<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>edep.ORG &#187; Dostlar</title>
	<atom:link href="http://www.edep.org/etiket/dostlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edep.org</link>
	<description>edep ya hu!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2009 15:54:35 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Namaz Sevdalısı Birkaç Yürek</title>
		<link>http://www.edep.org/dini-bilgiler/namaz-sevdalisi-birkac-yurek.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/dini-bilgiler/namaz-sevdalisi-birkac-yurek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2009 15:50:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[abdest]]></category>
		<category><![CDATA[Dostlar]]></category>
		<category><![CDATA[emin]]></category>
		<category><![CDATA[hz muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[ilahiler]]></category>
		<category><![CDATA[imam]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[nak]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sahabeler]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>
		<category><![CDATA[tekbir]]></category>
		<category><![CDATA[Ubeyde]]></category>
		<category><![CDATA[ulu]]></category>
		<category><![CDATA[vefa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=341</guid>
		<description><![CDATA[Sahabe efendilerimiz ibadete özellikle de namaza asla doymuyorlardı. Onların rahlesine oturmuş Hak erleri de birer namaz kahramanı olarak yetişiyorlardı.
Mesela Atâ ibn-i Ebî Rebâh (radiyallahü anh) yaşlandığı zayıfladığı ve tâkatsiz düştüğü günlerde bile bir rek&#8217;atta Bakara Sûresinden yüz ayet okuyordu. Namazdaki konsantrasyonu ona bedenindeki yorgunluğu hiç hissettirmiyordu. Müslim b. el-Ferâhidî tebe-i tabiînin büyük imamlarından Şu&#8217;be b. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sahabe efendilerimiz ibadete özellikle de namaza asla doymuyorlardı. Onların rahlesine oturmuş Hak erleri de birer namaz kahramanı olarak yetişiyorlardı.</p>
<p>Mesela Atâ ibn-i Ebî Rebâh (radiyallahü anh) yaşlandığı zayıfladığı ve tâkatsiz düştüğü günlerde bile bir rek&#8217;atta Bakara Sûresinden yüz ayet okuyordu. Namazdaki konsantrasyonu ona bedenindeki yorgunluğu hiç hissettirmiyordu. Müslim b. el-Ferâhidî tebe-i tabiînin büyük imamlarından Şu&#8217;be b. Haccac (radiyallahü anh) hakkında şunu ifade ediyor: &#8220;Ne zaman Şu&#8217;be&#8217;nin yanına girdiysem -kerahet vakitleri dışında- onu hep namaz kılıyorken gördüm.&#8221; Ebû Katan da şu ilavede bulunuyor: &#8220;Şu&#8217;be&#8217;nin rükûda beklediği süreye şahit olsaydınız &#8216;herhalde secdeye gitmeyi unuttu&#8217; derdiniz; onu iki secde arasında otururken izleseydiniz bu defa da &#8216;galiba ikinci secdeyi unuttu&#8217; diye düşünürdünüz.&#8221;</p>
<p>İşte bu namaz sevdalılarının yaşadığı zaman diliminde günde yüz rek&#8217;at namaz kılmak adeta sıradan bir iş gibiydi. Onlar o kadar çok namaz kılıyorlardı ki çoğunun ötelere yolculuğu bile seccadede başlıyordu; meselâ tabiîn neslinden Ebû Ubeyde el-Basrî vefat ettiğinde kıyamdaydı ve namaz kılıyordu.</p>
<p>O dönemde otuz-kırk sene yatsının abdestiyle sabah namazını eda eden Vehb b. Münebbih Tâvus b. Keysân Saîd b. Müseyyeb ve İmam-ı A&#8217;zam gibi Hak dostlarının sayısı hiç de az değildi.</p>
<p>Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri otuz sene cemâatle namazı ve hatta ilk tekbiri hiç kaçırmamıştı. Kalbine biraz da olsa dünyâ düşüncesinin dolduğunu ve namazın hakikatini duyamadığını hissetse o namazı tekrar kılardı. Her gün dört yüz rek&#8217;at nafile kılmayı adet edinmişti. Otuz yıl boyunca yatsı namazından sonra hiç uyumadan ibâdetle meşgûl olmuştu. Muhadramûn&#8217;dan (Allah(c.c.) Rasûlü&#8217;nün çağına yetişmesine rağmen O&#8217;nu göremeyenlerden) Ebû Osman en-Nehdî de akşam ile yatsı arasında yüz rek&#8217;at namaz kılardı.</p>
<p>Bişr b. el-Mufaddal ve Bişr b. Mansur gibi gönül âleminin sultanları da her gün dört-beş yüz rek&#8217;at nafile kılanlar arasındaydı. Dahası onca dünyevî ve idarî işle meşgul olması gereken Abbasi Devleti&#8217;nin seçkin halifelerinden Harun Reşid&#8217;in de hilafet süresi dahil ölene kadar her gün yüz rek&#8217;at namaz kıldığı nakledilmektedir ki bu o devirlerde ruhları saran ibadet iştiyakını göstermesi açısından önemli ve çok güzel bir misaldir.</p>
<p>Aslında tabakâta (Hak dostlarını derecelerine göre sıralayıp hayatlarını ve eserlerini anlatan kitaplara) bakılsa bu konuda daha pek çok örnek bulmak mümkün olacak ve selef-i salihîn arasında günde yüzlerce rek&#8217;at namaz kılanların sayısının hiç de az olmadığı açıkça görülecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/dini-bilgiler/namaz-sevdalisi-birkac-yurek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. Ebubekirin Davetiyle Müslüman Olanlar</title>
		<link>http://www.edep.org/sahabeler/hz-ebubekirin-davetiyle-musluman-olanlar.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/sahabeler/hz-ebubekirin-davetiyle-musluman-olanlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2008 08:33:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sahabeler]]></category>
		<category><![CDATA[Bilal]]></category>
		<category><![CDATA[daima]]></category>
		<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Dostlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ebubekir]]></category>
		<category><![CDATA[efendimizin]]></category>
		<category><![CDATA[hazarda]]></category>
		<category><![CDATA[himmetiyle]]></category>
		<category><![CDATA[Kurey]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[Yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=230</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Ebubekir kureyş arasında sayılır sevilir birisiydi. Dostlarına İslamı anlatmış onlarda onun himmetiyle Müslüman olmuşlardır.
Hz. Ebubekir Müslüman olduktan sonra efendimizin yanından hiç ayrılmamış, seferde ve hazarda onun sohbetinde bulunmuş ve onun daima mahreme-i esrarı olmuştur. Ayrıca bütün malını İslam yolunda harcamıştır. Efendimiz bu durumu şöyle anlatır.
-Cenabı hak beni size gönderdi, bana yalan söylüyorsunuz dediniz ; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Ebubekir kureyş arasında sayılır sevilir birisiydi. Dostlarına İslamı anlatmış onlarda onun himmetiyle Müslüman olmuşlardır.<br />
Hz. Ebubekir Müslüman olduktan sonra efendimizin yanından hiç ayrılmamış, seferde ve hazarda onun sohbetinde bulunmuş ve onun daima mahreme-i esrarı olmuştur. Ayrıca bütün malını İslam yolunda harcamıştır. Efendimiz bu durumu şöyle anlatır.<br />
-Cenabı hak beni size gönderdi, bana yalan söylüyorsunuz dediniz ; yalnız Ebubekir bana doğru söylüyorsun dedi, bana canıyla ve malıyla yardım etti.<br />
Rasulüllah (sav) her gün akşam ve sabah unun evine gider onunla ve arkadaşlarıyla sohbet ederdi.<br />
Mekke’de zayıf kabilelerden de Müslüman olanlar vardı. Bunlar içinde Bilal kızgın kumlar üzerine yatırılır, göğsünün üzerine taşlar konur ve o halde bırakılırdı. Habbab bin Eret yanmış kömürler üzerine yatırılırdı. Ammar bayılıncaya kadar dövülürdü. Ebu Fukeyheni’nin ayağına bir ip takılır kumlar ve çakıllar üzerinde sürüklenirdi. Lübeyne müthiş dayaklar altında kıvranırdı. Züneyre ise türlü türlü işkencelere maruz kalırdı. Nehdiye’nin Müslüman olmak yüzünden çekmediği kalmazdı. Ümmü Abisi de onlardan biri idi. Hz. Ebubekir hatırı sayılır bir tüccar ve büyük bir servet sahibiydi. Onun unutulmaz hizmetlerinden birisi de işkence altındaki esir Müslümanları satın alıp azat etmesidir.<br />
Hz. Ebubekir’in azad ettikleri:<br />
Müşriklerin kimsesiz, zaif biçare Müslümanlara akıl almadık işkenceler yaptıkları malumdur Bir gün Bilali Habeşiyi efendisi yakıcı güneşin altında kızgın kumların üzerine yatırmış göğsüne de kocaman bir taş koymuş vaziyette Hz. Ebubekir onu görünce bu duruma çok üzülmüş ve hemen Hz. Bilal’i satın almıştır. Daha sonrada onu azad etmiştir.<br />
Hz. Ebubekir kendi bedenini efendimize siper ederek onu korumaya çalışmıştır. Bir gün müşrikler Kabe’de efendimizi dövmeye başlamışlardır. Hemen Ebu Bekir yetişerek onlara rabbim Allah dediği için bu yapılır mı diye çıkışmıştır.<br />
Yine bir gün efendimiz Haremi şerifeynde namaz kılarken müşriklerden Ukbe bin Mukayt efendimiz üzerine mülevvesat attığı ve bir keresinde de abasıyla boğmak istediği sırada Hz. Ebubekir yetişip kurtarmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/sahabeler/hz-ebubekirin-davetiyle-musluman-olanlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

