<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>edep.ORG &#187; rahim</title>
	<atom:link href="http://www.edep.org/etiket/rahim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edep.org</link>
	<description>edep ya hu!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2009 15:54:35 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Hz. ZÜLKİFL (a.s) Hayatı ve Kişiliği</title>
		<link>http://www.edep.org/peygamberler/hz-zulkifl-as-hayati-ve-kisiligi.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/peygamberler/hz-zulkifl-as-hayati-ve-kisiligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 05:51:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[beyrut]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[habur]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[halis]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hepsi]]></category>
		<category><![CDATA[hz]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet]]></category>
		<category><![CDATA[iddia]]></category>
		<category><![CDATA[kul]]></category>
		<category><![CDATA[kur]]></category>
		<category><![CDATA[kuvvet]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[salih]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[siret]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[tevhid]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi]]></category>
		<category><![CDATA[yahudiler]]></category>
		<category><![CDATA[zengin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=317</guid>
		<description><![CDATA[Hz. ZÜLKİFL (a.s)
Kur&#8217;ân&#8217;da adı geçen peygamberlerden biri.
Kur&#8217;ân&#8217;da iki yerde kendisinden bahsedilmektedir: &#8220;İsmâil İdris ve Zülkifl hepsi sabredenlerdendi. Onları rahmetimize soktuk. Şüphesiz onlar salih olanlardandı&#8221; (el-Enbiyâ 21/85 86).
Âyette geçen &#8220;Zülkifl&#8221; adı değil lakabıdır ve &#8220;nasib ve kısmet sahibi&#8221; anlamına gelir. Fakat burada dünyevî zenginliği değil onun üstün kişiliğini ve âhiretteki derecesini kastetmek için kullanılmıştır. Onun gerçek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. ZÜLKİFL (a.s)</p>
<p>Kur&#8217;ân&#8217;da adı geçen peygamberlerden biri.</p>
<p>Kur&#8217;ân&#8217;da iki yerde kendisinden bahsedilmektedir: &#8220;İsmâil İdris ve Zülkifl hepsi sabredenlerdendi. Onları rahmetimize soktuk. Şüphesiz onlar salih olanlardandı&#8221; (el-Enbiyâ 21/85 86).</p>
<p>Âyette geçen &#8220;Zülkifl&#8221; adı değil lakabıdır ve &#8220;nasib ve kısmet sahibi&#8221; anlamına gelir. Fakat burada dünyevî zenginliği değil onun üstün kişiliğini ve âhiretteki derecesini kastetmek için kullanılmıştır. Onun gerçek adı hakkında çok farklı rivayetler vardır. Yahudiler O&#8217;nun İsrailoğullarının esâreti sırasında peygamber tayin edilen ve vazifesini Habur ırmağı yakınlarında bir bölgede yapan Hereksel olduğunu iddia etmişlerdir. Âlimlerin bir kısmı da onun Eyyub (a.s)&#8217;ın kendisinden sonra peygamber olan Bişr adındaki oğlu olduğunu söylemişlerdir. Fakat bu görüşlerin hiç biri kesinlik derecesine sahip değildir.</p>
<p>Zülkifl (a.s)&#8217;ın peygamber olmadığı söyleyenler olmuşsa da âlimlerin ekseriyetine göre peygamberdir ve makbul olan görüş de budur (el-Kurtubî el-Cami&#8217;li Ahkâmi&#8217;l-Kur&#8217;ân Kahire 1967 XI 327 vd.; el-Alusî Ruhu&#8217;l-Meânî Beyrut t.y. XVII 82; el-Mevdudî Tefhimu&#8217;l-Kur&#8217;ân İstanbul 1991 III 327).</p>
<p>Yüce Allah Eyyûb (a.s)&#8217;in kıssasını arzettikten sonra peygamberlerinden bazılarını anmış ve onları övmüştür. İnsanları tevhide çağıran Allah&#8217;ın sevgi ve övgülerini kazanan bu peygamberden biri de Zülkifl (a.s)&#8217;dir. Bu konudaki âyetlerin meâli şöyledir:</p>
<p>&#8220;Kuvvetli ve basiretli kullarınız İbrahim&#8217;i İshâk&#8217;ı ve Yâkub&#8217;u da an. Biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip kendimize halis (kul) yaptık. Onlar bizim yanımızda seçkinlerden hayırlılardandır. İsmâil&#8217;i Elyesâ&#8217;ı Zülkifl&#8217;i de an. Hepsi de iyilerdendir&#8221; (Sad 38/45 46 47 48).</p>
<p>Taberî&#8217;de yer alan bir rivayete göre Zülkifl (a.s) Şam&#8217;da otururdu. Oradaki halkı Allah&#8217;a inanmaya O&#8217;na ibadet etmeye ve dürüst bir şekilde yaşamaya çağırdı ve orada vefât etti (et-Taberî Tarih Mısır 1326 I 167).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/peygamberler/hz-zulkifl-as-hayati-ve-kisiligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eski Kitaplarda Peygamberimiz(Hz.Muhammed)</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/eski-kitaplarda-peygamberimizhzmuhammed.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/eski-kitaplarda-peygamberimizhzmuhammed.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:36:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>
		<category><![CDATA[dini]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[emin]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti]]></category>
		<category><![CDATA[hindu]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[isa]]></category>
		<category><![CDATA[kanunlar]]></category>
		<category><![CDATA[kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[kuranda]]></category>
		<category><![CDATA[medine]]></category>
		<category><![CDATA[Medineye]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammede]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[Rahmete]]></category>
		<category><![CDATA[tevrat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=205</guid>
		<description><![CDATA[Eski kitaplarda peygamberimiz Hz. Muhammede (a.s.m) işaretler var mıdır?
Kuran-ı Kerim, Cenab-ı Hakkın zaman zaman tebliğciler veya peygamberler gönderdiğini ve onlara vahiy suretiyle kanunlar, emirler veya kitaplar indirdiğini bildirir. Kuran, bu ifadeye bağlı olarak Hz. İbrahimin sahifelerinden, Hz. Musaya gönderilen Tevrattan, Hz. Davut a indirilen Zeburdan ve nihayet Hz. İsaya gönderilen İncilden bahseder. Kuranda beyan edilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski kitaplarda peygamberimiz Hz. Muhammede (a.s.m) işaretler var mıdır?</p>
<p>Kuran-ı Kerim, Cenab-ı Hakkın zaman zaman tebliğciler veya peygamberler gönderdiğini ve onlara vahiy suretiyle kanunlar, emirler veya kitaplar indirdiğini bildirir. Kuran, bu ifadeye bağlı olarak Hz. İbrahimin sahifelerinden, Hz. Musaya gönderilen Tevrattan, Hz. Davut a indirilen Zeburdan ve nihayet Hz. İsaya gönderilen İncilden bahseder. Kuranda beyan edilen “zuhurul-evvelin”, yani “eskilerin kitapları” şeklindeki ifade ise, Zerdüştler veya Brahmanların bazı kitaplarına (kesin olmasa bile) işaret eder denilebilir.</p>
<p>Eski İran mukaddes metinlerindeki işaretler:<br />
İran dini, Hindu dininden sonra dünyanın en eski diniydi. Mukaddes yazıları, desatir ve zend-avesta adını taşıyan iki kaynakta toplanıyordu. Bunlardan Desatir No. 14 de, İslam dinine ait bazı prensipler dile getiriliyor ve Efendimizin ((asm.) geleceğine dair şu ifadeler yer alıyordu: “İranlıların ahlak seviyesi düştüğünde, Arabistanda bir nur doğacaktır. Takipçileri onun tahtını, dinini ve her şeyini yükseltecektir. Bir bina inşa edilmişti (Kabeye işaret ediyor) ve onun içinde, ortadan kaldırılacak pek çok putlar bulunmaktaydı. hâlk, yüzünü ona doğru dönüp ibadet edecektir. Takipçileri, İran, Taus ve Belh şehirlerini alacak ve İranın pek çok akıllı adamı, onun takipçilerine katılacaktır.”</p>
<p>Yukarıdaki satırlardan açıkça anlaşıldığı gibi, asırlar sonra doğacak İslam güneşi ve onun yüce peygamberi, son derece net bir şekilde tarif edilmiştir. Ve bu peygamberin ( a.s.m), “ziyadesiyle övülmüş”, “Ahmet” ve “alemlere rahmet” unvanlarıyla, putları kaldıracak birinin olduğu yazılıdır.</p>
<p>Bu kitabın hâlen mevcut olan kısımlarından Yasht 13 ün 129. Bölümünde, aynı hakikatler bir daha dile getirilir ve putları kıracak olan zattan, “herkese ve âlemlere rahmet” ismiyle bahsedilir. Bilindiği gibi efendimizin bir ismi de, rahmeten-lil-alemin (alemlere rahmet olan) şeklindedir.</p>
<p>Hind mukaddes metinlerindeki işaretler:<br />
Paru 8, Khand 8, Adhya 8 ve Shalok 5-8 gibi hind mukaddes metinlerinde, Efendimizden (asm.) şöyle bahsedilmektedir: “Arkadaşlarıyla birlikte bir mellacha (yabancı dil konuşan veya yabancı bir ülkenin mensubu) olan ruhi bir terbiyeci gelecek ve ismi Muhammed olacaktır. Onun gelişinden sonra raja, pencap ve ganj nehirlerinde yıkanır&#8230; Ona der ey sen! Beşeriyetin iftiharı, arap ülkesinin sakini, şeytanı öldürmek için büyük bir güç topladın.” (Prof. Dr. Muhammed Hamidullah, Kuran-ı Kerim Tefsiri)</p>
<p>Yukarıdaki ifadede Efendimizin (asm.) has isminin aynen belirtilmiş olması, son derece dikkat çekicidir. Aynı satırlarda geçen “beşeriyetin iftiharı” kelimeleri ise, peygamberimizin (fahr-i âlem) şeklindeki ismiyle aynı manadadır.</p>
<p>Buda (gautama buddha) kendisinin ölümünden sonra dünyayı şereflendirecek olan bir yüce kişiden bahseder. Palice lisanında adı “matteya”, sanskritçede “maitreya”, burmacada ise “armidia” olarak geçen bu kişi müşfik ve iyi kalpli olup, insanları doğru yola çağıracaktır. Budanın çok önceden vermiş olduğu bu haberde geçen isimlerin manası da, ”rahmet” demektir. Bilindiği gibi peygamberimiz için, Kurandaki 21. Surenin 107. Ayetinde, “Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.” buyurulmaktadır.</p>
<p>Bu yazmalardan birinde, şu ifade geçer: “Buda şöyle dedi. Ben dünyaya gelen ilk buda (yol gösterici) değilim, son da olmayacağım. Belli bir zamanda dünyaya bir başka kişi gelecektir. O da kutsi, aydınlanmış ve idarede fevkalade kabiliyetli olan biridir. O benim size öğretmiş olduğum aynı ebedi gerçekleri öğretecektir&#8230; Ananda sordu: o nasıl bilinecek? Buda cevapladı: o, maitreya (rahmet) olarak bilinecek.”</p>
<p>Pali ve sanskrit yazılı metinlerinde, ileride gelecek olan o yüce kişinin isimleri Maho, Maha ve Metta olarak geçer. Bu isimlerden ilk ikisi, “yüce aydınlatıcı” sonuncusu ise “inayetli” manasına gelir ki, bunlardan her ikisi de peygamberimizin sıfatlarıdır. Zaten dikkat edilecek olursa, başka kutsi metinlerde geçen efendimizin has ismini gösteren Mohamet veya Mahamet adının, maha ve metta kelimelerinden teşekkül ettiği açıkça görülecektir.</p>
<p>Araştırmamızı, şimdi de Tevrat, İncil ve Zebur üzerinde sürdürelim. Bu konuda yapılan en detaylı inceleme Hüseyin-i Cisriye aittir. Hicri 1261-1327 yılları arasında yaşayan ve anne ile babası ehl-i beytten olan bu Suriyeli alim, söz konusu mukaddes kitaplardan Efendimizle (s.a.v.) Alakalı 114 işaret çıkartmış ve bunları Türkçeye de çevrilen Risale-i Hamidiyyesinde neşretmiştir.</p>
<p>Eski mukaddes metinler arasında en çok tahrif edilmiş olma özelliğini taşıyan Tevratta bile, peygamberimize (asm.) ait şu işaretler vardır: “O, iki binici gördü, biri merkep üzerinde, diğeri deve üzerindeki binicilerdi. O, dikkatle dinledi.” (İşaya xxı, 7)</p>
<p>Burada peygamber İşaya tarafından bildirilen iki biniciden merkep üzerinde olanı Hz. İsa dır (a.s.). Çünkü İsa peygamber, Kudüse bir merkep üzerinde girmiştir. Deve üzerinde olan kişiyle de, peygamber efendimize (s.a.v.) İşaret edildiği açıktır. Efendimiz Medineye girişte devesinin üstündeydi.</p>
<p>Yeri gelmişken şunu da belirtelim ki, İncil tercümelerinde faraklit veya paraklit (perikletos) kelimeleri aynen muhafaza edilirken, yakın zamanlarda basılmış olan İncil tercümelerinde bu kelime değiştirilerek Arapça tercümelerinde “muazzi”, Türkçe tercümelerinde ise “teselli edici” şeklinde verilmiştir.</p>
<p>Hazreti Şuaybın suhufunda, efendimizin ismi müşeffeh şeklinde geçer ki, kelime olarak tam karşılığı “Muhammed” dir. Tevrat ta geçen münhemenna isminin karşılığı da, yine Muhammeddir. (bilindiği gibi Muhammed kelimesinin lügat karşılığı da, “tekrar tekrar methedilmiş” şeklindedir.) Bunların dışında, efendimizin (s.a.v.) İsmi, Tevratta çoklukla “ahyed”, İncilde ise, ”Ahmet” olarak geçmektedir.</p>
<p>Konumuzu, bir hadis-i şerifle noktalıyoruz. “Benim ismim Kuranda Muhammed, İncilde Ahmet, Tevratta ise Ahyeddir.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/eski-kitaplarda-peygamberimizhzmuhammed.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Necâşi&#8217;nin Peygamber Efendimize Gönderdiği Mektup</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/necasinin-peygamber-efendimize-gonderdigi-mektup-2.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/necasinin-peygamber-efendimize-gonderdigi-mektup-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:28:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[beni]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[isa]]></category>
		<category><![CDATA[misafir]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[selam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=189</guid>
		<description><![CDATA[Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla!
Allah’ın Rasûlü Muhammed’e Necâşî Eshâm b. Ebcer’den. Ey Allah’ın Peygamberi! Allah’ın selamı, rahmet ve bereketi senin üzerine olsun. Allah’tan başka ilah yoktur. O Allah ki beni İslâm’a hidayet etmiştir. Ey Allah’ın Rasûlü! İsa ile ilgili sözlerini içeren mektubun bana erişti. Göklerin ve yerin Rabbi’ne and içerim ki İsa senin söylediğin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla!</em></p>
<p>Allah’ın Rasûlü Muhammed’e Necâşî Eshâm b. Ebcer’den. Ey Allah’ın Peygamberi! Allah’ın selamı, rahmet ve bereketi senin üzerine olsun. Allah’tan başka ilah yoktur. O Allah ki beni İslâm’a hidayet etmiştir. Ey Allah’ın Rasûlü! İsa ile ilgili sözlerini içeren mektubun bana erişti. Göklerin ve yerin Rabbi’ne and içerim ki İsa senin söylediğin gibidir, fazlası değildir. Biz senin bize gönderdiğini tanıdık. Onları, amcanın oğlunu ve arkadaşlarını misafir ettik. Şehâdet ederim ki sen Allah’ın Rasûlü’sün, doğrusun ve Allah tarafından da tasdik edilmişsindir. Sana ve amcanın oğluna biat ettim ve onun eliyle âlemlerin Rabb’ine teslim oldum. Ey Allah’ın Rasûlü! Sana Erîha b. Esham b. Ebcer’i (yani oğlumu) gönderiyorum. Ben ancak kendi nefsime mâliğim. Sana gelmemi istersen ey Allah’ın Rasûlü, gelirim. Şehâdet ederim ki senin söylediklerin haktır” (159).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/necasinin-peygamber-efendimize-gonderdigi-mektup-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber Efendimizin Çocukları</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-cocuklari.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-cocuklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:24:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[fatima]]></category>
		<category><![CDATA[hatice]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[zeynep]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=183</guid>
		<description><![CDATA[Peygamberimizin, hazreti Haticeden,iki erkek çocuğu,dört kız çocuğu doğmuştur Isimleri şöyleydi: Kasim, Abdullah, Zeynep,Rukayye ,Ümmü Külsüm,Fatima ve Cariyesi Mısırlı Maria`dan doğan Ibrahim`dir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Peygamberimizin, hazreti Haticeden,iki erkek çocuğu,dört kız çocuğu doğmuştur Isimleri şöyleydi: Kasim, Abdullah, Zeynep,Rukayye ,Ümmü Külsüm,Fatima ve Cariyesi Mısırlı Maria`dan doğan Ibrahim`dir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-cocuklari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>lemler Nura Gark Oldu ilahisi</title>
		<link>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/lemler-nura-gark-oldu-ilahisi.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/lemler-nura-gark-oldu-ilahisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Nov 2008 22:38:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlahiler]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[allah allah]]></category>
		<category><![CDATA[allah emrin]]></category>
		<category><![CDATA[aman allah]]></category>
		<category><![CDATA[diller]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gark]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hz muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi]]></category>
		<category><![CDATA[ilahiler]]></category>
		<category><![CDATA[ilahisi]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[kerim]]></category>
		<category><![CDATA[nura]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[RESULULLAH]]></category>
		<category><![CDATA[ulu]]></category>
		<category><![CDATA[yunus]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzünü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=147</guid>
		<description><![CDATA[lemler Nura Gark Oldu
Allah emrin tutalım,
Rahmetine batalım
Bülbül gibi ötelim
Allah Allah, Kerim Allah
Rahim Allah, aman Allah
Allah adı dillerde
Sevgisi Gönüllerde
Şol korkulu yerlerde
Allah Allah, Kerim Allah
Rahim Allah, aman Allah
Allah adın uludur
Emrin tutan kuludur
Müminlerin yoludur
Allah Allah, Kerim Allah
Rahim Allah, aman Allah
Yunus söyler sözünü
Hakk&#8217;a bağlar özünü
Görmek ister yüzünü
Allah Allah, Kerim Allah
Rahim Allah, aman Allah
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>lemler Nura Gark Oldu<br />
Allah emrin tutalım,<br />
Rahmetine batalım<br />
Bülbül gibi ötelim<br />
Allah Allah, Kerim Allah<br />
Rahim Allah, aman Allah</p>
<p>Allah adı dillerde<br />
Sevgisi Gönüllerde<br />
Şol korkulu yerlerde<br />
Allah Allah, Kerim Allah<br />
Rahim Allah, aman Allah</p>
<p>Allah adın uludur<br />
Emrin tutan kuludur<br />
Müminlerin yoludur<br />
Allah Allah, Kerim Allah<br />
Rahim Allah, aman Allah</p>
<p>Yunus söyler sözünü<br />
Hakk&#8217;a bağlar özünü<br />
Görmek ister yüzünü<br />
Allah Allah, Kerim Allah<br />
Rahim Allah, aman Allah</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/lemler-nura-gark-oldu-ilahisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

