<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>edep.ORG &#187; nazar</title>
	<atom:link href="http://www.edep.org/etiket/nazar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edep.org</link>
	<description>edep ya hu!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2009 15:54:35 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Allahü Ehad Ver-resulü Ahmed</title>
		<link>http://www.edep.org/dini-bilgiler/allahu-ehad-ver-resulu-ahmed.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/dini-bilgiler/allahu-ehad-ver-resulu-ahmed.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2009 15:54:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Anas]]></category>
		<category><![CDATA[gerek]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[hikmet]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kelime-i]]></category>
		<category><![CDATA[mekke]]></category>
		<category><![CDATA[nazar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=349</guid>
		<description><![CDATA[Allahü ehad ver-resulü Ahmed
İbrahim Havvas hazretleri anlatır:
Bir sene hacca gitmeye niyet ettim. Bu niyetle yola çıktım. Maksadım Kâbe-i şerif tarafına gitmek olduğu halde istemeyerek ters yöne gidiyordum. Allahü teâlânın iradesi beni batı tarafına çekiyordu. En sonunda İstanbul’a gitmeye karar verdim. Şehre girdim. Yüksek bir köşk gördüm. Kapı önünde bir kısım insanlar bir araya toplanmışlardı. Yaklaştım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Allahü ehad ver-resulü Ahmed<br />
İbrahim Havvas hazretleri anlatır:<br />
Bir sene hacca gitmeye niyet ettim. Bu niyetle yola çıktım. Maksadım Kâbe-i şerif tarafına gitmek olduğu halde istemeyerek ters yöne gidiyordum. Allahü teâlânın iradesi beni batı tarafına çekiyordu. En sonunda İstanbul’a gitmeye karar verdim. Şehre girdim. Yüksek bir köşk gördüm. Kapı önünde bir kısım insanlar bir araya toplanmışlardı. Yaklaştım ve (Niçin toplandınız?) diye sordum. (Rum Kayseri’nin kızı delirdi. Çare bulmak için doktorları toplandı) dediler.<br />
Bunda bir hikmet olsa gerektir dedim ve içeri girdim. Orada Kayser’in kızını parlak ay<br />
gibi gördüm. Bana bakıp dedi ki:<br />
- Hoş geldin ey İbrahim Havvas!<br />
- Beni nereden tanıyorsunuz?<br />
- Canımı Cânâna teslim etmek istedim ve Hak teâlâdan sevdiği bir kulunu yanımda bulundurmasını niyaz ettim. Rüyamda buyuruldu ki: “Yarın İbrahim Havvas sana gelecek!”<br />
- Hastalığınız nedir?<br />
- Bir gece dışarı çıkıp ibret nazarıyla gökyüzüne baktım. Kendimden geçtim. “Allahü ehad ver-resulü Ahmed” kelimesi dilime manası kalbime geldi. Bu kelimeyi dilimden düşürmez oldum. Bu sebepten hâlime delilik alameti bana da deli dediler. [Bu sözlerin manası “Allah birdir ve Peygamberi Ahmed (yani Muhammed aleyhisselam)‘dır].<br />
- Bizim diyara gelmek ister misin?<br />
- Sizin diyarda ne var?<br />
- Mekke Medine ve Beytül-mukaddes (Mescid-i Aksa) oradadır.<br />
- Sağ tarafına bak!<br />
Baktım bir düzlükte Mekke Medine ve Beytül-mukaddes karşımda duruyor gördüm. Az sonra dedi ki:<br />
- Vakit yaklaştı. İstek ve arzu haddi aştı.<br />
Kelime-i şehadet getirip ruhunu teslim etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/dini-bilgiler/allahu-ehad-ver-resulu-ahmed.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yağmur / Nurullah Genç ilahi sözleri</title>
		<link>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/yagmur-nurullah-genc-ilahi-sozleri.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/yagmur-nurullah-genc-ilahi-sozleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:18:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlahiler]]></category>
		<category><![CDATA[arzular]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[cihan]]></category>
		<category><![CDATA[derman]]></category>
		<category><![CDATA[devran]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[emin]]></category>
		<category><![CDATA[ferman]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi]]></category>
		<category><![CDATA[isa]]></category>
		<category><![CDATA[kainat]]></category>
		<category><![CDATA[kurban]]></category>
		<category><![CDATA[melekler]]></category>
		<category><![CDATA[nazar]]></category>
		<category><![CDATA[pazartesi]]></category>
		<category><![CDATA[sema]]></category>
		<category><![CDATA[siyah]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=169</guid>
		<description><![CDATA[Vareden&#8217;in adıyla insanlığa inen Nur
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
En müstesna doğuşa hamiledir kainat
Yıllardır bozu bulanık suları yudumladım
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
Hasretin alev alev içime bir an düştü
Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü
Sonsuzluk çiçeklerle donandı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vareden&#8217;in adıyla insanlığa inen Nur<br />
Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından<br />
Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur<br />
Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından<br />
Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat<br />
En müstesna doğuşa hamiledir kainat</p>
<p>Yıllardır bozu bulanık suları yudumladım<br />
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları<br />
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım</p>
<p>Hasretin alev alev içime bir an düştü<br />
Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü<br />
Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde<br />
Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü</p>
<p>İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi&#8217;nin<br />
Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla<br />
Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin<br />
Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla<br />
Evlerin arasına dikilir yesil bayrak<br />
Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak</p>
<p>Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım<br />
Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim</p>
<p>Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü<br />
Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü<br />
Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe<br />
Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü</p>
<p>Bir güzide mektuptur, çağlarin ötesinden<br />
Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına<br />
Yayılır o en büyük mustu, pazartesinden<br />
Beyazlik dokunmuştur gecenin siyahina<br />
Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin<br />
Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin</p>
<p>Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım<br />
Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamiş, mazide<br />
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydim</p>
<p>Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü<br />
Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü<br />
Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin<br />
En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü</p>
<p>Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan<br />
Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar<br />
Mutluluk nağmeleri işitirler Hiradan<br />
Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar<br />
Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri<br />
Paramparça, ateşler sahinin hayalleri</p>
<p>Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım<br />
O mücella çehreni izleseydim ebedi<br />
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım</p>
<p>Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü<br />
Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü<br />
Katil sinekler deldi hicabın perdesini<br />
İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü<br />
Dolaşan ben olsaydım Save&#8217;nin damarında<br />
Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin<br />
Ebedi aşka giden esrarlı yollarında<br />
Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin<br />
Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü<br />
On asırlık ocağın savururdum külünü</p>
<p>Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım<br />
Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak<br />
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım</p>
<p>Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü<br />
Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü<br />
Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara<br />
Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü</p>
<p>Badiye yaylasında koklasaydım izini<br />
Kefenimi biçseydi Ebva&#8217;da esen rüzgar<br />
Seninle yıkasaydım acılar dehlizini<br />
Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar<br />
Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya<br />
Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya</p>
<p>Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım<br />
Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu<br />
Bahira&#8217;dan süzülen bir yaş da ben olsaydım</p>
<p>Haritanın en beyaz noktasına kan düştü<br />
Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü<br />
Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi<br />
Hakların temeline sanki bir volkan düştü</p>
<p>Firakınla kavrulur çölde kum taneleri<br />
Ahuların içinde sevdan akkor gibidir<br />
Erdemin, bereketin doldurur haneleri<br />
Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir<br />
Şemsiyesi altında yürürsün bulutların<br />
Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların</p>
<p>Devlerin esrarını aynalara sorsaydım<br />
Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım</p>
<p>Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü<br />
İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü<br />
Güvenilen dağlara kar yağdi birer birer<br />
Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü</p>
<p>Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini<br />
Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir<br />
Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini<br />
Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir<br />
Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından<br />
Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından</p>
<p>Madeni arzuların ardında seyre daldım<br />
Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydim</p>
<p>Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü<br />
Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü<br />
Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali<br />
Hazindir ki; dertleri asmaya umman düştü</p>
<p>Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır<br />
Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur<br />
Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır<br />
Sesini duymayanlar girdabında boğulur<br />
Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin<br />
Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin</p>
<p>Saatlerin ardında hep kendimi aradim<br />
Bir melal zincirine takıldı parmaklarım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım</p>
<p>Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü<br />
Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü<br />
Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül<br />
Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü</p>
<p>Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde<br />
Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay<br />
Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde<br />
Sümeyra&#8217;yı arıyor her damlada bir saray<br />
Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin<br />
Mekanın fırçasında solmayan resim senin</p>
<p>Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım<br />
Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım</p>
<p>Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü<br />
Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü<br />
İniltiler geliyor doğudan ve batıdan<br />
Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü</p>
<p>Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın<br />
İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler<br />
Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın<br />
Nazarın ok misali karanlıkları deler<br />
Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin<br />
Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin</p>
<p>Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım<br />
Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar<br />
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım</p>
<p>Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü<br />
Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü<br />
Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün<br />
Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü</p>
<p>Nefsinle yeniden çizilecek desenler<br />
Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek<br />
Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler<br />
Anneler çocuklara hep seni içirecek<br />
Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin<br />
Sana mü&#8217;mindir sema; sana muhtaçtır zemin</p>
<p>Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım</p>
<p>Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü<br />
Zedelendi sağduyu; körleşen iz&#8217;an düştü<br />
Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın<br />
İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü</p>
<p>Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım<br />
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım<br />
Dokunduğun küçük bir nakiş da ben olsaydım<br />
Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım<br />
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım<br />
Bahira&#8217;dan süzülen bir yaş da ben olsaydım<br />
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım<br />
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım<br />
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım<br />
Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım<br />
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım<br />
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım<br />
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın<br />
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/yagmur-nurullah-genc-ilahi-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güllerce salât, yüz’lerce selâm ettik ilahisi</title>
		<link>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/gullerce-salat-yuz%e2%80%99lerce-selam-ettik-ilahisi.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/gullerce-salat-yuz%e2%80%99lerce-selam-ettik-ilahisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Oct 2008 15:24:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlahiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi]]></category>
		<category><![CDATA[ilahi sözü]]></category>
		<category><![CDATA[ilahiler]]></category>
		<category><![CDATA[isa]]></category>
		<category><![CDATA[nazar]]></category>
		<category><![CDATA[salât]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[Yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[Güllerce salât, yüz’lerce selâm ettik
Gül yüzü buluşma yeridir,
En temel kavuşmalar gül yüzünde gerçekleşir.
Çünkü gül yüzler bakışı aşka dönüştürür.
Bakış ki, aşıkın maşuka dönüşüdür;
İlk tanışma ve son ayrılıktır.
Sonra mayelenir bakış;
Bakış aşk olur, bakış vuslat olur.
Aşık ve maşuk tanışmaktan öte geçerler,
Geri döner ve sanki birbirlerini hatırlamış olurlar.
İlk bakışma sonsuz beklemelerin durulduğu bir göl olur.
Güzellik gül yaprağında beklemiştir aşkı.
Aşk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güllerce salât, yüz’lerce selâm ettik<br />
Gül yüzü buluşma yeridir,<br />
En temel kavuşmalar gül yüzünde gerçekleşir.<br />
Çünkü gül yüzler bakışı aşka dönüştürür.<br />
Bakış ki, aşıkın maşuka dönüşüdür;<br />
İlk tanışma ve son ayrılıktır.<br />
Sonra mayelenir bakış;<br />
Bakış aşk olur, bakış vuslat olur.<br />
Aşık ve maşuk tanışmaktan öte geçerler,<br />
Geri döner ve sanki birbirlerini hatırlamış olurlar.<br />
İlk bakışma sonsuz beklemelerin durulduğu bir göl olur.<br />
Güzellik gül yaprağında beklemiştir aşkı.<br />
Aşk gül yüzünde güzelle buluşur.<br />
Aşk gül tenlerde görünür kılar kendini.<br />
Ve güzellik aşkın bakışında seyre dalar kendini.</p>
<p>***</p>
<p>Madem kâinatta hüsn-ü sanat, bilmüşahede vardır ve kat’idir.<br />
Elbette, risalet-i Ahmediye (s.a.) şuhud derecesinde bir kat’iyetle sübutu lazım gelir&#8230;</p>
<p>***</p>
<p>O yüzden, gülden yüz çeviremeyiz.<br />
Güle uzak duramayız.<br />
Aşk ateşi örseler yüreğimizi.<br />
Kızıl kanlar gibi dolaşır tenimizi aşk.<br />
Ve kızıl utançlarla alevlenir yüzümüz<br />
Güle döneriz, Sevgili’ye döneriz.<br />
Sevgili yüzü olmadan edemeyiz.</p>
<p>***</p>
<p>Zira, şu güzel masnuattaki hüsn-ü sanat ve ziynet-i suret gösteriyor ki, onların San’atkârında ehemmiyetli bir irade-i tahsin ve kuvvetli bir taleb-i tezyin vardır.</p>
<p>***</p>
<p>Meğer gül, yüzüne Nazar Eden olduğu için gül’müş.<br />
Herşeyi ve herkesi Varedenin teveccühüyle gülmüş.<br />
Önce Teveccüh Eden varmış.<br />
Yokluğa yönelmiş Ebedi Güzellik Sahibi.<br />
Bilinmek dilemiş, sevilmek irade etmiş.<br />
Gizliden açığa çıkmış “Mahfi Hazine”<br />
Hiçlik şafağı kızıla boyanmış.<br />
Varlık güzel yüzlü bir gül olmuş.<br />
Varedilen her şey bir gül yüzünde taçlanmış.</p>
<p>***</p>
<p>Şu irade ve talep ise,o Sânide ulvî bir muhabbet ve masnularında izhar ettiği<br />
Kemâlât-ı sanatına karşı Kudsî bir rağbet var olduğunu gösteriyor.</p>
<p>***</p>
<p>Yoksa biz dikenler idik,<br />
Yalnız bir gül hatırına bu bahçeye vardık.<br />
Varlık gülşeninde bir gül yüzünde ihyalandık.<br />
Ab-ı hayat öylece dolandı yüreğimizi,<br />
Tenimizde öylece kızıl utanç gülleri açtı.<br />
Edebi, iffeti gül yüzünde belledik,<br />
Tebessümü gül yaprağından dudağımıza devşirdik.<br />
Gülün son yaprağının sonrasına hayranlığımızı ekledik.<br />
Beğenimizle kuşattık gülü;<br />
Aşklarımızı gül yanağına devirdik.<br />
Gülün yüzünde güldük, güle baktık güle yazdık.<br />
Güller olduk, güldük.<br />
Güller açıldı, güle döndük.<br />
Gül yüzünde varedilen herşeyle yüzleştik.<br />
Varedilmişler gül yüzünden gün yüzüne çıktı.<br />
Öylece, gülün yüzünde buluştuk.<br />
Gül yüzünden tanış olduk.<br />
Sonra herkesi ve herşeyi oraya çağırdık.<br />
Herşeyi elimize aldık, herkese elimizi verdik.<br />
Gülün yüzüne vardık.<br />
Bildik ki,<br />
Aslında biz sadece gül yüzünden vardık.</p>
<p>***</p>
<p>Ve şu muhabbet ve rağbet ise, masnuat içinde en münevver ve mükemmel ferd olan insana daha ziyade müteveccih olup temerküz etmek ister.</p>
<p>***</p>
<p>Ebedî Sevgili’nin teveccühüdür gülü güldüren.<br />
Kalbimize aşkı salan Sevgili’nin nazarıdır.<br />
Ki bu kalb Sevgili’nin vechesinden başkasına dönmez.<br />
“Batan şeyleri sevmez”<br />
Yitip gidenlere gönül vermez.<br />
O’nun vechinden başkasına kanmaz aşk.<br />
Aşk O’nun teveccühü ile var oldu.<br />
Güzellerin güzel yüzlerinde güzelliği O halkeyledi.<br />
Aşıkların bakışlarında sevgiyi O tasvir eyledi.</p>
<p>***</p>
<p>O sâniin bütün makasıd-ı san’at perveranesine hizmet eden Muhammed’in (s.a.) ne derece o Sâni ile münasebettar ve onun nazarında ne kadar mahbub ve makbul olduğu bilbedahe anlaşılır.</p>
<p>***</p>
<p>Ve güzellerin en güzelini Mahbubu eyledi.<br />
O’na muhabbet eyledi, O’nu Muhammed eyledi.<br />
Ebedi teveccühünü O’nun vechinde kristalleştirdi.<br />
Cümle halka O’nun yüzünü gül eyledi.<br />
Değil mi ki, önceleri hiçbirşey yoktu<br />
Ve illâ O’nun ebedi teveccühü vardı.<br />
Değil mi ki, varedilmişler O’nun yönelmesiyle<br />
Varlığa yüz buldu.<br />
Öyleyse bu varlık gülşenine önce O Mahbub’un gül yüzü düştü.</p>
<p>***</p>
<p>Acaba hiç akıl kabul eder mi ki, şu güzel masnuâtın bu derece. San’atperver, hattâ ağzın her çeşit tadını nazara alan in’amperver San’atkârı, Arş ve ferşi çınlattıracak bir velvele-i istihsan ve takdir İçinde, ber ve bahri cezbeye getirecek bir zemzeme-i şükran ve tekbirle, Perestişkârâne Ona müteveccih olan en güzel masnuuna karşı lâkayd Kalsın ve onunla konuşmasın ve alâkadarane onu resul yapıp güzel Vaziyetinin başkalara da sirayet etmesini istemesin?</p>
<p>***</p>
<p>Biz dikenlerdik aslında.<br />
Yalnız bir gül hatırına bu bahçeye vardık.<br />
Gül-ü Muhammed’in (s.a.) yüzünde buluştuk.<br />
Gül-ü Muhammed (s.a.) yüzünde tanış olduk.<br />
Sonra herkesi ve herşeyi yüreğimize çağırdık.<br />
Herşeyi elimize aldık. Herkese elimizi verdik.<br />
Gülün yüzüne vardık<br />
Gül yüzünden var olduk.</p>
<p>***</p>
<p>“Şayet Allah’a muhabbetiniz varsa, bana ittiba edin ki, Allah da size muhabbet etsin.” (Al-i İmran 31’den)</p>
<p>***</p>
<p>Sevgili’nin teveccühünü yüzüne devşiren Gül’e,<br />
Yüzümüzü Sevgili’nin vechine çeviren Gül’e<br />
Güllerce salât, yüz’lerce selâm ettik.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/ilahi-sozleri/gullerce-salat-yuz%e2%80%99lerce-selam-ettik-ilahisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

