<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>edep.ORG &#187; Aleyhisselam</title>
	<atom:link href="http://www.edep.org/etiket/aleyhisselam/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.edep.org</link>
	<description>edep ya hu!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2009 15:54:35 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Allahü Ehad Ver-resulü Ahmed</title>
		<link>http://www.edep.org/dini-bilgiler/allahu-ehad-ver-resulu-ahmed.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/dini-bilgiler/allahu-ehad-ver-resulu-ahmed.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2009 15:54:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Anas]]></category>
		<category><![CDATA[gerek]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[havva]]></category>
		<category><![CDATA[hikmet]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kelime-i]]></category>
		<category><![CDATA[mekke]]></category>
		<category><![CDATA[nazar]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=349</guid>
		<description><![CDATA[Allahü ehad ver-resulü Ahmed
İbrahim Havvas hazretleri anlatır:
Bir sene hacca gitmeye niyet ettim. Bu niyetle yola çıktım. Maksadım Kâbe-i şerif tarafına gitmek olduğu halde istemeyerek ters yöne gidiyordum. Allahü teâlânın iradesi beni batı tarafına çekiyordu. En sonunda İstanbul’a gitmeye karar verdim. Şehre girdim. Yüksek bir köşk gördüm. Kapı önünde bir kısım insanlar bir araya toplanmışlardı. Yaklaştım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Allahü ehad ver-resulü Ahmed<br />
İbrahim Havvas hazretleri anlatır:<br />
Bir sene hacca gitmeye niyet ettim. Bu niyetle yola çıktım. Maksadım Kâbe-i şerif tarafına gitmek olduğu halde istemeyerek ters yöne gidiyordum. Allahü teâlânın iradesi beni batı tarafına çekiyordu. En sonunda İstanbul’a gitmeye karar verdim. Şehre girdim. Yüksek bir köşk gördüm. Kapı önünde bir kısım insanlar bir araya toplanmışlardı. Yaklaştım ve (Niçin toplandınız?) diye sordum. (Rum Kayseri’nin kızı delirdi. Çare bulmak için doktorları toplandı) dediler.<br />
Bunda bir hikmet olsa gerektir dedim ve içeri girdim. Orada Kayser’in kızını parlak ay<br />
gibi gördüm. Bana bakıp dedi ki:<br />
- Hoş geldin ey İbrahim Havvas!<br />
- Beni nereden tanıyorsunuz?<br />
- Canımı Cânâna teslim etmek istedim ve Hak teâlâdan sevdiği bir kulunu yanımda bulundurmasını niyaz ettim. Rüyamda buyuruldu ki: “Yarın İbrahim Havvas sana gelecek!”<br />
- Hastalığınız nedir?<br />
- Bir gece dışarı çıkıp ibret nazarıyla gökyüzüne baktım. Kendimden geçtim. “Allahü ehad ver-resulü Ahmed” kelimesi dilime manası kalbime geldi. Bu kelimeyi dilimden düşürmez oldum. Bu sebepten hâlime delilik alameti bana da deli dediler. [Bu sözlerin manası “Allah birdir ve Peygamberi Ahmed (yani Muhammed aleyhisselam)‘dır].<br />
- Bizim diyara gelmek ister misin?<br />
- Sizin diyarda ne var?<br />
- Mekke Medine ve Beytül-mukaddes (Mescid-i Aksa) oradadır.<br />
- Sağ tarafına bak!<br />
Baktım bir düzlükte Mekke Medine ve Beytül-mukaddes karşımda duruyor gördüm. Az sonra dedi ki:<br />
- Vakit yaklaştı. İstek ve arzu haddi aştı.<br />
Kelime-i şehadet getirip ruhunu teslim etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/dini-bilgiler/allahu-ehad-ver-resulu-ahmed.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber Efendimizin Faziletleri</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-faziletleri.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-faziletleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:33:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[Aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[bulut]]></category>
		<category><![CDATA[Cebrail]]></category>
		<category><![CDATA[Cennette]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[habib]]></category>
		<category><![CDATA[hamile]]></category>
		<category><![CDATA[incil]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[RESULULLAH]]></category>
		<category><![CDATA[safiye]]></category>
		<category><![CDATA[seni]]></category>
		<category><![CDATA[sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[sihir]]></category>
		<category><![CDATA[tevrat]]></category>
		<category><![CDATA[yara]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=199</guid>
		<description><![CDATA[Peygamber efendimizin faziletleriSual: Peygamber efendimizin faziletlerini bildirir misiniz?
CEVAP
Mevahib-i ledünniyye ve Mirat-i kâinat kitaplarında bildirilen faziletlerinden bazıları şöyledir:
Canlılar içinde ilk olarak Muhammed aleyhisselamın ruhu yaratıldı. Hak teâlâ (Her şeyi senin için yarattım, sen olmasaydın, hiçbir şeyi yaratmazdım) buyurdu. Tevrat, İncil ve Zebur’da övülüp müjdelenmiştir.
Âmine validemiz ona hamile olunca, bütün putlar yüzüstü devrildi. Bütün şeytanlar ve sihir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Peygamber efendimizin faziletleriSual: Peygamber efendimizin faziletlerini bildirir misiniz?</strong></p>
<p><em>CEVAP</em></p>
<p>Mevahib-i ledünniyye ve Mirat-i kâinat kitaplarında bildirilen faziletlerinden bazıları şöyledir:</p>
<p>Canlılar içinde ilk olarak Muhammed aleyhisselamın ruhu yaratıldı. Hak teâlâ (Her şeyi senin için yarattım, sen olmasaydın, hiçbir şeyi yaratmazdım) buyurdu. Tevrat, İncil ve Zebur’da övülüp müjdelenmiştir.</p>
<p>Âmine validemiz ona hamile olunca, bütün putlar yüzüstü devrildi. Bütün şeytanlar ve sihir yapan büyücüler âciz kalıp, işlerini yapamaz oldular. Doğunca da bütün putlar yıkıldı. Doğduğu gece, Kisra’nın sarayı yıkıldı. Mecusilerin bin yıldan beri yanan ateşi söndü. Save gölünün suyu kurudu.</p>
<p>Safiye Hatun anlatır:<br />
Doğduğu gece 6 alamet gördüm:<br />
1- Doğar doğmaz secde etti.<br />
2- Başını kaldırıp “La ilahe illallah inni Resulullah” dedi.<br />
3- Her taraf aydınlandı.<br />
4- Yıkayacaktım, biz Onu yıkadık diye bir ses işittim.<br />
5- Göbeği kesilmiş ve sünnet edilmiş gördüm.<br />
6- Sırtında nübüvvet mührü vardı. İki küreği ortasında “La ilahe illallah Muhammedün Resulullah” yazılı idi.</p>
<p>Çocuk iken, başı hizasında bir bulut gölge yapardı.</p>
<p>Ona salevat okumak âyet-i kerime ile bildirildi. Kelime-i şehadette, ezanda, ikamette, namazdaki teşehhüdde, birçok dualarda ve Cennette Allahü teâlâ, Onun ismini kendi isminin yanına koymuştur.<br />
Allahü teâlâ, Onu kendisine habib [sevgili] yaptı, herkesten daha çok sevdi.</p>
<p>Kimseden bir şey öğrenmemiş iken, Allahü teâlâ Ona, her ilmi, her üstünlüğü verdi. Her yerde her zaman mübarek kalbi hep Allahü teâlâ ile idi.</p>
<p>Allahü teâlâ, bütün peygamberlere (Ya Âdem, ya Musa, ya İsa) diyerek ismi ile hitap ederken, Ona (Ya eyyühennebiyyu, ya eyyüherresul) diye özel hitap ediyor.</p>
<p>Namazda otururken, (Esselamü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullahi) oku¤¤¤¤¤¤ Ona selam vermek emrolundu. Namazda, başka bir Peygambere böyle söylemek caiz olmadı.</p>
<p>Her peygamber kendi milletine, o ise her millete gönderilmiştir.</p>
<p>Her peygamber, iftiralara kendisi cevap verdi, fakat ona yapılan iftiralara Allahü teâlâ cevap verdi.</p>
<p>İsmi ile çağırmak, yanında yüksek sesle konuşmak haram idi.</p>
<p>Hz. Cebrail 24 bin kere geldi. Başka Peygamberlere çok az geldi.</p>
<p>Mübarek hanımları müminlerin anneleri idi ve onlarla evlenmek başkalarına haram edildi.</p>
<p>Önünden gördüğü gibi, arkasından da görürdü.</p>
<p>Mübarek teri, gül gibi güzel kokardı.</p>
<p>Uzun kimselerin yanında iken, onlardan yüksek görünürdü.</p>
<p>Güneş ve Ay ışığında gölgesi yere düşmezdi.</p>
<p>Üstüne sinek ve başka hiçbir böcek konmazdı.</p>
<p>Çamaşırları, ne kadar çok giyse de hiç kirlenmezdi.</p>
<p>Taş üstüne basınca, izi kalır, kum üstünde iz bırakmazdı.</p>
<p>Sözü çok vecizdi. Az kelime ile çok şey anlatırdı.</p>
<p>Eshabının hepsi, peygamberler hariç, bütün insanlardan üstündür.</p>
<p>Onun ümmeti de bütün ümmetlerin en üstünüdür.</p>
<p>Onun mübarek ismini taşıyan mümin Cennete girer.</p>
<p>Onu ve ehl-i beytini sevmek farzdır.</p>
<p>Hz. Azrail, içeri girmek için izin istedi. Başka hiç kimseden izin istemedi.</p>
<p>Kabrinin toprağı, her yerden ve Kâbe’den daha kıymetlidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-faziletleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamberimizin Hz. Ali´ye Vasiyyeti</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamberimizin-hz-ali%c2%b4ye-vasiyyeti.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamberimizin-hz-ali%c2%b4ye-vasiyyeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:32:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[Aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[feda]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hatta]]></category>
		<category><![CDATA[hz ali]]></category>
		<category><![CDATA[hz muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[ilahiler]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[mahrum]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[RESULULLAH]]></category>
		<category><![CDATA[Sahabeler]]></category>
		<category><![CDATA[uzak]]></category>
		<category><![CDATA[veda hutbesi]]></category>
		<category><![CDATA[zevk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=197</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Ali (kv) bildiriyor:
Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı:
&#8220;Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir. Ancak benden sonra peygamber gelmeyecektir. Sana vasiyetler edeceğim. Dinlersen şükredenler olur ve şehid olursun. Allahu Teala seni kıyamet günü alim ve fakih olarak diriltir&#8221; buyurdu ve devam etti:
Ya Ali! Müminin üç alameti vardır:
1. Namaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Ali (kv) bildiriyor:</p>
<p>Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı:</p>
<p>&#8220;Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir. Ancak benden sonra peygamber gelmeyecektir. Sana vasiyetler edeceğim. Dinlersen şükredenler olur ve şehid olursun. Allahu Teala seni kıyamet günü alim ve fakih olarak diriltir&#8221; buyurdu ve devam etti:</p>
<p>Ya Ali! Müminin üç alameti vardır:</p>
<p>1. Namaz kılmak<br />
2. Oruç tutmak<br />
3. Sadaka vermektir.</p>
<p>Münafıkta da üç alamet vardır:</p>
<p>1. Herkesin yanında namaz kılarken rüku, secde ve diğer rükunları tam olarak yapar; yalnız namaz kılarken bunların hiç birine dikkat etmez.<br />
2. Kendisini medhettikleri zaman işlerini seve seve, zevkle yapar.<br />
3. Allahu Teala Hazretlerini başkalarının yanında zikredip, yalnız kalınca unutur.</p>
<p>Münafıkta üç alamet daha bulunur:</p>
<p>1. Söylediği söz yalandır.<br />
2. Verdiği sözde durmaz.<br />
3. Emanete hıyanet eder.</p>
<p>Ya Ali! Zalimde de üç alamet vardır:</p>
<p>1. Kendisinden aşağı olanlara baskı yapar.<br />
2. Gücü yeterse başkalarının malını zorla alır.<br />
3. Nereden yiyip, nerden giyeceğini hiç incelemez, üzülmez.</p>
<p>Kıskançlarda da üç hususiyet vardır:</p>
<p>1. Herkesin yanında o kimseye yaltaklanır.<br />
2. Herkesin arkasından gıybet eder.<br />
3. Musibete düşen kimselere sevinir.</p>
<p>Ya Ali! Tembellerde de üç alamet vardır:</p>
<p>1. Allahu Teala&#8217;ya yaptığı taatinde tembellik eder.<br />
2. Kusurlu amel eder. Yaptığı da boşa gider.<br />
3. Namazı geciktirir, hatta vaktini de geçirir.</p>
<p>Tevbe eden kimsenin de üç alameti vardır:</p>
<p>1. Haramlardan sakınır.<br />
2. İlim öğrenmeye hırslı olur.<br />
3. Göğüsten çıkan sütün tekrar girme ihtimali olmadığı gibi, tevbe ettiği günaha bir daha dönmez.</p>
<p>Ya Ali! Akıllı kimsede de üç alamet bulunur:</p>
<p>1. Dünyayı aşağı görür.<br />
2. Cefa, sıkıntı çeker.<br />
3. Sıkıntı, musibet geldiği zamanlarda sabreder.</p>
<p>Sabırlı kimsenin de üç alameti vardır:</p>
<p>1. Kendisini ziyaret etmeyenleri ziyaret eder, sıla-i rahim eder.<br />
2. Kendisini mahrum edenlere bağışta bulunur.<br />
3. Kendisine zulmedene karşı durmaz.</p>
<p>Ahmak kimsenin de üç nişanı vardır:</p>
<p>1. Allahu Teala&#8217;nın emirlerinde, farzlarda tembellik eder.<br />
2. Abes sözleri çok söyler.<br />
3. Allahu Teala&#8217;nın mahluklarına çok eziyet eder.</p>
<p>Ya Ali! İyi bahtlı olan kimselerinde üç vasfı vardır:</p>
<p>1. Yediği helaldir.<br />
2. Kendi şehrinde ilim meclisinde bulunur.<br />
3. Beş vakit namazı cemaatle kılar.</p>
<p>Bedbaht olanın da üç belirtisi vardır:</p>
<p>1. Yediği haramdır.<br />
2. İlimden uzak olur.<br />
3. Namazı özürsüz yalnız kılar.</p>
<p>İyi işli kimselerin de üç alameti vardır:</p>
<p>1. Allahu Teala&#8217;nın taatinde acele eder.<br />
2. Haramlardan sakınır.<br />
3. Kendisine kötülük eden kimseye iyilik eder.</p>
<p>Ya Ali! Kötü işli olanın da üç alameti vardır:</p>
<p>1. Allahu Teala&#8217;nın emirlerini yapmakta gevşek davranır.<br />
2. Herkese zararı dokunur.<br />
3. Kendisine iyilik edene kötülükte bulunur.</p>
<p>Ya Ali! Salih kimsede üç husus bulunur:</p>
<p>1. Allahu Teala Hazretleri ile iyi amel işlemek üzere sulh eder.<br />
2. İlmiyle dini kuvvetlendirir.<br />
3. Kendisi için beğendiğini başkaları için de beğenir.</p>
<p>Ya Ali! Sakınan, müttaki kimsenin de üç alameti vardır:</p>
<p>1. Kötülerle beraber bulunmaktan kaçınır.<br />
2. Yalan söylemekten sakınır.<br />
3. Harama düşmek korkusu sebebiyle helalden sakınır.</p>
<p>Günahkarın da üç alameti vardır:</p>
<p>1. İşlerinde yanılır, hata eder.<br />
2. Oyun ve çalgı ile meşgul olur.<br />
3. Unutkan olur.</p>
<p>Ya Ali! Kara kalpli olan kimsenin de üç nişanı vardır:</p>
<p>1. Zaiflere acımaz.<br />
2. Az şeye kanaat etmez.<br />
3. Vaaz ve nasihat ona tesir etmez.</p>
<p>Sadık olan kimsenin de üç hasleti vardır:</p>
<p>1. Yaptığı ibadetini gizler.<br />
2. Başına gelen sıkıntı ve musibetleri gizler.<br />
3. Üçüncü vasıf kaynak da belirtilmemiştir.</p>
<p>Fasıkta da üç alamet bulunur:</p>
<p>1. Fitne ve fesadı sever.<br />
2. Halkın hastalık ve musibetini ister.<br />
3. İyi amelden kaçar.</p>
<p>Suflilerin, aşağı kimselerin de üç hali vardır:</p>
<p>1. Akrabasını azarlar.<br />
2. Komşusunu incitir.<br />
3. Günah işlemeyi sever.</p>
<p>Ya Ali! Allahu Teala&#8217;nın merdûdu, reddettiği kimsenin de üç alameti vardır:</p>
<p>1. Çok yalan söyler, yalan yere çok yemin eder.<br />
2. Halka sıkıntı verir.<br />
3. İşlerini başkalarına yükler.</p>
<p>Abid olanın da üç nişanı vardır:</p>
<p>1. Allahu Teala&#8217;ya olan tazimi sebebiyle kendini zelil, aşağı tutar.<br />
2. Şehvetini, arzularını terk eder.<br />
3. Allahu Teala&#8217;nın rızası için huzurunda çok durmayı adet eder.</p>
<p>Ya Ali! Muhlis olanın da üç hasleti vardır:</p>
<p>1. Gücü yeterse affeder.<br />
2. Malının zekatını verir.<br />
3. Sadaka vermeyi sever.</p>
<p>Ya Ali! Bahîl, cimri olanın da üç alameti vardır:</p>
<p>1. Açlıktan korkar.<br />
2. Bir şey isteyenden, dilenciden korkar.<br />
3. Kendisine iyilik eden kimseye, içindekinin hilafına dili ile hayır söyler.</p>
<p>Ya Ali! Sabırlı olanın üç alameti vardır:</p>
<p>1. Taat etmeye sabreder.<br />
2. Günahları terk etmeye sabreder.<br />
3. Allahu Teala&#8217;nın hükümlerine sabreder.</p>
<p>Ya Ali! Facir olanın üç alameti vardır:</p>
<p>1. Yemin etmekle övünür.<br />
2. Kadınları aldatır.<br />
3. Çok bühtan, iftira eder.</p>
<p>Ya Ali! Seni sevenlerin üç nişanı vardır:</p>
<p>1. Malını sana feda eder.<br />
2. Canını senin için feda eder.<br />
3. Senin sırrını gizli tutar.</p>
<p>Ya Ali! Kafirin de üç alameti vardır:</p>
<p>1. Hak Teala&#8217;nın dininden şüphe eder.<br />
2. Hak Teala&#8217;nın sevdiklerine düşmanlık eder.<br />
3. Taat ve ibadetten gafil olur.</p>
<p>Rahmetten uzak olan kulun da üç nişanı vardır:</p>
<p>1. Allahu Teala&#8217;nın mekrinden emin olur.<br />
2. Rahmetinden ümitsiz olur.<br />
3. Hak Teala&#8217;ya ve Resulüne muhalefet etmeyi kendisine adet eder.</p>
<p>Ya Ali! Affedilmiş kulun üç alameti vardır:</p>
<p>1. Allahu Teala&#8217;nın azabından korkar.<br />
2. Mekrinden çekinir.<br />
3. Sırf Allah için vaaz ve nasihatlerde titrer.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamberimizin-hz-ali%c2%b4ye-vasiyyeti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber Efendimizi Ağlatan Üç Gece</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizi-aglatan-uc-gece.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizi-aglatan-uc-gece.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:30:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[Aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Berat]]></category>
		<category><![CDATA[Cebrail]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti]]></category>
		<category><![CDATA[hz muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[kainat]]></category>
		<category><![CDATA[kerim]]></category>
		<category><![CDATA[melekler]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[Ondördüncü]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimiz]]></category>
		<category><![CDATA[sema]]></category>
		<category><![CDATA[Tecelli]]></category>
		<category><![CDATA[teheccüd]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=191</guid>
		<description><![CDATA[Kur&#8217;an-ı Kerim Levhilmahfuza bu gece inmiştir. Bu gecede Peygamberimiz (SAV)&#8217;e şefaatin tamamı verilmiştir. Şabanın onuçüncü gecesi istenmiş üçte biri verilmiş. Ondördüncü gecesi istenmiş üçte ikisi verilmiş. Onbeşinci gecesi ise tamamı verilmiştir.
Peygamberimiz Hz Muhammed (SAV) Berat gecesinin ulviyetini şöyle anlatıyor:
&#8220;Şaban ayının onuçüncü gecesi idi. Cebrail Aleyhisselam bana gelerek &#8216;Ya Muhammed&#8217; dedi &#8216;Kalk teheccüd vaktidir, ümmetin hakkında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur&#8217;an-ı Kerim Levhilmahfuza bu gece inmiştir. Bu gecede Peygamberimiz (SAV)&#8217;e şefaatin tamamı verilmiştir. Şabanın onuçüncü gecesi istenmiş üçte biri verilmiş. Ondördüncü gecesi istenmiş üçte ikisi verilmiş. Onbeşinci gecesi ise tamamı verilmiştir.</p>
<p><em>Peygamberimiz Hz Muhammed (SAV) Berat gecesinin ulviyetini şöyle anlatıyor:</em></p>
<p>&#8220;Şaban ayının onuçüncü gecesi idi. Cebrail Aleyhisselam bana gelerek &#8216;Ya Muhammed&#8217; dedi &#8216;Kalk teheccüd vaktidir, ümmetin hakkında muradının hasıl olması için Allah&#8217;â dua etmenin zamanı geldi.&#8221;</p>
<p>Peygamber Efendimiz kalktı ve o geceyi ibadetle geçirdi. Tanyeri ağarırken Cebrail Aleyhisselam geldi ve dedi ki: &#8220;Ya Muhammed! Hazreti Allah ümmetinin üçte birini sana bağışlmıştı&#8221;</p>
<p>Efendimiz ağladı ve: &#8220;Ya Cebrail! Kalan üçte ikisinin durumu ne oldu&#8221; diye sordu.</p>
<p>O da: &#8220;Bilmiyorum&#8221; diye cevap verdi.</p>
<p>Şabanın ondördüncü gecesi Cebrail yine geldi ve aynı şeyi söyledi: &#8220;Ya Muhammed kalk ve teheccüd namazı ile meşgul ol&#8221;</p>
<p>Peygamber Efendimiz de sabaha kadar ibadetle meşgul oldu. Fecir vaktinde Cebrail Aleyhisselam yine geldi: &#8220;Hazreti Allah ümmetinin üçte ikisini sana bağışlamıştır&#8221; buyurdu.</p>
<p>Fahr-i Kainat(SAV) yine ağlayarak, &#8220;Kalan üçte birinin durumu ne oldu&#8221; diye sordu. Cebrail yine bilmediğini söyledi.</p>
<p>Nihayet Şaban ayının onbeşinci Berat gecesi Cebrail Aleyhisselam gelerek: &#8220;Müjdeler olsun Ya Muhammed! şirk koşanların dışında Allah (CC) bütün ümmetini sana bağışlamıştır. Başını göğe kaldır bak&#8221; buyurdu.</p>
<p>Resül-i Ekrem (SAV) Efendimiz başını kaldırınca gördü ki, semavatın bütün kapıları açılmıştır. Dünya semasından arşa kadar sıralanan bütün melekler secdeye kapanmışlar, ümmeti Muhammed&#8217;in (SAV) günahlarının affedilmesi için dua ediyorlar.</p>
<p>Bir Hadis-i şerif&#8217;te de şöyle buyuruluyor: Şaban&#8217;ı şerif ayının yarısı gecesi olunca, onu ibadetle geçirin, gününde de oruç tutun.</p>
<p>Zira Hakk Celle ve Alâ Hazretleri o gece güneşin batmasından itibaren dünya semasına rahmetiyle tecelli edi, buyurdu ki:</p>
<p>&#8220;Yok mu benden mağfiret dileyen, onu affedeyim! Yok mu rızık isteyen, onu rızıklandırayım! Bir musibete uğrayan yok mu, onu kederden kurtarayım! Yok mu şunu isteyen, yok mu bunu isteyen!&#8221;</p>
<p>Bu ilahi sesleniş sabaha kdar devam eder.&#8221; (TİRMİZİ)</p>
<p><em>Peygamberimizin Berat Gecesi duası</em></p>
<p>Hz. Muhmmed(SAV) bu gece şöyle dua etmiştir: &#8220;Allah&#8217;ım azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten acizim. Sen kendini sanâ ettiğin gibi yücesin&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizi-aglatan-uc-gece.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peygamber Efendimizin Irkı</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-irki-2.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-irki-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2008 12:16:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[Aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>
		<category><![CDATA[efendi]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[medine]]></category>
		<category><![CDATA[muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[resul]]></category>
		<category><![CDATA[RESULULLAH]]></category>
		<category><![CDATA[sultan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=165</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Peygamberimizin ırkı ne idi?
CEVAP
Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Araptır. Arap, güzel demektir. Mesela, lisan-ı Arap, güzel dil demektir. Coğrafyada Arap demek, Arabistan yarımadasında doğup büyüyen ve onların kanından olan kimse demektir. Peygamber efendimizin akrabasını, Arapları sevmek ve saymak ibadettir. Onları her Müslüman sever. Anadolu’ya misafir gelen esmer fellahlar ve zenciler; saygı gösterilsin diye kendilerini, Arap [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sual: Peygamberimizin ırkı ne idi?<br />
CEVAP<br />
Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, Araptır. Arap, güzel demektir. Mesela, lisan-ı Arap, güzel dil demektir. Coğrafyada Arap demek, Arabistan yarımadasında doğup büyüyen ve onların kanından olan kimse demektir. Peygamber efendimizin akrabasını, Arapları sevmek ve saymak ibadettir. Onları her Müslüman sever. Anadolu’ya misafir gelen esmer fellahlar ve zenciler; saygı gösterilsin diye kendilerini, Arap diye tanıttırmış, Anadolu’nun temiz, saf Müslümanları da Araba olan hürmetlerinden dolayı, bunları sevmişlerdir. Çünkü, dinimizde siyah beyaz ayrımı yoktur.</p>
<p>Siyah bir Müslüman beyaz bir kâfirden çok üstün, çok daha kıymetlidir. Siyah olmak, imanın şerefini azaltmaz. Resulullah efendimizin çok sevdiği Hazret-i Üsame ve Bilâl-i Habeşi hazretleri siyah idi. Ebu Leheb ve Ebu Cehil kâfirleri beyaz idi. Allahü teâlâ insanın rengine değil, iman ve takvasına kıymet vermektedir.</p>
<p>Siyahların, esmerlerin kendilerini Arap olarak tanıtmaları, İslam düşmanlarının işlerine yaradı. Bu düşmanlar, siyah insanları, aşağı ve iğrenç olarak tanıttılar, köle olarak kullandılar. Arabı siyah olarak tanıtmaya, böylece Müslümanları Peygamber efendimizden soğutmaya uğraştılar. Siyah resimlere, kara köpeklere, resmin negatif filmine Arap dediler. Arap saçı, Arap sabunu, kara Fatma böceği gibi uydurma isimlerle Arap milletini kötülediler. Aşağıda Peygamber efendimizi öven hadis-i şerifler ayrıca Arap milletinin de üstünlüğünü göstermektedir.</p>
<p>(Allahü teâlâ, beni insanların en iyilerinden vücuda getirdi.) [Tirmizi]</p>
<p>(Her asırdaki insanların en iyilerinden dünyaya getirildim.) [Buhari]</p>
<p>(Allahü teâlâ, İsmail aleyhisselamın soyundan Kureyşi seçti, Kureyşten de, Haşimoğullarını sevdi. Onlardan da, beni süzüp seçti.) [Müslim]</p>
<p>(Ensarı müminden başkası sevmez, münafıktan başkası da buğzetmez.) [Buhari]</p>
<p>Şimdi gerçek Arap çok azalmıştır. Çoğu Asya’ya cihada gitmiş, bir daha dönmemiştir. Arap bu kadar övüldüğü halde, ırkçılık yapanlarının Cehenneme gideceği de bildirildi. Bir hadis-i şerifte, (Arap, ırkçılık yüzünden sorgusuz sualsiz Cehenneme atılır) buyuruldu. (Ebu Ya’la)</p>
<p>Kâfir olan bir Arap, Müslüman Fransızdan üstün olamaz. Böyle bir ırkçılık dinimize aykırıdır. Dinimizde ırkçılık yoktur. Kur&#8217;an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:<br />
(Ey insanlar, sizi, bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizle tanışmanız için milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah indinde en üstününüz, takvada en ileri olanınızdır.) [Hucurat- 13]</p>
<p>Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:<br />
(Rabbiniz bir olduğu gibi, babalarınız, dininiz ve Peygamberiniz de birdir. Arabın Aceme, [Arap olmayana] Acemin Araba üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızının karaya, karanın kırmızıya üstünlüğü yoktur. Hiçbir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.) [İbni Neccar]</p>
<p>(Allahü teâlâ, cahiliyet övünmelerini sizden kaldırdı. Hepiniz Âdem aleyhisselamın evlatlarısınız. Âdem ise topraktan yaratılmıştır.) [Tirmizi]</p>
<p>(Irkçılık yapan, ırkçılık için savaşan ve ırkçılık uğrunda ölen, bizden değildir.) [Ebu Davud]</p>
<p>Arap milletinin üstünlüğü<br />
Sual: Dinimizde ırkçılık yoktur. Ancak, genelde bir millet diğer milletlerden üstün olamaz mı?<br />
CEVAP<br />
Elbette olur. Genelde bazı milletler cömert, bazıları cimri olur, bazıları yiğit bazıları korkak olur. Bazıları çalışkan, bazıları tembel, bazıları kavgacı, bazıları uysal olur. Ama bir millet toptan hep böyle olmaz. Bir babanın bile iki evladı olsa biri iyi, öteki kötü olabilir. Âdem aleyhisselamın oğlunun birisi çok uysal bir mümin idi, öteki ise zalim bir kâfir idi. Resulullah efendimizin amcasının biri mümin, öteki kızıl kâfir idi. Buna rağmen Arap milleti genelde üstün vasıflara haizdir. Bu soylu Arap milletinin Arabistan’da kalmadığı din kitaplarında yazılıdır. Seadet-i Ebediyye kitabında diyor ki:<br />
(Bugün, Arabistan’da, Mekke-i mükerreme ve Medine-i münevverede bulunanlar, asırlar boyunca, Afrika’dan, Asya’dan ve diğer yerlerden gelip yerleşen yabancıların soyundandır. Sultan ikinci Abdülhamid hanın amirallerinden Eyyub Sabri paşa, beş ciltlik Türkçe (Mirat-ül-Haremeyn) kitabında, koca Mekke şehrinde, iki Arap evinin kalmış olduğunu yazmaktadır. Bugün ise hiç yoktur.)</p>
<p>Arap, kelime olarak güzel demektir. Zenciler ve fellahlar Arap değildir. Müslüman olan Araplar hakkında bir çok hadis-i şerif vardır. Bazılarının mealleri şöyledir:</p>
<p>(Allahü teâlâ, insanlar içinden seçtiklerini Arabistan’da yerleştirdi. Bu seçilmişlerden de, beni seçti. O halde, Arabistan’da bana bağlı olan Müslümanları seven, benim için sever. Onlara düşmanlık eden, bana düşmanlık etmiş olur.) [Taberani]</p>
<p>(Şu üç sebepten dolayı Arabı sevin: Ben Arabım. Kur’an Arapçadır ve Cennet ehlinin lisanı da Arapçadır.) [Taberani, Hâkim, İbni Asakir, Abdürrazzak]</p>
<p>(Fakirleri sevin ve onlarla oturup kalkın. Müslüman Arabı da kalbden sevin.) [Hâkim]</p>
<p>(Arabı ve onların bekasını da sevin. Çünkü onların bekası İslam’da nurdur. Son bulmaları ise İslam’da zulmettir.) [Ebuşşeyh]</p>
<p>(Ebu Bekri ve Ömer’i sevmek sünnet, buğz etmek küfürdür. Ensarı sevmek imandandır, buğz etmek küfürdür. Müslüman Arabı sevmek de imandandır, buğz etmek küfürdür.) [İ.Neccâr]</p>
<p>(Arabı sevmek iman alameti, buğz ise münafıklık alametidir.) [Hâkim, Beyheki, Dare Kutni]</p>
<p>(Kureyş’i sevin. Çünkü Allahü teâlâ, onları sevenleri sever.) [Taberani]</p>
<p>(Arab, yeryüzünde Allahü teâlânın nurudur. Onların yok olması zulmettir. Onlar yok olunca, nur gider, zulmet gelir.) [Hâkim]</p>
<p>(Dört kabilesi hariç, Arabın hepsi İbrahim oğlu İsmail evladıdır.) [İ.Asakir]</p>
<p>(İnsanların iyisi Arap, Arabın iyisi Kureyş, Kureyş’in iyisi Beni Haşim’dir. Acemin iyisi Fars, Sudanlının iyisi Nube, malın hayırlısı mehirdir.) [Deylemi]</p>
<p>(Ehli beytimin, Ensarın ve Arabın hakkını tanımayan, ya münafık, veya veledi zina, yahut haram karışmıştır.) [Beyheki, İ.Adiy, El Baverdi]</p>
<p>(Arabın helak olması kıyamet alametidir.) [Tirmizi, Taberani]</p>
<p>(Bana buğz eden dinden ayrılır. Müslüman Araba buğz eden bana buğz etmiş olur.) [Tirmizi, Taberani, İ.Ahmed, Beyheki, Ebu Ya'la, Hâkim]</p>
<p>Sual: Arapların kullandığı yazı, Cennetteki yazı mı?<br />
CEVAP<br />
Evet. Hazret-i Âdem’den beri kullanılan İslam yazısıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/peygamber-efendimizin-irki-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nebi ve Resul Nedir?</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/nebi-ve-resul-nedir.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/nebi-ve-resul-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Oct 2008 07:51:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[Aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[ankebut]]></category>
		<category><![CDATA[fars]]></category>
		<category><![CDATA[firavun]]></category>
		<category><![CDATA[hz muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[ishak]]></category>
		<category><![CDATA[islamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[tevrat]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi]]></category>
		<category><![CDATA[yakub]]></category>
		<category><![CDATA[Yalan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[Sual: Bazıları hocalarını Resul yani Peygamber olarak gösterebilmek için, “Kitap gönderilen peygambere Nebi, Kitap gönderilmeyen peygambere Resul denir” diyorlar. Peygamberlik son bulmadı mı? Bizim Peygamberimiz son Peygamber değil mi?
CEVAP
Müslümanlıkla ilgisi olmayan böyle iddialar, dinimizi içten yıkmak isteyen din düşmanlarının taktik ve hilelerindendir. Bunlar, Yalnız Kur’an diyerek, âyetleri kendi kafalarına göre yorumlayıp, Resulullahın açıklamalarına hiç itibar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sual: Bazıları hocalarını Resul yani Peygamber olarak gösterebilmek için, “Kitap gönderilen peygambere Nebi, Kitap gönderilmeyen peygambere Resul denir” diyorlar. Peygamberlik son bulmadı mı? Bizim Peygamberimiz son Peygamber değil mi?<br />
CEVAP</strong></p>
<p>Müslümanlıkla ilgisi olmayan böyle iddialar, dinimizi içten yıkmak isteyen din düşmanlarının taktik ve hilelerindendir. Bunlar, Yalnız Kur’an diyerek, âyetleri kendi kafalarına göre yorumlayıp, Resulullahın açıklamalarına hiç itibar etmezler. Hadis-i şeriflerin hepsine de uydurma derler.</p>
<p>Kitap gönderilen peygambere Resul denir. Nebi, kendinden önce gelen Resulün dinini tebliğ eden peygamberdir. Yeni din getirmeyip, önceki dine davet eden peygamberlere Nebi denir. Her resul, nebidir; fakat her nebi resul değildir. Peygamber Fars’çadır, resul veya nebi anlamında kullanılır. Kur’an-ı kerimin bir çok yerinde Peygamber efendimize Resul deniyor, bazen Nebi diye de geçiyor. Nebi denmesi Resul olmasına mani değildir. Yani bir resule nebi denmesi onun resul olmadığını göstermez. Genel kurmay başkanına bazen general, subay veya asker denmesine benzer.</p>
<p>Emirleri tebliğ etmekte ve insanları, Allahü teâlânın dinine çağırmakta, Resul ile Nebi arasında bir ayrılık yoktur. Ankebut suresinin, (Ona [İbrahim’e İsmail’den sonra] İshak ve Yakub’u da bağışladık. Nebiliği ve kitapları [Tevrat’ı, İncil’i, Zebur’u, Kur'anı], onun soyundan gelenlere verdik) mealindeki 27. âyetinde, İbrahim aleyhisselamın soyundan gelenlere nebilik verildiği gibi kitap verilen resuller de vardır. (Beydavi, Medarik, Celaleyn)</p>
<p>Kitap sahibi resullerden örnek verelim. Hazret-i Musa resul idi. İşte âyet-i kerime mealleri:<br />
(Musa, «Ey Firavun, elbette ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir resulüm» dedi.) [Araf 104] (Sırf bu âyet bile, onların yalanını çıkarmaya yeter. Hazret-i Musa’ya Tevrat indi, yani kitap gönderildi. Bunun için kendisine resul deniyor. Peygamber efendimize de kitap gönderildiği için bir çok âyette resul deniyor. Resul denilince nebi de içine girdiği için daha çok resul tabiri geçiyor. Kelime-i şehadette de Resul deniyor. Nebilik daha yüksek olsa idi o geçer idi.</p>
<p>(Musa&#8217;yı mucizelerimizle Firavun ve topluluğuna gönderdik. Musa, &#8220;Ben âlemlerin Rabbinin resulüyüm&#8221; dedi.) [Zuhruf 46] (Bu âyette de, Hazret-i Musa’nın resul olduğunu açıkça bildiriyor.)</p>
<p>Hazret-i Musa da, Peygamber efendimiz gibi, hem resul, hem de nebi idi. İşte âyet-i kerime meali:<br />
(Kitapta Musa&#8217;yı da an; elbette o, muhlis bir kul ve resul olan nebi idi.) [Meryem 51]</p>
<p>Hazret-i İsa da, kendisine kitap gönderilen resul idi. İşte âyet-i kerime meali:<br />
(Meryem&#8217;in oğlu Mesih [İsa] ancak bir Resuldür.) [Maide 75]</p>
<p>(“Biz, Allah&#8217;ın Resulü olan Meryem oğlu İsa&#8217;yı öldürdük&#8221; demeleri sebebiyle onları [Yahudileri] lanetledik, rahmetimizden kovduk.) [Nisa 157]</p>
<p>Kitap sahibi resul olan Musa aleyhisselam, kardeşi Harun’un da kendisine vezir yani yardımcı olmasını istedi. İşte âyet-i kerime meali:<br />
(Ya Rabbi, ailemden kardeşim Harun’u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl!) [Taha 29-32]</p>
<p>Allahü teâlâ, onun bu duasını kabul ederek buyuruyor ki:<br />
(Allah, “Ey Musa! İstediğin sana verildi” dedi.) [Taha 36]</p>
<p>(Biz, Musa‘ya Kitab verdik, kardeşi Harun’u da ona vezir [yardımcı] yaptık.) [Furkan 35]</p>
<p>Kitap verilen resul olan Hazret-i Musa’dır. Hazret-i Harun ise onun veziri, yani yardımcısıdır. Yardımcısı daha üstün olur mu hiç? Hazret-i Musa Resul iken, Hazret-i Harun da nebi oldu. İşte âyet-i kerime meali:<br />
(Rahmetimizden, kardeşi Harun’u bir nebi olarak ona bağışladık.) [Meryem 53]</p>
<p>Hazret-i Harun, Musa aleyhisselamın getirdiği dini, yani Museviliği tebliğ eden bir nebi idi.<br />
(Zekeriyya mihrabda namaz kılarken melekler ona, &#8220;Allah sana, Kelimullahı [İsa’yı] doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve salihlerden bir nebi olarak Yahya&#8217;yı müjdeler&#8221; diye seslendiler.) [Al-i İmran 39] (Hazret-i İsa’nın kitap gönderilen bir resul olduğu yukarıdaki âyetlerde bildirildi. Hazret-i Yahya ise, Hazret-i İsa’nın getirdiği dini, yani İseviliği tebliğ eden bir nebi idi.)</p>
<p>Bu örnekler de açıkça kendisine kitap verilen peygamberlere Resul denir. Resullerin getirdiği dini tebliğ edenlere de Nebi denir. Her resul aynı zamanda nebidir. Peygamber efendimizden sonra, nebi gelmeyecektir. Bir âyet meali şöyledir:<br />
(O, Allah’ın resulü ve nebilerin sonuncusudur.) [Ahzab 40]<br />
Nebi gelmeyince, Resul hiç gelmez. Çünkü resullük makamı, nebilikten daha özel ve yüksektir.</p>
<p>Bu âyetlerden sonra, bu konudaki hadis-i şerifleri bildirelim:<br />
(Nübüvvet ve risalet sona erdi. Benden sonra nebi de, resul de yoktur.) [Tirmizi]</p>
<p>(Nebiler benimle son buldu.) [Müslim]</p>
<p>(Resullerin ilki Âdem ve sonuncusu Muhammed’dir.) [Hakim, Taberani]</p>
<p>(Övünmek için söylemiyorum [hakikati bildiriyorum], ben mürsellerin [Nebi ve resul olarak gönderilen peygamberlerin] efendisiyim. Hepsinin sonuncusu ve şefaat edicilerin ilkiyim.) [Darimi]</p>
<p>(Diğer nebilere göre benim durumum şuna benzer. Güzel bir ev yapılır, ama bir kerpici eksiktir. Ziyaretçiler, evi beğenir. Yalnız &#8220;Şu boşluğa da bir kerpiç konsaydı&#8221; derler. İşte ben o kerpicim, nebilerin sonuncusuyum.) [Buhari, Müslim]</p>
<p>(Ya Ali, Musa’nın yanında Harun nasıl idiyse, sen de, benim yanımda öylesin. Ancak, benden sonra nebi gelmeyecektir.) [Buhari, Müslim,Tirmizi, İbni Mace, İmam-ı Ahmed, Taberani]</p>
<p>Peygamber efendimiz, sadece zamanının ve Arabistan’ın değil, kıyamete kadar bütün insanların, bütün dünyanın resulüdür. Bir âyet meali şöyledir:<br />
(Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmez.) [Sebe 8] Bir hadis-i şerif meali: (Ben bütün insanlara gönderildim.) [Müslim]</p>
<p>(Size, âyetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir resul gönderdik.) [Bekara 151] (Bu âyet de kitabın nebiye değil, resule geldiğini göstermektedir.)</p>
<p>Kur&#8217;an-ı kerimde, Resulullahın son nebi olduğu bildirildikten sonra, İslam binasının tamamlandığı şöyle açıklanıyor:<br />
(Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı beğendim.) [Maide 3]</p>
<p>Allahü teâlâ, son nebi ve son resulünü gönderip dinini tamamladığına ve dinde noksan kalmadığına göre artık başka din ve başka peygamber aramak, Kur’an-ı kerimi inkâr olur.</p>
<p>Nisa suresinin, (Kıssalarını sana bildirmediğimiz resuller de gönderdik) mealindeki 64. âyeti, resul sayısının Kur’an-ı kerimde bildirilmediğini göstermektedir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:<br />
(Nebiler 124 bin, resuller ise 313 tür.) [Hakim]<br />
Bu hadis-i şerif de, kitap getiren resullerin nebilere göre daha az olduğunu göstermektedir. Nebilerin çok olması, resullerin dinlerini yaymalarından dolayıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/nebi-ve-resul-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Efendimizi(sav)&#8217;i Ağlatan Üç Gece Hangileridir ?</title>
		<link>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/efendimizisavi-aglatan-uc-gece-hangileridir.html</link>
		<comments>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/efendimizisavi-aglatan-uc-gece-hangileridir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2008 17:10:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hz. Muhammed (S.A.V.)]]></category>
		<category><![CDATA[Aleyhisselam]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Berat]]></category>
		<category><![CDATA[Cebrail]]></category>
		<category><![CDATA[cevap]]></category>
		<category><![CDATA[efendimiz]]></category>
		<category><![CDATA[gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti]]></category>
		<category><![CDATA[hz muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Namaz]]></category>
		<category><![CDATA[Ondördüncü]]></category>
		<category><![CDATA[onuçüncü]]></category>
		<category><![CDATA[RESULULLAH]]></category>
		<category><![CDATA[teheccüd]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.edep.org/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[Kur&#8217;an-ı Kerim Levhilmahfuza bu gece inmiştir. Bu gecede Peygamberimiz (SAV)&#8217;e şefaatin tamamı verilmiştir. Şabanın onuçüncü gecesi istenmiş üçte biri verilmiş. Ondördüncü gecesi istenmiş üçte ikisi verilmiş. Onbeşinci gecesi ise tamamı verilmiştir.
Peygamberimiz Hz Muhammed (SAV) Berat gecesinin ulviyetini şöyle anlatıyor:
&#8220;Şaban ayının onuçüncü gecesi idi. Cebrail Aleyhisselam bana gelerek &#8216;Ya Muhammed&#8217; dedi &#8216;Kalk teheccüd vaktidir, ümmetin hakkında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur&#8217;an-ı Kerim Levhilmahfuza bu gece inmiştir. Bu gecede Peygamberimiz (SAV)&#8217;e şefaatin tamamı verilmiştir. Şabanın onuçüncü gecesi istenmiş üçte biri verilmiş. Ondördüncü gecesi istenmiş üçte ikisi verilmiş. Onbeşinci gecesi ise tamamı verilmiştir.</p>
<p>Peygamberimiz Hz Muhammed (SAV) Berat gecesinin ulviyetini şöyle anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Şaban ayının onuçüncü gecesi idi. Cebrail Aleyhisselam bana gelerek &#8216;Ya Muhammed&#8217; dedi &#8216;Kalk teheccüd vaktidir, ümmetin hakkında muradının hasıl olması için Allah&#8217;â dua etmenin zamanı geldi.&#8221;</p>
<p>Peygamber Efendimiz kalktı ve o geceyi ibadetle geçirdi. Tanyeri ağarırken Cebrail Aleyhisselam geldi ve dedi ki: &#8220;Ya Muhammed! Hazreti Allah ümmetinin üçte birini sana bağışlmıştı&#8221;</p>
<p>Efendimiz ağladı ve: &#8220;Ya Cebrail! Kalan üçte ikisinin durumu ne oldu&#8221; diye sordu.</p>
<p>O da: &#8220;Bilmiyorum&#8221; diye cevap verdi.</p>
<p>Şabanın ondördüncü gecesi Cebrail yine geldi ve aynı şeyi söyledi: &#8220;Ya Muhammed kalk ve teheccüd namazı ile meşgul ol&#8221;</p>
<p>Peygamber Efendimiz de sabaha kadar ibadetle meşgul oldu. Fecir vaktinde Cebrail Aleyhisselam yine geldi: &#8220;Hazreti Allah ümmetinin üçte ikisini sana bağışlamıştır&#8221; buyurdu.</p>
<p>Fahr-i Kainat(SAV) yine ağlayarak, &#8220;Kalan üçte birinin durumu ne oldu&#8221; diye sordu. Cebrail yine bilmediğini söyledi.</p>
<p>Nihayet Şaban ayının onbeşinci Berat gecesi Cebrail Aleyhisselam gelerek: &#8220;Müjdeler olsun Ya Muhammed! şirk koşanların dışında Allah (CC) bütün ümmetini sana bağışlamıştır. Başını göğe kaldır bak&#8221; buyurdu.</p>
<p>Resül-i Ekrem (SAV) Efendimiz başını kaldırınca gördü ki, semavatın bütün kapıları açılmıştır. Dünya semasından arşa kadar sıralanan bütün melekler secdeye kapanmışlar, ümmeti Muhammed&#8217;in (SAV) günahlarının affedilmesi için dua ediyorlar.</p>
<p>Bir Hadis-i şerif&#8217;te de şöyle buyuruluyor: Şaban&#8217;ı şerif ayının yarısı gecesi olunca, onu ibadetle geçirin, gününde de oruç tutun.</p>
<p>Zira Hakk Celle ve Alâ Hazretleri o gece güneşin batmasından itibaren dünya semasına rahmetiyle tecelli edi, buyurdu ki:</p>
<p>&#8220;Yok mu benden mağfiret dileyen, onu affedeyim! Yok mu rızık isteyen, onu rızıklandırayım! Bir musibete uğrayan yok mu, onu kederden kurtarayım! Yok mu şunu isteyen, yok mu bunu isteyen!&#8221;</p>
<p>Bu ilahi sesleniş sabaha kdar devam eder.&#8221; (TİRMİZİ)</p>
<p><strong>Peygamberimizin Berat Gecesi duası</strong></p>
<p>Hz. Muhmmed(SAV) bu gece şöyle dua etmiştir: &#8220;Allah&#8217;ım azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten acizim. Sen kendini sanâ ettiğin gibi yücesin&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.edep.org/hz-muhammed-mustafa/efendimizisavi-aglatan-uc-gece-hangileridir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

