarını Halimenin dilinden dinleyecek olursak; Halime Hatun der ki;&#8220; İçinde bulunduğumuz kuraklık ve kıtlık yılında hiç bir şeyimiz kalmamıştı. Ben, kır merkebimin üzerinde idim.Yanımızda, yaşlı bir devemiz vardı,bize bir damla süt vermiyordu.<br />
Üzerinde bulunduğum merkebin ağır yürümesi yol arkadaşlarımı çileden cıkartıyordu.Nihayet Mekke’ye varıp emdirilecek oğlan çocukları aramaya başladık. İçimizden hiç bir kadın Muhammedi almak istemiyor,ondan uzak duruyorduk. Çünkü, bizler emdireceğimiz çoçuğun babasından bahisse kavuşmayı ve ondan armağanlar almayı bekliyorduk.<br />
Bir ara Muhammed in dedesi Abdulmuttaliple karşılaştım,bana; İsmin nedir ?diye sordu.<br />
Halime dedim. Bana;Ey Halime! Benim yanımda bir yetim çocuğum var onu emzirmek için Beni Sa`d kabilesi kadınlarına teklif ettim öksüz olduğu için kabul etmediler. Sen kabul eder misin? Ben ,&#8220;bana biraz müsaade ette kocama bir danışayım&#8220;dedim.<br />
Hemen kocamın yanına döndüm,ona haber verdim. Kocam izin verince Muhammedi aldım.<br />
Muhammed bize gelince,evimiz öyle bereketlendi ki kocam la hayretler içinde kaldik.Sütü çekilmiş olan devemizde sütler fazlaca akmaya, zayıf olan merkebimizi,yolda başka hiç bir binek hayvan geçememeğe,davarlarımıza inen süt hiç bir davara inmemeye başladı.<br />
Peygamberin Çocukluğu daha değişikti. Daha iki Aylık iken,her tarafa yuvarlanmaya çalışıyordu.Üç Aylık olunca Day durmaya çalışıyordu.Dört Aylık olunca, duvara tutunup yürüyordu.Beş Aylık olunca bir yere tutunmadan yürüyebiliyordu.Altı Ayı tamamlayınca, yürümeyi hızlandırmıştı.Yedi Aylık iken her tarafa gidebiliyor,koşabiliyordu. Sekiz Aylık iken,konuşuyor,konuşulanı anlayabiliyordu.On Aylık iken Ok atabiliyordu. İki Yılı doldurduğu zaman,oldukça, iri ve gösterişli bir çocuk olmuştu.Onu Annesine götürdük, Amma,biz,Onun yüzünden gördüğümüz hayır ve bereketten dolayı, Yanımızda bir müddet daha tutmaya çok istekli bulunuyorduk.</p>
<p><strong>HZ.AMINENIN MEDINE ZIYARETI VE VEFATI</strong><br />
Hz. Amine Peygamberi de yanına alarak Medine’deki Neccar oğullarından olan Dayılarını ziyarete gitti. Orada peygamberle, bir ay kadar misafir oldular.<br />
Yahudi kavmi peygamberimizi orada görünce onu devamlı kontrol edip hal ve hareketlerine dikkat ediyorlardı. Hz. Amine Yahudilerin Peygamberimiz hakkında takındıkları tavırlardan korkmaya başladı Ve acilen Mekke ye dönmek için yola koyuldular.<br />
Hz. Amine, Mekke’ye gelirken, yolda hastalanıp Evba köyünde durakladi.Başucunda duran Peygamberimizin yüzene baktı.Sonra da söyle hitap etti:<br />
&#8220;Ey çekilen dehşetli ölüm okundan, Allah in lutfu ve yardımı ile yüz deve karşılığında kurtulan zatin oğlu!Allah, Seni,mübarek ve devamlı kilsin! Eğer rüyada gördüklerim doğru çıkarsa,Sen Celal ve bol ikram Sahibi tarafından,Adem oğullarına helal ve haramı bildirmek üzere gönderileceksin! Allah, Seni milletlerle birlikte devam edip gelen putlardan, putperestlikten de, esirgeyecek,alıkoyacaktır.<br />
Her canlı varlık ölecektir. Bende öleceğim.Fakat temelli anılacağım Çünkü, temiz bir oğul doğurmuş,arkamda hayırlı bir anı bırakmış bulunuyorum demiştir.<br />
Ve hz. Amine Ebva da vefat etti.Hazret-i Amine vefat ettiğinde 30 yaşlarında idi.<br />
Dünyada,böylece Babasız ve Annesiz kalan Peygamberimizi,yüce Allah,hamisiz bırakmadı: Önce dedesi Abdulmuttalibin yanında, sonra da amcası Ebu Talib-in yanında kaldı. Peygamberimiz, sekiz yaşına kadar,Dedesi Abdulmuttalibin yanında,sekiz yaşından sonra da Amcası Ebu Talib-in yanında kaldı.</p>
<p><strong>PEYGAMBERIMIZIN TICARET HAYATINA ATILISI</strong><br />
Kureyşliler, öteden beri ticaretle uğraşırlardı. Ticaretle uğraşmayanların ise,ellerinde hiç bir şeyleri bulunmazdı. Peygamberimizin de, hazreti Hatice hesabına ticarete başlamadan önce, ticaretle uğraştığı olmuştur. Nitekim, Said b.Ebu Saib, Islamiyetten önce Peygamberimizin ticaret ortağı idi.Peygamberimizin,ticaret yapmak için, sermayesi olmadığından,hazreti Hatice peygamberimizi ücretle tuttu ve Kureyşilerden tuttuğu, başka bir zatıda, Peygamberimizin yanına kattı. Hazreti Hatice yapacağı her sefer için, Peygamberimize, ücret olarak genç ve yiğit birer erkek deve veriyordu. Peygamberimiz, Hazreti Hatice`nin ticaret Malını Şam`a götürmek için ,ilk defa dört tane erkek ve genç deveye anlaştılar. Peygamberimizle Kervan halkı Şam`a gitmek için yola koyuldular: Şam topraklarından Busraya vardıklarında peygamberimiz orada getirdiği bütün malları çok karlı bir şekilde satıp alacaklarını aldıktan sonra,Mekke’ye yardımcısı olan Meysele ile birlikte geri döndü.</p>
<p><strong>PEYGAMBERIMIZIN EVLENMESI</strong><br />
Peygamberimiz hazreti Hatice adına ticaret yaparken, Peygamberimizdeki harikulade halleri görmüş ve yardımcısı Meysele ile Peygamberimize evlilik teklif etmişti. Peygamberimiz bu teklifi kabul ederek Kureyşlilerin en soylu kadınlarından olan hazreti Hatice ile evlendi.</p>
<p><strong>PEYGAMBERIMIZIN COCUKLARI</strong><br />
Peygamberimizin, hazreti Haticeden,iki erkek çocuğu,dört kız çocuğu doğmuştur Isimleri şöyleydi: Kasim, Abdullah, Zeynep,Rukayye ,Ümmü Külsüm,Fatima ve Cariyesi Mısırlı Maria`dan doğan Ibrahim`dir.</p>
<p><strong>KABENIN KUREYŞILERCE YENIDEN YAPILISI VE PEYGAMBERIMIZIN HAKEMLIGI</strong><br />
Bir Kadın, Kabe Hareminde buhurdanlıkta Öd ağacı yaktığı sırada , buhurdanlıktan sıçrayan bir kıvılcımdan Kâbenin kat kat olan örtüsü tutuşup tamamı ile yanmış, bu yüzden duvarlar da her taraftan gevşeyip çatlamış bulunuyordu. Zaman, zaman sahilden gelen sel baskınları ilede Kâbenin tabanı ve duvarları da iyice yıkılacak duruma gelmişti.<br />
Bunun icin,Kureysliler Kabenin duvarlarını onarıp sağlamlaştırmak ve üzerinede,tavan çatmak istiyorlar,fakat, yıkmağa kalkarlarsa azaba ugrayabileceklerinden korkuyorlar,aralarinda meşvere ediyorlardı.<br />
Am bu sırada Rum tüccarlarından birisine Ait olan inşaat malzemesi yüklü bir gemi Cüdde sahillerinde parcalandi,bunu fırsat bilen Kureyşliler aralarında yardımlaşarak bu batan gemiden Kabe inşaası için gerekli malzemeleri almış oldular.Ve Kâbenin inşaatına başladılar.<br />
Hacerül Esved taşı yerine konulacağı zaman kabileler ,birbirleriyle anlaşamadılar. Hatta işi okadar ilerlettiler ki aralarında kavga yapmaya çok az bir zaman kaldı. Kureyşiler, Bu iş üzerinde, dört veya beş gece durdular. Sonra Kureyşin yaşlılarından Ebu Ümeyye b. Mugire bir teklifte bulundu;<br />
Teklifine göre ,mescidin kapısından giren ilk kişi bu taşı koymak için hakem olacaktı. Bütün kavmin uluları bu teklifi kabul ettiler.<br />
Tam bu sırada peygamberimiz içeri girdi, bütün kureyşliler el çırparak El-Emin`in hakemligine razıyız dediler.<br />
Peygamberimiz de hakemlik yaparken bütün kabilelerden birer kişi alarak Hacerul Esved-i bir beze koydurdu,ve onu konulacak yere getirttikten sonra besmele çekerek kendi elleriyle Hacerul-Esvedi yerine koymuş oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-hz-muhammedin-hayati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yağmur / Nurullah Genç ilahi sözleri</title>
		<link>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/yagmur-nurullah-genc-ilahi-sozleri.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/yagmur-nurullah-genc-ilahi-sozleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:18:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlahiler]]></category>
		<category><![CDATA[arzular]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[cihan]]></category>
		<category><![CDATA[derman]]></category>
		<category><![CDATA[devran]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[emin]]></category>
		<category><![CDATA[ferman]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi]]></category>
		<category><![CDATA[isa]]></category>
		<category><![CDATA[kainat]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[melekler]]></category>
		<category><![CDATA[nazar]]></category>
		<category><![CDATA[pazartesi]]></category>
		<category><![CDATA[sema]]></category>
		<category><![CDATA[siyah]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=169</guid>
		<description><![CDATA[Vareden&#8217;in adıyla insanlığa inen Nur
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
En müstesna doğuşa hamiledir kainat
Yıllardır bozu bulanık suları yudumladım
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Hasretin alev alev içime bir an düştü
Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü
Sonsuzluk çiçeklerle donandı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vareden&#8217;in adıyla insanlığa inen Nur<br />
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından<br />
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur<br />
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından<br />
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat<br />
En müstesna doğuşa hamiledir kainat</p>
<p>Yıllardır bozu bulanık suları yudumladım<br />
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları<br />
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım</p>
<p>Hasretin alev alev içime bir an düştü<br />
Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü<br />
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde<br />
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü</p>
<p>İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi&#8217;nin<br />
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla<br />
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin<br />
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla<br />
Evlerin arasına dikilir yesil bayrak<br />
Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak</p>
<p>Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım<br />
Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim</p>
<p>Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü<br />
Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü<br />
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe<br />
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü</p>
<p>Bir güzide mektuptur, çağlarin ötesinden<br />
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına<br />
Yayılır o en büyük mustu, pazartesinden<br />
Beyazlik dokunmuştur gecenin siyahina<br />
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin<br />
Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin</p>
<p>Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım<br />
Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamiş, mazide<br />
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydim</p>
<p>Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü<br />
Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü<br />
Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin<br />
En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü</p>
<p>Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan<br />
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar<br />
Mutluluk nağmeleri işitirler Hiradan<br />
Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar<br />
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri<br />
Paramparça, ateşler sahinin hayalleri</p>
<p>Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım<br />
O mücella çehreni izleseydim ebedi<br />
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım</p>
<p>Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü<br />
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü<br />
Katil sinekler deldi hicabın perdesini<br />
İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü<br />
Dolaşan ben olsaydım Save&#8217;nin damarında<br />
Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin<br />
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında<br />
Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin<br />
Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü<br />
On asırlık ocağın savururdum külünü</p>
<p>Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım<br />
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak<br />
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım</p>
<p>Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü<br />
Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü<br />
Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara<br />
Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü</p>
<p>Badiye yaylasında koklasaydım izini<br />
Kefenimi biçseydi Ebva&#8217;da esen rüzgar<br />
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini<br />
Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar<br />
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya<br />
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya</p>
<p>Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım<br />
Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu<br />
Bahira&#8217;dan süzülen bir yaş da ben olsaydım</p>
<p>Haritanın en beyaz noktasına kan düştü<br />
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü<br />
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi<br />
Hakların temeline sanki bir volkan düştü</p>
<p>Firakınla kavrulur çölde kum taneleri<br />
Ahuların içinde sevdan akkor gibidir<br />
Erdemin, bereketin doldurur haneleri<br />
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir<br />
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların<br />
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların</p>
<p>Devlerin esrarını aynalara sorsaydım<br />
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım</p>
<p>Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü<br />
İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü<br />
Güvenilen dağlara kar yağdi birer birer<br />
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü</p>
<p>Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini<br />
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir<br />
Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini<br />
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir<br />
Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından<br />
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından</p>
<p>Madeni arzuların ardında seyre daldım<br />
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydim</p>
<p>Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü<br />
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü<br />
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali<br />
Hazindir ki; dertleri asmaya umman düştü</p>
<p>Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır<br />
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur<br />
Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır<br />
Sesini duymayanlar girdabında boğulur<br />
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin<br />
Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin</p>
<p>Saatlerin ardında hep kendimi aradim<br />
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım</p>
<p>Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü<br />
Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü<br />
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül<br />
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü</p>
<p>Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde<br />
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay<br />
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde<br />
Sümeyra&#8217;yı arıyor her damlada bir saray<br />
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin<br />
Mekanın fırçasında solmayan resim senin</p>
<p>Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım<br />
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım</p>
<p>Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü<br />
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü<br />
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan<br />
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü</p>
<p>Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın<br />
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler<br />
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın<br />
Nazarın ok misali karanlıkları deler<br />
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin<br />
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin</p>
<p>Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım<br />
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar<br />
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım</p>
<p>Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü<br />
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü<br />
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün<br />
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü</p>
<p>Nefsinle yeniden çizilecek desenler<br />
Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek<br />
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler<br />
Anneler çocuklara hep seni içirecek<br />
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin<br />
Sana mü&#8217;mindir sema; sana muhtaçtır zemin</p>
<p>Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım</p>
<p>Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü<br />
Zedelendi sağduyu; körleşen iz&#8217;an düştü<br />
Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın<br />
İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü</p>
<p>Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım<br />
Dokunduğun küçük bir nakiş da ben olsaydım<br />
Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım<br />
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım<br />
Bahira&#8217;dan süzülen bir yaş da ben olsaydım<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım<br />
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım<br />
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/yagmur-nurullah-genc-ilahi-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Miraç / Dursun Ali Erzincanlı ilahisi</title>
		<link>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/mirac-dursun-ali-erzincanli-ilahisi.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/mirac-dursun-ali-erzincanli-ilahisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 12:43:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlahiler]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Cebrail]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi]]></category>
		<category><![CDATA[ilahiler]]></category>
		<category><![CDATA[ilahisi]]></category>
		<category><![CDATA[kainat]]></category>
		<category><![CDATA[mekke]]></category>
		<category><![CDATA[Mübarek]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[sema]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[Miraç / Dursun Ali Erzincanlı
MİRAÇ
Kapatın gözlerinizi
Ve karanlığı seyredin.
İşte böyle bir gece.
Mekke’de bir gece
Yorgunluk havada
Gariplik suda
Simsiyah bir sessizlik
Uyku bile uykuda.
Kâbe’nin hatîm kısmında
Yanı üzre yatan biri var
Yıl hüzün yılı
Ebu Talib yok
Yıl hüzün yılı
Vefakâr eş
Haticetül kübrâ yok.
Kâbe’nin hatîm kısmında
Yanı üzre yatan biri var
Teselli arayan kalp
Hüzünle çarpan kalp
O’nun kalbi.
Ve ayak sesleri
Yıldızlar ışıldıyor.
Bu ayak sesleri göklerden
Yol veriyor yıldızlar.
Semâdan inenler var.
İzin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Miraç / Dursun Ali Erzincanlı</p>
<p>MİRAÇ</p>
<p>Kapatın gözlerinizi<br />
Ve karanlığı seyredin.<br />
İşte böyle bir gece.<br />
Mekke’de bir gece<br />
Yorgunluk havada<br />
Gariplik suda<br />
Simsiyah bir sessizlik<br />
Uyku bile uykuda.<br />
Kâbe’nin hatîm kısmında<br />
Yanı üzre yatan biri var<br />
Yıl hüzün yılı<br />
Ebu Talib yok<br />
Yıl hüzün yılı<br />
Vefakâr eş<br />
Haticetül kübrâ yok.<br />
Kâbe’nin hatîm kısmında<br />
Yanı üzre yatan biri var<br />
Teselli arayan kalp<br />
Hüzünle çarpan kalp<br />
O’nun kalbi.<br />
Ve ayak sesleri<br />
Yıldızlar ışıldıyor.<br />
Bu ayak sesleri göklerden<br />
Yol veriyor yıldızlar.<br />
Semâdan inenler var.<br />
İzin verseydi Allah<br />
Kâinat inerdi yere<br />
Çünkü kâbe’nin hatîm kısmında yatan<br />
Sultân-ı levlâk’tır.<br />
Habîb-i zîşândır o<br />
Nur-u hüda’dır.<br />
Merhamet ufkunun nazlı güneşi<br />
Kainatın biricik çiçeğidir o.<br />
İzin verseydi allah<br />
Âlemler inerdi yere<br />
Oysa emir yalnız cebrail’e<br />
Ve yalnız cebrail iner yere<br />
Kalk ya rasulallah<br />
Semada melekler seni bekler<br />
Taif’te taşlanan yüzüne hasret<br />
Alaya alınan sözüne hasret<br />
Seni bekler melekler.<br />
Yer yüzünde vefa yok mu?<br />
Seni teselli edecek birini mi arıyor kalbin.<br />
Sevdiklerin bir bir uçuyor mu elinden?<br />
Davetini hafife mı aldılar?<br />
Üzülme ve aç gözlerini<br />
Öteler bekliyor seni<br />
Bu gece kainat adını anacak,<br />
Aç gözlerini ki alemler nazarına kanacak.<br />
Burak, senin için uçacak.<br />
Aç gözlerini ya habiballah<br />
Bu gecenin adına isra diyecek allah.<br />
Ey yedi kat sema aç kapılarını,<br />
Ve haber ver hasretle bekleyen peygamberlere<br />
Deki hazreti Adem’e;<br />
Cennetin kapısına adı yazılan<br />
İsminin hatrına af istediğin<br />
Salih oğul geliyor.<br />
Söyle İsa’ya:<br />
Kuytu köşelerde<br />
Havarilerinle Allah’a sığınırken,<br />
Bir adım ötedeymiş gibi kokusunu aldığın<br />
Ve insanlığa gelişini müjdelediğin<br />
Ahmet geliyor.<br />
Yusuf’a, İdris’e, Harun’a söyle<br />
Musa’ya deki:<br />
Vasıflarına hayran olup da<br />
Ümmetinden olmak istediğin<br />
Salih kardeş geliyor.<br />
Müjde ver İbrahim Peygamber’e:<br />
Dua dua yalvarıp<br />
Gelmesini istediğin oğul geliyor<br />
Aç kapılarını ey yedi kat sema<br />
Bu gelen Muhammed Mustafa<br />
Cebrail yol gösterir<br />
Ve yürür sultanlar sultanı<br />
Bu nasıl bir yürüyüştür.<br />
Bu nasıl bir eda?<br />
İnci inci ter mübarek alınlarında<br />
Baştan ayağa edep var<br />
Attığı her adımda.<br />
Sultanım,<br />
Cennetler gösterilirken o gece<br />
Ümmetini hayal ettin mi cennette?<br />
Cehennemin alevleri selamlarken seni,<br />
Gözyaşlarını gördü mü Cebrail?<br />
Ümmetim dedin mi?<br />
Sen unutmazsın bizi bunda kuşku yok<br />
Tahiyyat duası haber verdi bize<br />
Sen bizi hiçbir yerde<br />
Hiçbir zaman unutmadın<br />
İnşallah biz de seni unutanlardan olmayız.<br />
Allah seni unutturmasın bize.<br />
Bir söz sultanının dediği gibi<br />
Eğer günahlarımızdan dolayı girersek cehenneme<br />
Ve Allah biran olsun açarsa ufkumuzu<br />
Talaal bedru aleyna diyeceğiz.<br />
Miraç gecesi<br />
Yürüdü rasulullah<br />
Cebrail önde<br />
Bir gece yürüyüşüyle<br />
Yürüdüler… Yükseldiler.<br />
Yükseldikçe yükseldiler.<br />
Cebrail durdu birden,<br />
Ya rasulallah, benimle buraya kadar.<br />
Efendimiz niçin diye sordu<br />
Burası sidre-i münteha’dır<br />
Bir adım daha atarsam, yanarım, kavrulurum.<br />
Allah rasulu, sordular:<br />
Nasıl gidilir sidre-i münteha’da?<br />
Cibril-i emin cevap verdi:<br />
Aşkla!<br />
Aşkla gidilir ya rasulallah<br />
Aşkla gidilir ya habiballah<br />
Aşkla gidilir ya nebiyyallah<br />
Yürü sultanım yol senindir!<br />
Aşk vadisinde mühür senin.<br />
Söz senindir hal senindir.<br />
Muhabbetin adı sensin.<br />
Varlıkların tadı sensin<br />
Yürü ve selamını ilet<br />
Gözü yaşlı ümmetinin<br />
Sensiz bunca yetimin<br />
İlet selamını<br />
Ahir zamanın ahını<br />
Yüceler yücesine ilet<br />
Sultanım<br />
Sen dönerken miraçtan<br />
İlahi hediyelerle<br />
Bizim için miraç olan<br />
Beş vakit namazla,<br />
Bakara suresinin son iki ayetiyle<br />
Ve şirke düşmeyenin affedilebileceği müjdesiyle<br />
Dönerken sen miraçtan<br />
Biz ahir zamandan<br />
Ebu Bekir edasıyla bakıyoruz sana<br />
“O söylediyse doğrudur”<br />
Rasulullah söylediyse doğrudur.<br />
Ve bir ayetin sıcaklğı sarıyor<br />
Kainatin kalbini:<br />
Her türlü noksanlıktan münezzeh olan allah<br />
Kulunu geceleyin mescid-i haram’dan alıp,<br />
Kendisine bir takım ayetler gösterelim diye<br />
Etrafını mübarek kıldığımız<br />
Mescid-i aksa’ya götürdü.<br />
Çünkü, işiten ve bilen odur.<br />
Şimdi açın gözlerinizi<br />
Ve mîrâc’a hazırlanın</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/mirac-dursun-ali-erzincanli-ilahisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>secdedeyken ölmek isterim ilahisi</title>
		<link>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/secdedeyken-olmek-isterim-ilahisi.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/secdedeyken-olmek-isterim-ilahisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 12:41:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlahiler]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi]]></category>
		<category><![CDATA[ilahiler]]></category>
		<category><![CDATA[ilahisi]]></category>
		<category><![CDATA[sefa]]></category>
		<category><![CDATA[sema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[secdedeyken ölmek isterim..
ALLAH askinin atesi,yüregimde yansin isterim
Catlayana kadar dudagim,ismini ansin isterim
Nasir tutmus avuclarim ,acilarak ta,semalara
Omzumdan kopana dek kollar,dua etsin isterim
Alemlerin Rabbi ,sen her seyi,her an bilensin
Esref-i Mahlukat tan sadece kulluk isteyensin
Rahmansin,Rahimsin,Azizsin ve Kerimsin
Senin ismini zikrederken kalbim dursun isterim
Alip abdesti,niyet ederek,yönelipte;KABEye
Birsin diye kiyamda,kiraat edip tekbirle
Rükuya vardigimda;Sübhanerabbiyyelazi  ymde
Dogrulmasin huzurundayken belim,kopsun isterim
Afettirirmi binlerce günahimi,bilmem ki bir tövbe?
Yüzüm [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>secdedeyken ölmek isterim..<br />
ALLAH askinin atesi,yüregimde yansin isterim</p>
<p>Catlayana kadar dudagim,ismini ansin isterim</p>
<p>Nasir tutmus avuclarim ,acilarak ta,semalara</p>
<p>Omzumdan kopana dek kollar,dua etsin isterim</p>
<p>Alemlerin Rabbi ,sen her seyi,her an bilensin</p>
<p>Esref-i Mahlukat tan sadece kulluk isteyensin</p>
<p>Rahmansin,Rahimsin,Azizsin ve Kerimsin</p>
<p>Senin ismini zikrederken kalbim dursun isterim</p>
<p>Alip abdesti,niyet ederek,yönelipte;KABEye</p>
<p>Birsin diye kiyamda,kiraat edip tekbirle</p>
<p>Rükuya vardigimda;Sübhanerabbiyyelazi  ymde</p>
<p>Dogrulmasin huzurundayken belim,kopsun isterim</p>
<p>Afettirirmi binlerce günahimi,bilmem ki bir tövbe?</p>
<p>Yüzüm yok mazhar olmak icin habibinin sefaatine</p>
<p>Ama niyazimdir Tahiyyatü,Salli,Barik,Amentü de</p>
<p>Son secdede iken alnim,kavusmak icin ölmek isterim<!-- google_ad_section_end --> <!-- message --> <!-- / message --> <!-- sig --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/secdedeyken-olmek-isterim-ilahisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber Efendimizin Hayati</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-hayati.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-hayati.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2008 07:44:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gece]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti]]></category>
		<category><![CDATA[hz muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[mekke]]></category>
		<category><![CDATA[Mübarek]]></category>
		<category><![CDATA[pazartesi]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[sema]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[PEYGAMBERIMIZIN DOGUMU
Peygamberimiz Fil vakasından 50 gün sonra ,Rebiullevvel ayinin on ikinci Pazartesi günü,tan yeri ağarırken, Mekke`de doğdu.

PEYGAMBERIMIZ DOĞDUĞUNDA BAZI HADISELER VUKU A GELDI
Peygamberimiz doğduğunda bazı hadiseler vuku a geldi,bunlardan bazılarını söyle sıralayabiliriz:Peygamberimiz ,Anadan Sünnetli ve göbeği kesik olarak doğdu. Peygamberimiz doğarken, çocukların yere düştükleri gibi düşmeyip ellerini ,yere dayamış başını semaya kaldırmış olarak doğdu.Peygamberimiz doğduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>PEYGAMBERIMIZIN DOGUMU</strong></p>
<p>Peygamberimiz Fil vakasından 50 gün sonra ,Rebiullevvel ayinin on ikinci Pazartesi günü,tan yeri ağarırken, Mekke`de doğdu.<br />
<strong><br />
PEYGAMBERIMIZ DOĞDUĞUNDA BAZI HADISELER VUKU A GELDI</strong></p>
<p>Peygamberimiz doğduğunda bazı hadiseler vuku a geldi,bunlardan bazılarını söyle sıralayabiliriz:Peygamberimiz ,Anadan Sünnetli ve göbeği kesik olarak doğdu. Peygamberimiz doğarken, çocukların yere düştükleri gibi düşmeyip ellerini ,yere dayamış başını semaya kaldırmış olarak doğdu.Peygamberimiz doğduğu zaman ,bir yıldız doğmuş ve bilginler, bu yıldızın doğduğu gece,Ahmed doğmuştur Dediler.Bir çok Yahudi Alimi Tevrat tan inceleme ile peygamberimizin bu gecede doğduğunu yakınlarına bildirmişlerdir.<br />
Peygamberimiz doğduğu gece Kisranin sarayından on dört şerefe yıkıldı İranlıların,bin yıldan beri hiç sönmeden yanan Atesgedeleri sönüverdi.Save Gölünün suyu çekildi.Sema ve Vadisini su bastı.Iran Sahi, Arapların, ülkesini istila edeceğini rüyasında gördü,ve telaşa düştü.</p>
<p><strong>PEYGAMBERIMIZIN BABASI HZ.ABDULLAH</strong></p>
<p>Peygamberimizin babası Hz. Abdullah Kureyş’in ileri gelen delikanlılarından idi. Güzel yüzlü,iki gözü arasında peygamberlik nurunu taşıyordu.Mekkenin bütün genç kızları onunla evlenmek için can atarlardı.Babasına o kadar itaatliydi ki babasının izinden hiç çıkmazdı.Hatta birinde babası Abdulmuttalip Allaha dua etmiş ve &#8220;Allahım eğer bana on erkek evladı verirsen onlardan birini senin için kurban edeceğim&#8220;demiş ,on evladı olunca da Allaha verdiği sözü tutmak için oğlu Abdullahı kurban etmek istemiştir.Oğlu Abdullah babasına itiraz etmemiş ve boyun eğmiştir Etraftan yapılan eleştirilerle oğlunu kurban etmekten vaz geçmiş onun yerine 100 Adet Deve kurban etmiştir. Hz. Abdullah hz. Amine ile evlendikten Kısa bir müddet sonra gittiği ticaret kervanından dönerken yolda hastalandı. Medine’de dayısı Beni Adiy bin. Neccarin yanında bir ay hasta aldıktan sonra vefat etti.Hz. Abdullah vefat ettiği zaman Peygamberimiz henüz Anne karnında altı aylıktı.</p>
<p><strong>PEYGAMBERIMIZIN SÜT ANNEYE VERILISI</strong></p>
<p>Yeni doğan çocukları süt anneye vermek; Kureyş ve sair Arap eşrafının adeti idi.<br />
Bu da; kadınların kocaları ile daha iyi meşgul olmalarını ve çocuklarında ,özellikle ,havasının güzelliği, rutubetinin azlığı ve suyunun tatlılığı ile tanınan yerlerde yasayan şerefli kabileler arasında, sağlam vücutlu,siki etli, cesaretli yetişmelerini ve düzgün, pürüzsüz konuşmayı öğrenmelerini sağlamak içindi.<br />
Mekke çevresinde ve Harem içinde oturan kabilelerden Süt annesi olanlar, her yıl iki defa, yaz ve güz olmak üzere Mekke`ye gelirler,çocukları alıp götürürlerdi.<br />
Peygamber efendimizi(A.S) Ben`i Sa`d b.Bekr kabilesinden Süt annesi Halime hatun götürdü.<br />
<em>Peygamberimizin Süt kardeşleri şunlardır:</em><br />
Abdullah b. Haris,Üneyse binti.Haris,Şeyma bint-i Haris.<br />
Peygamberimizi Yetim olduğu için Arap kadınları kabul etmemiş; sadece kabilesine götürecek çocuk bulamayan Halime, eli bos gitmemesi için peygamberimizi kabul etmişti.Peygamberimizi aldıktan sonra Halime ve Ailesinin yaşam tarzı bir anda değişti.<br />
Bunlardan bazılarını Halimenin dilinden dinleyecek olursak; Halime Hatun der ki;&#8220; İçinde bulunduğumuz kuraklık ve kıtlık yılında hiç bir şeyimiz kalmamıştı. Ben, kır merkebimin üzerinde idim.Yanımızda, yaşlı bir devemiz vardı,bize bir damla süt vermiyordu.<br />
Üzerinde bulunduğum merkebin ağır yürümesi yol arkadaşlarımı çileden cıkartıyordu.Nihayet Mekke’ye varıp emdirilecek oğlan çocukları aramaya başladık. İçimizden hiç bir kadın Muhammedi almak istemiyor,ondan uzak duruyorduk. Çünkü, bizler emdireceğimiz çoçuğun babasından bahisse kavuşmayı ve ondan armağanlar almayı bekliyorduk.<br />
Bir ara Muhammed in dedesi Abdulmuttaliple karşılaştım,bana; İsmin nedir ?diye sordu.<br />
Halime dedim. Bana;Ey Halime! Benim yanımda bir yetim çocuğum var onu emzirmek için Beni Sa`d kabilesi kadınlarına teklif ettim öksüz olduğu için kabul etmediler. Sen kabul eder misin? Ben ,&#8220;bana biraz müsaade ette kocama bir danışayım&#8220;dedim.<br />
Hemen kocamın yanına döndüm,ona haber verdim. Kocam izin verince Muhammedi aldım.<br />
Muhammed bize gelince,evimiz öyle bereketlendi ki kocam la hayretler içinde kaldik.Sütü çekilmiş olan devemizde sütler fazlaca akmaya, zayıf olan merkebimizi,yolda başka hiç bir binek hayvan geçememeğe,davarlarımıza inen süt hiç bir davara inmemeye başladı.<br />
Peygamberin Çocukluğu daha değişikti. Daha iki Aylık iken,her tarafa yuvarlanmaya çalışıyordu.Üç Aylık olunca Day durmaya çalışıyordu.Dört Aylık olunca, duvara tutunup yürüyordu.Beş Aylık olunca bir yere tutunmadan yürüyebiliyordu.Altı Ayı tamamlayınca, yürümeyi hızlandırmıştı.Yedi Aylık iken her tarafa gidebiliyor,koşabiliyordu. Sekiz Aylık iken,konuşuyor,konuşulanı anlayabiliyordu.On Aylık iken Ok atabiliyordu. İki Yılı doldurduğu zaman,oldukça, iri ve gösterişli bir çocuk olmuştu.Onu Annesine götürdük, Amma,biz,Onun yüzünden gördüğümüz hayır ve bereketten dolayı, Yanımızda bir müddet daha tutmaya çok istekli bulunuyorduk.</p>
<p><strong>HZ.AMINENIN MEDINE ZIYARETI VE VEFATI</strong></p>
<p>Hz. Amine Peygamberi de yanına alarak Medine’deki Neccar oğullarından olan Dayılarını ziyarete gitti. Orada peygamberle, bir ay kadar misafir oldular.<br />
Yahudi kavmi peygamberimizi orada görünce onu devamlı kontrol edip hal ve hareketlerine dikkat ediyorlardı. Hz. Amine Yahudilerin Peygamberimiz hakkında takındıkları tavırlardan korkmaya başladı Ve acilen Mekke ye dönmek için yola koyuldular.<br />
Hz. Amine, Mekke’ye gelirken, yolda hastalanıp Evba köyünde durakladi.Başucunda duran Peygamberimizin yüzene baktı.Sonra da söyle hitap etti:<br />
&#8220;Ey çekilen dehşetli ölüm okundan, Allah in lutfu ve yardımı ile yüz deve karşılığında kurtulan zatin oğlu!Allah, Seni,mübarek ve devamlı kilsin! Eğer rüyada gördüklerim doğru çıkarsa,Sen Celal ve bol ikram Sahibi tarafından,Adem oğullarına helal ve haramı bildirmek üzere gönderileceksin! Allah, Seni milletlerle birlikte devam edip gelen putlardan, putperestlikten de, esirgeyecek,alıkoyacaktır.<br />
Her canlı varlık ölecektir. Bende öleceğim.Fakat temelli anılacağım Çünkü, temiz bir oğul doğurmuş,arkamda hayırlı bir anı bırakmış bulunuyorum demiştir.<br />
Ve hz. Amine Ebva da vefat etti.Hazret-i Amine vefat ettiğinde 30 yaşlarında idi.<br />
Dünyada,böylece Babasız ve Annesiz kalan Peygamberimizi,yüce Allah,hamisiz bırakmadı: Önce dedesi Abdulmuttalibin yanında, sonra da amcası Ebu Talib-in yanında kaldı. Peygamberimiz, sekiz yaşına kadar,Dedesi Abdulmuttalibin yanında,sekiz yaşından sonra da Amcası Ebu Talib-in yanında kaldı.</p>
<p><strong>PEYGAMBERIMIZIN TICARET HAYATINA ATILISI</strong></p>
<p>Kureyşliler, öteden beri ticaretle uğraşırlardı. Ticaretle uğraşmayanların ise,ellerinde hiç bir şeyleri bulunmazdı. Peygamberimizin de, hazreti Hatice hesabına ticarete başlamadan önce, ticaretle uğraştığı olmuştur. Nitekim, Said b.Ebu Saib, Islamiyetten önce Peygamberimizin ticaret ortağı idi.Peygamberimizin,ticaret yapmak için, sermayesi olmadığından,hazreti Hatice peygamberimizi ücretle tuttu ve Kureyşilerden tuttuğu, başka bir zatıda, Peygamberimizin yanına kattı. Hazreti Hatice yapacağı her sefer için, Peygamberimize, ücret olarak genç ve yiğit birer erkek deve veriyordu. Peygamberimiz, Hazreti Hatice`nin ticaret Malını Şam`a götürmek için ,ilk defa dört tane erkek ve genç deveye anlaştılar. Peygamberimizle Kervan halkı Şam`a gitmek için yola koyuldular: Şam topraklarından Busraya vardıklarında peygamberimiz orada getirdiği bütün malları çok karlı bir şekilde satıp alacaklarını aldıktan sonra,Mekke’ye yardımcısı olan Meysele ile birlikte geri döndü.</p>
<p><strong>PEYGAMBERIMIZIN EVLENMESI</strong></p>
<p>Peygamberimiz hazreti Hatice adına ticaret yaparken, Peygamberimizdeki harikulade halleri görmüş ve yardımcısı Meysele ile Peygamberimize evlilik teklif etmişti. Peygamberimiz bu teklifi kabul ederek Kureyşlilerin en soylu kadınlarından olan hazreti Hatice ile evlendi.</p>
<p><strong>PEYGAMBERIMIZIN COCUKLARI</strong></p>
<p>Peygamberimizin, hazreti Haticeden,iki erkek çocuğu,dört kız çocuğu doğmuştur Isimleri şöyleydi: Kasim, Abdullah, Zeynep,Rukayye ,Ümmü Külsüm,Fatima ve Cariyesi Mısırlı Maria`dan doğan Ibrahim`dir.</p>
<p><strong>KABENIN KUREYŞILERCE YENIDEN YAPILISI VE PEYGAMBERIMIZIN HAKEMLIGI</strong></p>
<p>Bir Kadın, Kabe Hareminde buhurdanlıkta Öd ağacı yaktığı sırada , buhurdanlıktan sıçrayan bir kıvılcımdan Kâbenin kat kat olan örtüsü tutuşup tamamı ile yanmış, bu yüzden duvarlar da her taraftan gevşeyip çatlamış bulunuyordu. Zaman, zaman sahilden gelen sel baskınları ilede Kâbenin tabanı ve duvarları da iyice yıkılacak duruma gelmişti.<br />
Bunun icin,Kureysliler Kabenin duvarlarını onarıp sağlamlaştırmak ve üzerinede,tavan çatmak istiyorlar,fakat, yıkmağa kalkarlarsa azaba ugrayabileceklerinden korkuyorlar,aralarinda meşvere ediyorlardı.<br />
Am bu sırada Rum tüccarlarından birisine Ait olan inşaat malzemesi yüklü bir gemi Cüdde sahillerinde parcalandi,bunu fırsat bilen Kureyşliler aralarında yardımlaşarak bu batan gemiden Kabe inşaası için gerekli malzemeleri almış oldular.Ve Kâbenin inşaatına başladılar.<br />
Hacerül Esved taşı yerine konulacağı zaman kabileler ,birbirleriyle anlaşamadılar. Hatta işi okadar ilerlettiler ki aralarında kavga yapmaya çok az bir zaman kaldı. Kureyşiler, Bu iş üzerinde, dört veya beş gece durdular. Sonra Kureyşin yaşlılarından Ebu Ümeyye b. Mugire bir teklifte bulundu;<br />
Teklifine göre ,mescidin kapısından giren ilk kişi bu taşı koymak için hakem olacaktı. Bütün kavmin uluları bu teklifi kabul ettiler.<br />
Tam bu sırada peygamberimiz içeri girdi, bütün kureyşliler el çırparak El-Emin`in hakemligine razıyız dediler.<br />
Peygamberimiz de hakemlik yaparken bütün kabilelerden birer kişi alarak Hacerul Esved-i bir beze koydurdu,ve onu konulacak yere getirttikten sonra besmele çekerek kendi elleriyle Hacerul-Esvedi yerine koymuş oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-hayati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

