<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>edep.ORG &#187; ali</title>
	<atom:link href="http://www.edep.org/etiket/ali/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edep.org</link>
	<description>edep ya hu!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2009 15:54:35 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Hz. ZEKERİYYA (a.s) Hayatı ve Kişiliği</title>
		<link>http://www.edep.org/peygamberler/hz-zekeriyya-as-hayati-ve-kisiligi.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/peygamberler/hz-zekeriyya-as-hayati-ve-kisiligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 05:54:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[arais]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>
		<category><![CDATA[ehli]]></category>
		<category><![CDATA[gayb]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[hz]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[marangoz]]></category>
		<category><![CDATA[melekler]]></category>
		<category><![CDATA[meryem]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberlerle]]></category>
		<category><![CDATA[rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbin]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yahya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=321</guid>
		<description><![CDATA[Hz. ZEKERİYYA (a.s)
Kur&#8217;ân&#8217;da adı gelen peygamberlerden biri. Soyu Dâvud (a.s)&#8217;a dayanmaktadır. Kur&#8217;ân&#8217;da anılan duâlarından (Meryem 16/6) anlaşıldığına göre soyu daha sonra Yâkub (a.s)&#8217;a varmaktadır (el-Kurtubî Ahkâmu&#8217;l-Kur&#8217;ân Kahire 1967 XI 82; er-Razî Mefâtihu&#8217;l-Gayb Mısır 1937 V 769).
Zekeriyya (a.s) İsrâiloğullarının peygamberi olduğu gibi aynı zamanda onların bilgini reisi ve müşaviri yani danışmanı idi (es-Sa&#8217;l-ebî el-Arais 1951 372).
Onun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. ZEKERİYYA (a.s)</p>
<p>Kur&#8217;ân&#8217;da adı gelen peygamberlerden biri. Soyu Dâvud (a.s)&#8217;a dayanmaktadır. Kur&#8217;ân&#8217;da anılan duâlarından (Meryem 16/6) anlaşıldığına göre soyu daha sonra Yâkub (a.s)&#8217;a varmaktadır (el-Kurtubî Ahkâmu&#8217;l-Kur&#8217;ân Kahire 1967 XI 82; er-Razî Mefâtihu&#8217;l-Gayb Mısır 1937 V 769).</p>
<p>Zekeriyya (a.s) İsrâiloğullarının peygamberi olduğu gibi aynı zamanda onların bilgini reisi ve müşaviri yani danışmanı idi (es-Sa&#8217;l-ebî el-Arais 1951 372).</p>
<p>Onun hakkında çeşitli âyet ve hadisler vardır. Ebû Hureyre&#8217;nin naklettiğine göre Hz. Muhammed (s.a.s);&#8221; &#8220;Zekeriyya (a.s) marangoz idi&#8221;(Ahmed b. Hanbel el-Müsned Mısır 1954 II 405) diyerek O&#8217;nun elinin emeği ile geçinen bir sanat ehli olduğunu haber vermiştir.</p>
<p>Zekeriyya (a.s)&#8217;ın hanımı İsa (a.s)&#8217;ın annesi Meryem&#8217;in teyzesi İşâ idi. Zekeriyya (a.s) da Meryem&#8217;e bakmakla meşgul oluyordu. O&#8217;na Beyt-i Makdis&#8217;te bir yer yapmıştı. O&#8217;nun odasına her girdiğinde yanında kış mevsiminde yaz meyvesini ve yaz mevsiminde de kış meyvesini buluyordu. Zekeriyya (a.s) &#8220;Ey Meryem bu sana nereden geliyor?&#8221; diye sorunca Meryem &#8220;Allah tarafındandır.&#8221; diye cevap veriyordu (el-Kurtubî Ahkâmu&#8217;/-Kur&#8217;ân IV 69 vd).</p>
<p>Zekeriyya (a.s) Hz. Meryem&#8217;in yanında böyle yaz mevsiminde kış meyvesini ve kış mevsiminde de yaz meyvesini görünce Meryem&#8217;e bu nimetleri veren buna gücü yeten yüce Allah eşimin yaşı geldiği halde bize hayırlı bir evlat verebilir şeklinde düşündü ve hayırlı bir evladın olması için Allah&#8217;a gizlice şöyle dua etti:</p>
<p>&#8220;Rabbim! Gerçekten kemiklerim zayıfladı saçlarım ağardı Rabbim!.Sana yalvarmaktan dolayı herhangi bir şeyden mahrum kalmadım. Doğrusu benden sonra yerime geçecek yakınlarımın iyi hareket etmeyeceklerinden korkuyorum. Karım da kısırdır. Katından bana bir oğul bağışla ki bana ve Yâkub oğullarına mirasçı olsun! Rabbim! O&#8217;nun senin rızanı kazanmasını da sağla!&#8221; (Meryem19/456)</p>
<p>&#8220;Ya Rabbi! Bana kendi katından temiz bir soy bahşet!&#8221; (Âlu İmrân 3/38)</p>
<p>&#8220;Rabbim! Beni tek başıma bırakma! Sen varislerin en hayırlısısın&#8221; (el-Enbiyâ 21/89).</p>
<p>Gücü her şeye yeten Yüce Allah Zekeriyya (a.s)&#8217;ın duâsını kabul etti ve O&#8217;na bir erkek evlad vereceğini müjdeledi:</p>
<p>&#8220;Ey Zekeriyya! Sana Yahya isminde bir oğlanı müjdeliyoruz. Bu adı daha önce kimseye vermemiştik&#8221; (Meryem 19/7).</p>
<p>&#8220;Mihrabda namaz kılmaya durduğu sırada hemen melekler ona şöyle seslendi: &#8220;Haberin olsun! Allah sana Yahya adlı çocuğu müjdeliyor. O Allah&#8217;tan gelen bir kelimeyi (İsâ&#8217;yı) tasdik edecek milletinin efendisi olacak nefsine hakim bulunacak ve salihlerden bir peygamber olacaktır&#8221; (Âlu İmrân 3/39).</p>
<p>Zekeriyya (a.s) Allah&#8217;ın verdiği bu müjdeye şaştı hayret etti. Çünkü kendisi de hanımı da hayli yaşlı idiler. &#8220;Rabbim! Karım kısır ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?&#8221; (Meryem 19/8) diyerek bu ilginç müjde karşısında hayretini dile getirdi.</p>
<p>Yüce Allah ona şöyle cevap verdi:</p>
<p>&#8220;Rabbin böyle buyurdu. Çünkü bu bana kolaydır. Nitekim sen yokken daha önce seni yaratmıştım&#8221; (Meryem 19/9).</p>
<p>Kur&#8217;ân&#8217;ın başka bir yerinde bu durum şöyle haber verilmiştir:</p>
<p>&#8220;Zekeriyya&#8217;nın duasını kabul edip kendisine Yahya yı bahşetmiş eşini de doğum yapacak hale getirmiştik. Doğrusu onlar iyi işlerde yarışıyorlar korkarak ve umarak bize yalvarıyorlardı. Bize karşı gönülden saygı duyuyorlardı&#8221; (el-Enbiya 21/90).</p>
<p>Yüce Allah&#8217;ın bu güzel müjdesine son derece sevinen Zekeriyya (a.s)</p>
<p>&#8220;Rabbim! Öyle ise bana bir alamet var dedi&#8221; (Meryem 19/10). Allah ona şu cevabı verdi:</p>
<p>&#8220;Alâmetin; üç gün işaretten başka şekilde insanlarla konuşmamandır. Rabbını çok an akşam sabah hamdet!&#8221; (Âlu İmrân 3/41).</p>
<p>Gün oldu Zekeriyya (a.s)&#8217;ın nutku tutuldu. Mihrabdan çıktı ve milletine: &#8220;Sabah-akşam Allah&#8217;ı tesbih edin! diye işârette bulundu&#8221; (Meryem 19/11).</p>
<p>Zamanı gelince Zekeriyya (a.s)&#8217;ın oğlu Yahya (a.s) dünyaya geldi.</p>
<p>Yukarıda görüldüğü gibi Zekeriyya (a.s) ile ilgili olarak zikredilen âyetlerin çoğu dua mahiyetindedir. O çok dua eden Allah&#8217;ın emir ve yasaklarına riayet ederek tam bir teslimiyet içinde yaşayan Yüce bir peygamberdi. Allah: &#8220;Zekeriyyâ Yahyâ İsa ve İlyas&#8217;a da (yol göstermiştik). Hepsi iyilerden (idi)ler&#8221; (el-En&#8217;âm 6/85) diyerek onu şahit peygamberlerle birlikte anmıştır.</p>
<p>Zekeriyya (a.s) bu şekilde ömrünü ibâdetle geçirdi. Daima insanları Yüce Allah&#8217;a inanmaya ve O&#8217;nun yolunda yürümeye cağırdı. fakat azmış olan küfre dalan ve önünü görmeyecek kadar gözü dönenler onu şehid ettiler (Taberî et-Tarih Mısır 1326 II 16; Ahmet Cevdet Paşa Kısus-r Enbiyâ İstanbul 1966 I 41).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/peygamberler/hz-zekeriyya-as-hayati-ve-kisiligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. YÛNUS (a.s) Hayatı ve Kişiliği</title>
		<link>http://www.edep.org/peygamberler/hz-yunus-as-hayati-ve-kisiligi.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/peygamberler/hz-yunus-as-hayati-ve-kisiligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 05:53:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[alem]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[beyrut]]></category>
		<category><![CDATA[davet]]></category>
		<category><![CDATA[davud]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[emin]]></category>
		<category><![CDATA[gemi]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[harun]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[meryem]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[nimet]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[rabbi]]></category>
		<category><![CDATA[Rabbin]]></category>
		<category><![CDATA[salih]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[tevhid]]></category>
		<category><![CDATA[ulu]]></category>
		<category><![CDATA[Yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=319</guid>
		<description><![CDATA[Hz. YÛNUS (a.s)
Adı Kur&#8217;ân&#8217;da geçen peygamberlerden biri.
Soyu Bünyamin vasıtasıyla Ya&#8217;kûb (a.s)&#8217;a ve onun vasıtasıyla de İbrâhim (a.s)&#8217;a dayanmaktadır. Bazı alimlerin naklettiğine göre İsa (a.s) annesinin adıyla İsa b. Meryem diye anıldığı gibi Yûnus (a.s) da annesinin adıyla Yûnus b. Matta diye anılmaktadır. (İbn Sa&#8217;d Tabakatü&#8217;l-Kübra Beyrut 1957 I 55). Buhârî&#8217;nin verdiği bilgiye göre ise bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. YÛNUS (a.s)</p>
<p>Adı Kur&#8217;ân&#8217;da geçen peygamberlerden biri.</p>
<p>Soyu Bünyamin vasıtasıyla Ya&#8217;kûb (a.s)&#8217;a ve onun vasıtasıyla de İbrâhim (a.s)&#8217;a dayanmaktadır. Bazı alimlerin naklettiğine göre İsa (a.s) annesinin adıyla İsa b. Meryem diye anıldığı gibi Yûnus (a.s) da annesinin adıyla Yûnus b. Matta diye anılmaktadır. (İbn Sa&#8217;d Tabakatü&#8217;l-Kübra Beyrut 1957 I 55). Buhârî&#8217;nin verdiği bilgiye göre ise bu görüş yanlıştır. Aslında Matta Yûnus (a.s)&#8217;ın annesinin değil babasının adıdır. Yani Yûnus (a.s) Yûnûs b. Matta diye anılınca babasının adıyla anılmış olur (ez-Zebîdî Sahihi Buhârî Muhtasarı Tecridi Sarih Tercemesi ve Şerhî trc: Kamil Miras Ankara 1971 IX 152).</p>
<p>Yûnus (a.s)&#8217;ın Ya&#8217;kub (a.s)&#8217;ın torunlarından olduğu Kur&#8217;ân&#8217;da şöyle haber veriliştir:</p>
<p>&#8220;Nûh&#8217;a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Nitekim İbrâhim&#8217;e İsmail&#8217;e İshâk&#8217;a Yakub&#8217;a torunlarına İsa&#8217;ya Eyyûb&#8217;a Yûnus&#8217;a Harûn&#8217;a Süleyman&#8217;a da vahyetmiş ve Davud&#8217;a da Zebûr&#8217;u vermiştik&#8221; (en-Nisâ 4/163).</p>
<p>Bu âyette ifâde edildiği gibi İsâ (a.s) Eyyûb (a.s) Harun (a.s) ve Süleyman (a.s)&#8217;da Yunus (a.s) ile aynı soydan Yakub (a.s)&#8217;ın torunlarındandırlar.</p>
<p>Yûnus (a.s)&#8217;ın nüfusu yüz bini aşkın bir şehrin halkına uyarıcı ve tevhide çağrıcı bir peygamber olarak gönderildiği Kur&#8217;ân&#8217;da şöyle geçmektedir:</p>
<p>&#8220;Ve onu yüz bin insana ya da daha fazla olanlara peygamber gönderdik&#8221; (es-Saffat 37/147).</p>
<p>O&#8217;nun peygamber olarak gönderildiği bu yerin Ninova şehri olduğu nakledilmiştir. Ninova şehri Dicle nehrinin kıyısında şimdiki Musul&#8217;un yerinde bulunmaktaydı. Bu beldenin insanları küfrün içinde bulunuyorlardı ve putlara tapmakta idiler. Yûnus (a.s) onları küfürden ve putperestlikten nehyetmek bir de onlara küfürlerinden dolayı tevbe etmelerini Yüce Allah&#8217;ın varlığına ve birbirine inanmalarını emretmek üzere gönderilmişti (ez-Zemahşerî el-Keşşâf Kahire t.y. V 126; et-Taberî Tarih Mısır 1326 II 42).</p>
<p>Yûnus (a.s)&#8217;ın adı Kur&#8217;ân&#8217;ın çeşitli yerlerinde geçmekle berâber Kur&#8217;ân&#8217;daki sûrelerden birine isim olarak verilmiştir. Kur&#8217;an&#8217;ın onuncu sûresinin adı Yûnus sûresidir.</p>
<p>Yûnus (a.s) milletini otuz üç yıl Allah&#8217;a imân etmeye küfürden kurtulmaya davet etti tebliğde bulundu ve peygamberlik vazifesini yerine getirdi. Ancak sadece iki kişi ona imân etti (İbn Esir el-Kâmil Beyrut 1965 I 360; Sahihi Buhâri ve Tecridi Sarih Tercümesi IX 152).</p>
<p>Milletinin bu şekilde küfürde direnmesi ve imâna gelmemesi Yûnus (a.s)&#8217;ın zoruna gitti. Yüce Allah onun bu kızgınlığını ve bunun neticesinde milletini terketmeye kalkışmasını şöyle haber vermiştir:</p>
<p>&#8220;Zünnûn (Yûnus)&#8217;a gelince o öf keli bir halde geçip gitmişti. Bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihâyet karanlıklar içinde; &#8220;Senden başka hiç bir ilâh yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!&#8221; diye niyaz etti.&#8221; (el-Enbiyâ 21/87).</p>
<p>Bu âyette Yûnus (a.s)&#8217;dan Zünnûn diye bahsedilmiştir. Zünnûn balık sahibi demektir. Kur&#8217;ân&#8217;ın başka bir yerinde de Yûnus (a.s) bu lakabla anılmıştır:</p>
<p>&#8220;Sen Rabbinin hükmünü sabırla bekle. Balık sahibi (Yunus) gibi olma. Hani o dertli dertli Rabbine niyaz etmişti&#8221; (el-Kalem 68/48).</p>
<p>Hem bu âyette hem de yukarıdaki âyette Yûnus (a.s)&#8217;ın sabretmemesine Allah&#8217;ın emri olmadan milletini terketmeye kalkışmasına işâret edilmiştir. Onun bu hali üzerine Yüce Allah şöyle buyurmuştu:</p>
<p>&#8220;O halde peygamberlerden azim sahibi olanların sabrettiği gibi sen de sabret&#8221; (el-Ahkâf 46/35).</p>
<p>Allah&#8217;ın müsaadesi olmadan Yûnus (a.s)&#8217;ın ayrılmaya kalkışması iyi netice vermemişti. Ninova&#8217;dan ayrılmak için bir gemiye binmişti. Geminin batmaya yüz tutması üzerine hafiflemesi için yolculardan birinin suya atılması gerekti. Kimin suya atılacağını tesbit için kur&#8217;a çekildi ve kur&#8217;a Yûnus (a.s)&#8217;a isâbet etti. Bu durum kur&#8217;ân&#8217;da şöyle haber verilmiştir:</p>
<p>&#8220;Gemide onlarla karşılıklı Kur&#8217;a çektiler de yenilenlerden oldu&#8221; (es-Saffat 37/141).</p>
<p>İşin daha acısı Yûnus (a.s) denize atıldıktan sonra bir balık onu yutmuştu. Yüce Allah Kur&#8217;ân&#8217;da onun bu durumunu şöyle haber vermiştir:</p>
<p>&#8220;Yûnus (Rabbinden izinsiz olarak kavminden ayrıldığı için) kendisi kötülüklerken onu bir balık yuttu&#8221; (es-Saffat 37/142).</p>
<p>Burada Yûnus (a.s) hatasını anlamış ve nefsini kınamaya başlamıştı. Balığın karnındaki karanlıklarda:</p>
<p>&#8220;Senden başka ilâh yoktur. Sen eksikliklerden uzaksın yücesin. Ben zalimlerden oldum!&#8221; (el-Enbiyâ 21/87) diye dua etmeye ve Allah&#8217;a yalvarmaya başladı. Bu şekilde imân ve inançla Allah&#8217;a sığınması neticesinde Yüce Allah onu affetmişti (el-Maverdî en-Nuketu ve&#8217;l-Uyûnu Beyrut 1992 III 465 vd). Yûnus (a.s)&#8217;ın duasının kabul edildiği ve Allah tarafından bağışlandığı Kur&#8217;ân&#8217;da şöyle dile getirilmiştir:</p>
<p>&#8220;Biz de onun duasını kabul ettik ve onu tasadan kurtardık. İşte biz insanları böyle kurtarırız&#8221; (el-Enbiyâ 21/88).</p>
<p>&#8220;Eğer tesbih edenlerden olmasaydı (insanların) yeniden diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı&#8221; (es-Saffat 37/143 144).</p>
<p>Gücü her şeye yeten Yüce Allah balığın karnındaki Yûnus (a.s)&#8217;ı öldürmedi. Bir süre sonra balık onu ağzı ile sahile bırakmıştı. Onun kurtuluş ve daha sonraki hafi Kur&#8217;ân&#8217;da şöyle haber verilmiştir:</p>
<p>&#8220;(Ama balığın karnında bizi andı tesbih etti) biz de onu hasta bir halde ağaçsız boş bir yere attık ve üzerine (gölge yapması için) kabak türünden bir ağaç bitirdik&#8221; (es-Saffat 37/145 146).</p>
<p>Yûnus (a.s)&#8217;ın Allah tarafından affedilmesi ve büyük bir tehlikeden kurtarılması Kur&#8217;ân&#8217;ın başka bir yerinde dile getirilmiştir:</p>
<p>&#8220;Sen Rabb&#8217;inin hükmüne sabret balık sahibi (Yûnus) gibi olma. Hani o sıkıntıdan yutkunarak (Allah&#8217;a) seslenmişti. Eğer Rabb&#8217;inden ona bir nimet yetişmeseydi yerilerek çıplak bir yere atılırdı. Fakat (böyle olmadı) Rabb&#8217;i onun duasını kabul etti de onu salihlerden kıldı&#8221; (el-Kalem 68/8 49 50).</p>
<p>Yûnus (a.s)&#8217;ı bu sıkıntılardan kurtaran Yüce Allah onun milletine de neticede hidâyeti nasib etti. Onlar da sonunda Allah&#8217;a imân edip tevhid&#8217;e sarıldılar. Onların tevbe edip hakka dönüşlerini ifâde eden âyetin meâli şöyledir:</p>
<p>&#8220;İnandılar biz de onları bir süreye kadar geçindirdik&#8221; (es-Saffat 37/148).</p>
<p>Yûnus (a.s)&#8217;ın milletinin bu şekilde tevbe etmeleri küfürden dönüp Allah&#8217;a inanmaları Allah tarafından övülmüş methedilmiştir:</p>
<p>&#8220;Keşke (azabı gördükten sonra) inanıp da inanması kendisine fayda veren bir memleket olsaydı! (Azabı gördükten sonra inanmak hiç bir memlekete yarar sağlamamıştır). Yalnız Yûnus&#8217;un kavmi (azab henüz inmeden önce) inanınca dünya hayatında onlardan rezillik azabını kaldırmış ve onları bir süre daha yaşatmıştık&#8221; (Yûnus 10/98).</p>
<p>Yûnus (a.s)&#8217;ın faziletli bir insan olduğu Yüce Allah tarafından şöyle haber verilmiştir:</p>
<p>&#8220;İsmâil el-Yesa&#8217; Yunus ve Lut&#8217;a da (yol gösterdik). Hepsi iyilerden idiler&#8221; (el-En&#8217;âm 6/86).</p>
<p>Hz. Muhammed (s.a.v) de onu şöyle övmüştür:</p>
<p>&#8220;Her kim ben Yûnus b. Mattâ&#8217;dan hayırlıyım derse yalan söylemiştir&#8221; (Buhârî Tefsiru süre 6 4).</p>
<p>Yûnus (a.s) da diğer peygamberler gibi insanları küfrün şerrinden nehyetmiş ve Allah&#8217;a imân etmeye davet etmiştir. İnanan insanlar için onun hayatından alınacak çeşitli ibretler vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/peygamberler/hz-yunus-as-hayati-ve-kisiligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hz. ZÜLKİFL (a.s) Hayatı ve Kişiliği</title>
		<link>http://www.edep.org/peygamberler/hz-zulkifl-as-hayati-ve-kisiligi.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/peygamberler/hz-zulkifl-as-hayati-ve-kisiligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 05:51:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[beyrut]]></category>
		<category><![CDATA[cami]]></category>
		<category><![CDATA[habur]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[halis]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[hepsi]]></category>
		<category><![CDATA[hz]]></category>
		<category><![CDATA[ibadet]]></category>
		<category><![CDATA[iddia]]></category>
		<category><![CDATA[kul]]></category>
		<category><![CDATA[kur]]></category>
		<category><![CDATA[kuvvet]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[rahim]]></category>
		<category><![CDATA[salih]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[siret]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[temiz]]></category>
		<category><![CDATA[tevhid]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi]]></category>
		<category><![CDATA[yahudiler]]></category>
		<category><![CDATA[zengin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=317</guid>
		<description><![CDATA[Hz. ZÜLKİFL (a.s)
Kur&#8217;ân&#8217;da adı geçen peygamberlerden biri.
Kur&#8217;ân&#8217;da iki yerde kendisinden bahsedilmektedir: &#8220;İsmâil İdris ve Zülkifl hepsi sabredenlerdendi. Onları rahmetimize soktuk. Şüphesiz onlar salih olanlardandı&#8221; (el-Enbiyâ 21/85 86).
Âyette geçen &#8220;Zülkifl&#8221; adı değil lakabıdır ve &#8220;nasib ve kısmet sahibi&#8221; anlamına gelir. Fakat burada dünyevî zenginliği değil onun üstün kişiliğini ve âhiretteki derecesini kastetmek için kullanılmıştır. Onun gerçek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. ZÜLKİFL (a.s)</p>
<p>Kur&#8217;ân&#8217;da adı geçen peygamberlerden biri.</p>
<p>Kur&#8217;ân&#8217;da iki yerde kendisinden bahsedilmektedir: &#8220;İsmâil İdris ve Zülkifl hepsi sabredenlerdendi. Onları rahmetimize soktuk. Şüphesiz onlar salih olanlardandı&#8221; (el-Enbiyâ 21/85 86).</p>
<p>Âyette geçen &#8220;Zülkifl&#8221; adı değil lakabıdır ve &#8220;nasib ve kısmet sahibi&#8221; anlamına gelir. Fakat burada dünyevî zenginliği değil onun üstün kişiliğini ve âhiretteki derecesini kastetmek için kullanılmıştır. Onun gerçek adı hakkında çok farklı rivayetler vardır. Yahudiler O&#8217;nun İsrailoğullarının esâreti sırasında peygamber tayin edilen ve vazifesini Habur ırmağı yakınlarında bir bölgede yapan Hereksel olduğunu iddia etmişlerdir. Âlimlerin bir kısmı da onun Eyyub (a.s)&#8217;ın kendisinden sonra peygamber olan Bişr adındaki oğlu olduğunu söylemişlerdir. Fakat bu görüşlerin hiç biri kesinlik derecesine sahip değildir.</p>
<p>Zülkifl (a.s)&#8217;ın peygamber olmadığı söyleyenler olmuşsa da âlimlerin ekseriyetine göre peygamberdir ve makbul olan görüş de budur (el-Kurtubî el-Cami&#8217;li Ahkâmi&#8217;l-Kur&#8217;ân Kahire 1967 XI 327 vd.; el-Alusî Ruhu&#8217;l-Meânî Beyrut t.y. XVII 82; el-Mevdudî Tefhimu&#8217;l-Kur&#8217;ân İstanbul 1991 III 327).</p>
<p>Yüce Allah Eyyûb (a.s)&#8217;in kıssasını arzettikten sonra peygamberlerinden bazılarını anmış ve onları övmüştür. İnsanları tevhide çağıran Allah&#8217;ın sevgi ve övgülerini kazanan bu peygamberden biri de Zülkifl (a.s)&#8217;dir. Bu konudaki âyetlerin meâli şöyledir:</p>
<p>&#8220;Kuvvetli ve basiretli kullarınız İbrahim&#8217;i İshâk&#8217;ı ve Yâkub&#8217;u da an. Biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip kendimize halis (kul) yaptık. Onlar bizim yanımızda seçkinlerden hayırlılardandır. İsmâil&#8217;i Elyesâ&#8217;ı Zülkifl&#8217;i de an. Hepsi de iyilerdendir&#8221; (Sad 38/45 46 47 48).</p>
<p>Taberî&#8217;de yer alan bir rivayete göre Zülkifl (a.s) Şam&#8217;da otururdu. Oradaki halkı Allah&#8217;a inanmaya O&#8217;na ibadet etmeye ve dürüst bir şekilde yaşamaya çağırdı ve orada vefât etti (et-Taberî Tarih Mısır 1326 I 167).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/peygamberler/hz-zulkifl-as-hayati-ve-kisiligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hame-i Mesnûn</title>
		<link>http://www.edep.org/dini-bilgiler/hame-i-mesnun.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/dini-bilgiler/hame-i-mesnun.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 13:56:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[adem]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[çamur]]></category>
		<category><![CDATA[Hame-i]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Mesnûn]]></category>
		<category><![CDATA[Sonra]]></category>
		<category><![CDATA[Tîn-i]]></category>
		<category><![CDATA[toprak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=253</guid>
		<description><![CDATA[Hame-i Mesnûn: Sonra cıvık ve yapışkan çamur hame-i mesnûn haline getirildi. Hame-i mesnûn suretlenmiş şekil verilmiş değişmiş ve kokmuş bir haldeki balçık demektir. &#8220;Andolsun biz insanı kuru bir çamurdan suretlenmiş ve değişmiş bir çamurdan yarattık.&#8221; (el-Hicr 15/26-28)
Böylece Allahü Teâlâ Âdem (a.s.)&#8217;i topraktan yaratmaya başlıyor. Bunu da su ile karıştırarak Tîn-i lâzib yapıyor. Sonra bunu da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hame-i Mesnûn: Sonra cıvık ve yapışkan çamur hame-i mesnûn haline getirildi. Hame-i mesnûn suretlenmiş şekil verilmiş değişmiş ve kokmuş bir haldeki balçık demektir. &#8220;Andolsun biz insanı kuru bir çamurdan suretlenmiş ve değişmiş bir çamurdan yarattık.&#8221; (el-Hicr 15/26-28)</p>
<p>Böylece Allahü Teâlâ Âdem (a.s.)&#8217;i topraktan yaratmaya başlıyor. Bunu da su ile karıştırarak Tîn-i lâzib yapıyor. Sonra bunu da değişikliğe uğratarak kokmuş ve şekillenmiş hame (balçık) haline getiriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/dini-bilgiler/hame-i-mesnun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyada sevdirilen üç şey</title>
		<link>http://www.edep.org/dini-bilgiler/dunyada-sevdirilen-uc-sey.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/dini-bilgiler/dunyada-sevdirilen-uc-sey.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2008 08:41:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[amil]]></category>
		<category><![CDATA[azrail]]></category>
		<category><![CDATA[Ebubekir]]></category>
		<category><![CDATA[giydirmek]]></category>
		<category><![CDATA[hamza]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan]]></category>
		<category><![CDATA[hidayet]]></category>
		<category><![CDATA[hz ali]]></category>
		<category><![CDATA[israfil]]></category>
		<category><![CDATA[kaftan]]></category>
		<category><![CDATA[kuran]]></category>
		<category><![CDATA[mikail]]></category>
		<category><![CDATA[muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[nehyetmek]]></category>
		<category><![CDATA[nisa]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer]]></category>
		<category><![CDATA[osman]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberler]]></category>
		<category><![CDATA[Rasulullah]]></category>
		<category><![CDATA[sevimli]]></category>
		<category><![CDATA[vefa]]></category>
		<category><![CDATA[zahid]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=243</guid>
		<description><![CDATA[Peygamber efendimiz buyurdular ki:
Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: güzel koku, helal nisa, gözüm nuru olan namaz
Hz. Ebubekir ise bana üç şey sevdirildi ya rasulullah:senin yüzüne bakmak
kızımın Rasulullahın zevcesi olması, senin yolunda mal harcamak
Hz. Ömer ra bana üç şey sevdirildi.:iyilikle emretmek, kötülükten nehyetmek eski kaftan giymek
Hz. Osman ra Dünyada bana üç şey sevdirildi.:aç doyurmak, kuran okumak, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><strong><span style="color: #ff0000;">Peygamber efendimiz buyurdular ki:</span><br />
Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: güzel koku, helal nisa, gözüm nuru olan namaz</strong></strong></p>
<p><strong><strong><span style="color: #ff0000;">Hz. Ebubekir</span> ise bana üç şey sevdirildi ya rasulullah:senin yüzüne bakmak<br />
kızımın Rasulullahın zevcesi olması, senin yolunda mal harcamak</strong></strong></p>
<p><strong><strong><span style="color: #ff0000;">Hz. Ömer ra</span> bana üç şey sevdirildi.:iyilikle emretmek, kötülükten nehyetmek eski kaftan giymek</strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><strong>Hz. Osman ra</strong></strong></span><strong><strong> Dünyada bana üç şey sevdirildi.:aç doyurmak, kuran okumak, çıplak giydirmek</strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><strong>Hz. Ali ra</strong></strong></span><strong><strong> bende dünyadan üç şeyi sevdim: misafire hizmet etmek, yaz gününde oruç tutmak, düşmana kılıç vurmak</strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><strong>İbni Abbas ra:</strong></strong></span><strong><strong>Bana da üş şey sevdirildi: mahlukattan uzlet, Allah ile ünsiyet, Allah’a tövbekar olmak<br />
<span style="color: #ff0000;">Hz. Hasan ra</span>:Bana da üç şey sevimli geldi: geceleri namaz kılmak, sözün doğrusunu söylemek, hastaları ziyaret etmek</strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><strong>Hz. Hüseyin ra</strong></strong></span><strong><strong>:Ben üç şeyi sevdim: Allah’a. Muhabbet, Allah için fukaraya şefkat, Allah yolunda şehadet</strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><strong>Hz. Hamza ra</strong></strong></span><strong><strong> Bana da üç şey sevimli gelir: Ahde vefa, emaneti eda, cemaate devam</strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><strong>Hz. Aişe</strong></strong></span><strong><strong> bana sevimli gelen üç şey: ana babaya ikram, helal kazanç, haramdan sakınmak<br />
Hz. Fatıma ise: yetimlere şefkat, komşuya ihsan, fakir ve zaiflere merhamet</strong></strong></p>
<p><strong><strong><span style="color: #ff0000;">Mikail (as):</span> ağlayan göz, zikreden lisan, titreyen kalb</strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><strong>İsrafil (as):</strong></strong></span><strong><strong>ilmiyle amil alim, sabırlı zahid, acize yardım</strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><strong>Azrail (as):</strong></strong></span><strong><strong> Allah’a tevekkül, Allah’ın kaderine rıza, Allah’ın emrine itaat</strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><strong>Cebrail (as)</strong></strong></span><strong><strong>:delalette olanları hidayet etmeyi, Allah itaatkar olan gariblerle ünsiyet etmeyi, darlık içinde olan ailelere yardım etmeyi</strong></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><strong>Cenab-ı Rabbul Alemin hazretleri buyurdu:</strong></strong></span><strong><strong> sıkıntıları kaldırmak, günahları mağfiret etmek, ayıplan setretmek</strong></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/dini-bilgiler/dunyada-sevdirilen-uc-sey.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber Efendimizi sevmenin alametleri nelerdir?</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizi-sevmenin-alametleri-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizi-sevmenin-alametleri-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:34:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[annesi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[emare]]></category>
		<category><![CDATA[feda]]></category>
		<category><![CDATA[haller]]></category>
		<category><![CDATA[iman]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[resul]]></category>
		<category><![CDATA[RESULULLAH]]></category>
		<category><![CDATA[seni]]></category>
		<category><![CDATA[sevmek]]></category>
		<category><![CDATA[suyuti]]></category>
		<category><![CDATA[ulu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=201</guid>
		<description><![CDATA[Gönüllerin Efendisi’ni sevmenin alametleri nelerdir?
“Ümmetimden beni çok seven kimseler bulunacaktır ki, onlar benden sonra gelecekler. Onlardan biri beni görebilmek için bütün aile ve malını feda etmek isteyecektir.”
(Müslim)
Her soyut şeyin vücudu, var olduğu somut bazı alametlerinden anlaşılabilir; sevgi, şefkat, nefret, korku, iman, aşk vs… Bebeğinin en ufak bir gürültüsünde annesini yatağında fırlatan hâl şefkatin somutlaşması değil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gönüllerin Efendisi’ni sevmenin alametleri nelerdir?</strong></p>
<p>“Ümmetimden beni çok seven kimseler bulunacaktır ki, onlar benden sonra gelecekler. Onlardan biri beni görebilmek için bütün aile ve malını feda etmek isteyecektir.”<br />
(Müslim)</p>
<p>Her soyut şeyin vücudu, var olduğu somut bazı alametlerinden anlaşılabilir; sevgi, şefkat, nefret, korku, iman, aşk vs… Bebeğinin en ufak bir gürültüsünde annesini yatağında fırlatan hâl şefkatin somutlaşması değil de nedir? Zaten ana demek de şefkatin somutlaşıp, ete kemiğe bürünmesi demek değil midir? Bunun gibi, her soyut şey somut alamet ve işaretlerle arz-ı endam eder, kendini gösterir…<br />
Peygamber’e duyulan iştiyak da bazı emare ve işaretlerle kendini belli eder. Bir insanda bu vasıf ve haller varsa o, Peygamber’ini seviyor kanaati bizde hasıl olur. Nedir onlar?</p>
<p><strong>İsterseniz maddeler halinde sıralayalım.</strong></p>
<p><em>1- RESULULLAH’I HERKESE VE HER ŞEYE TERCİH ETMEK:<br />
2- RESULULLAH’I ÇOK ANMAK:<br />
3- İMAM CELALEDDİN SUYUTİ’NİN BİLDİRDİĞİ BİR ALAMET:<br />
4- O’NU HÛŞÛ-HÛDÛ İÇİNDE, İÇİ SIZLAYARAK ANMAK:<br />
5- RESULULLAH’IN DOSTLARINI DOST BELLEMEK:<br />
6- HER GÜN SALAVAT GETİRMEK<br />
7- SÜNNETİNİ SEVMEK<br />
8- KUR’AN’I SEVMEK<br />
9- EHL-İ BEYT’İ SEVMEK<br />
10- DAVASINI BENİMSEMEK, OMUZLAMAK</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizi-sevmenin-alametleri-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamberimizin Süt Anneye Verilişi</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamberimizin-sut-anneye-verilisi.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamberimizin-sut-anneye-verilisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:22:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[ali]]></category>
		<category><![CDATA[annesi]]></category>
		<category><![CDATA[arap]]></category>
		<category><![CDATA[bir anda]]></category>
		<category><![CDATA[bira]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[güzel]]></category>
		<category><![CDATA[halime]]></category>
		<category><![CDATA[harem]]></category>
		<category><![CDATA[haris]]></category>
		<category><![CDATA[hatun]]></category>
		<category><![CDATA[indi]]></category>
		<category><![CDATA[mekke]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=175</guid>
		<description><![CDATA[Yeni doğan çocukları süt anneye vermek; Kureyş ve sair Arap eşrafının adeti idi.
Bu da; kadınların kocaları ile daha iyi meşgul olmalarını ve çocuklarında ,özellikle ,havasının güzelliği, rutubetinin azlığı ve suyunun tatlılığı ile tanınan yerlerde yasayan şerefli kabileler arasında, sağlam vücutlu,siki etli, cesaretli yetişmelerini ve düzgün, pürüzsüz konuşmayı öğrenmelerini sağlamak içindi.
Mekke çevresinde ve Harem içinde oturan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni doğan çocukları süt anneye vermek; Kureyş ve sair Arap eşrafının adeti idi.<br />
Bu da; kadınların kocaları ile daha iyi meşgul olmalarını ve çocuklarında ,özellikle ,havasının güzelliği, rutubetinin azlığı ve suyunun tatlılığı ile tanınan yerlerde yasayan şerefli kabileler arasında, sağlam vücutlu,siki etli, cesaretli yetişmelerini ve düzgün, pürüzsüz konuşmayı öğrenmelerini sağlamak içindi.<br />
Mekke çevresinde ve Harem içinde oturan kabilelerden Süt annesi olanlar, her yıl iki defa, yaz ve güz olmak üzere Mekke`ye gelirler,çocukları alıp götürürlerdi.<br />
Peygamber efendimizi(A.S) Ben`i Sa`d b.Bekr kabilesinden Süt annesi Halime hatun götürdü.<br />
Peygamberimizin Süt kardeşleri şunlardır::<br />
Abdullah b. Haris,Üneyse binti.Haris,Şeyma bint-i Haris.<br />
Peygamberimizi Yetim olduğu için Arap kadınları kabul etmemiş; sadece kabilesine götürecek çocuk bulamayan Halime, eli bos gitmemesi için peygamberimizi kabul etmişti.Peygamberimizi aldıktan sonra Halime ve Ailesinin yaşam tarzı bir anda değişti.<br />
Bunlardan bazılarını Halimenin dilinden dinleyecek olursak; Halime Hatun der ki;&#8220; İçinde bulunduğumuz kuraklık ve kıtlık yılında hiç bir şeyimiz kalmamıştı. Ben, kır merkebimin üzerinde idim.Yanımızda, yaşlı bir devemiz vardı,bize bir damla süt vermiyordu.<br />
Üzerinde bulunduğum merkebin ağır yürümesi yol arkadaşlarımı çileden cıkartıyordu.Nihayet Mekke’ye varıp emdirilecek oğlan çocukları aramaya başladık. İçimizden hiç bir kadın Muhammedi almak istemiyor,ondan uzak duruyorduk. Çünkü, bizler emdireceğimiz çoçuğun babasından bahisse kavuşmayı ve ondan armağanlar almayı bekliyorduk.<br />
Bir ara Muhammed in dedesi Abdulmuttaliple karşılaştım,bana; İsmin nedir ?diye sordu.<br />
Halime dedim. Bana;Ey Halime! Benim yanımda bir yetim çocuğum var onu emzirmek için Beni Sa`d kabilesi kadınlarına teklif ettim öksüz olduğu için kabul etmediler. Sen kabul eder misin? Ben ,&#8220;bana biraz müsaade ette kocama bir danışayım&#8220;dedim.<br />
Hemen kocamın yanına döndüm,ona haber verdim. Kocam izin verince Muhammedi aldım.<br />
Muhammed bize gelince,evimiz öyle bereketlendi ki kocam la hayretler içinde kaldik.Sütü çekilmiş olan devemizde sütler fazlaca akmaya, zayıf olan merkebimizi,yolda başka hiç bir binek hayvan geçememeğe,davarlarımıza inen süt hiç bir davara inmemeye başladı.<br />
Peygamberin Çocukluğu daha değişikti. Daha iki Aylık iken,her tarafa yuvarlanmaya çalışıyordu.Üç Aylık olunca Day durmaya çalışıyordu.Dört Aylık olunca, duvara tutunup yürüyordu.Beş Aylık olunca bir yere tutunmadan yürüyebiliyordu.Altı Ayı tamamlayınca, yürümeyi hızlandırmıştı.Yedi Aylık iken her tarafa gidebiliyor,koşabiliyordu. Sekiz Aylık iken,konuşuyor,konuşulanı anlayabiliyordu.On Aylık iken Ok atabiliyordu. İki Yılı doldurduğu zaman,oldukça, iri ve gösterişli bir çocuk olmuştu.Onu Annesine götürdük, Amma,biz,Onun yüzünden gördüğümüz hayır ve bereketten dolayı, Yanımızda bir müddet daha tutmaya çok istekli bulunuyorduk.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamberimizin-sut-anneye-verilisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

